Zekeriya Kurşun
İki aydır dünyanın tartıştığı Kaşıkçı cinayetinde, ABD Senatosunun vardığı son karara rağmen hala bir mesafe alınamadı. Asrın cinayetinde Türkiye’nin daha ilk hafta dünya ile paylaştığı kanaatin ötesine gidilemedi. Ortaya çıkan bütün delillere ve oluşan bunca kanaate rağmen dünya egemenlerinin bu konuda adım atamıyor olmalarını, tarih, büyük bir hayretle yazacaktır. Sonuna geldiğimiz 2018 yılının kesinlikle en önemli olayı (yılın olayı) Kaşıkçı cinayetidir. Aslında bu cinayet 21. yüzyılı da rehin alacak ve bu yüzyıl, tarihte bununla anılacaktır.
DİR’İYYE’DE FORMULA E
Bütün bunlar yaşanırken, Muhammed bin Selman ve BAE veliahdı Muhammed bin Zayed, Suudilerin ortaya çıktıkları tarihi Dir’iyye’de düzenlenen Formula E yarışlarında araba kullanıp ödül dağıttılar. Bilindiği gibi kapalı toplumlarda dikkatler bu tür etkinliklere çekilerek, hem güç gösterisi yapılmakta ve hem de iç muhalefetin sesinin yükselmesi önlenmektedir. Nitekim Muhammed b. Selman da veliaht olduğundan beri iç muhalefete rağmen başlattığı değişim söylemleri ve hareketleriyle; yeni bir Vehhabi destanı yaratmak istemektedir. Dir’iyye Formula E yarışı ve festivali bu destanın tanıtımını amaçlayan gösterilerden biri olarak tasarlandı. Fakat hesap edemedikleri yol kazasının (Kaşıkçı cinayetinin) gölgesinde gerçekleşti.
Dir’iyye, başkent Riyad’ın yaklaşık otuz kilometre dışında Suudi ailesinin 15-16. yüzyılda Katıf’tan gelip yerleştikleri yerdir. “Zırh” anlamına gelen bu ismin geldikleri yerden taşındığına dair spekülatif anlatımlar bulunmaktadır. Sözü edilen zırhın, Hz. Peygamber’in Medine’de rehin verdiği zırhın olabileceğine dair iddialar varsa da bu konuya girmeyelim.
17. yüzyıla ait bir Osmanlı belgesinde, Dir’iyye kale dizdarlığının, Suud ailesinin atalarına verildiği yazılıdır. Aynı yüzyılın kayıtlarında da Osmanlı Habeş Eyaleti’nin bir parçası olarak gösterilmektedir. Ancak bundan daha önemlisi, 18. yüzyılın ortalarında Vehhabiliğin önderi ve kurucusu olan Muhammed bin Abdilvehhab ile Suudilere ismini veren Muhammed bin Suud’un bir araya gelip Vehhabi-Suudi hareketini başlattıkları yer olmasıdır.
İki taraf arasında 1744 yılında burada yapılan anlaşma neticesinde; “asırlardan beri bozulan dini aslına döndürmek, Müslümanlar arasında yaygınlaşan bid’atlar ile savaşmak” için başlatılan hareket, bugünkü Suudi Arabistan’ı doğurmuştur. Buna göre; o tarihlerde Bedeviler arasındaki yaygın dini anlayışı ve şehirli Müslümanların hayatlarına egemen olmuş yaşama tarzlarını bid’at olarak niteleyip savaş açmışlardır. Vehhabiler, şirke sebep olacağı gerekçesiyle; özellikle başta sahabe mezarları olmak üzere bütün kabirlere ve bunları çağrıştırma ihtimaliyle her türlü tarihi mekana karşı antipati geliştirmişlerdir. Türbe ve mezarların ziyaretini, buralarda medfun evliyalardan yardım dilenmesini veya onlara bir anlam yüklenilmesini “şirk” olarak kabul eden Vehhabiler, neredeyse bütün tarihi mekanları bu kategoride değerlendirerek ihmal etmiş veya imha etmiştir.
Nitekim Riyad şehri kurulduktan sonra kendi ata yurtları eski Dir’iyye şehri de ihmal edilmiştir. Doğrusu bu şehri ilk defa Osmanlı Devleti adına altı ay kuşatıp sonra ele geçiren Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa tahrip etmiştir. Onun hedefi dinî değil, siyasidir. Suudilerin bir daha burada toplanmalarını engellemeyi amaçlamıştır. Hülasa şehir, 1818’den sonra kendi kaderine terkedilmiştir. Yüksekçe, korunaklı bir tepenin üstünde kurulmuş olan ve şimdilerde Formula yarışının yapıldığı Dir’iyye, Merkezi Arabistan’ın en önemli tarihi şehirlerinden ve mirasından olmasına rağmen uzun yıllar Suudilerin ilgisini çekmemiştir. Muhammed b. Abdilvehhab’ın cami ve medresesi bile kedi-köpeklere barınak olmuştur.
Suudi Arabistan’ın kurucusu olan Abdulaziz b. Abdurrahman’ın Kuveyt’te sürgünde iken 1902 yılında, geri dönüp Riyad’ı ele geçirmesinin 100. yılı kutlamaları öncesinde, 2000’li yılların başında, Dir’iyye yeniden hatırlandı. Gerçekten tarih seven ve okuyan biri olarak o zamanki veliaht, şimdiki Kral Selman, tarihi ihya etme peşindeydi. Nitekim onun yönlendirmesi ile öncelikle Suud ailesine ait evler restore edilip ışıklandırıldı. İlk tepkiler de Suud yönetiminin meşruiyet kaynağı olan ulemadan geldi. Tarihin ihyası, hele ışıklandırılarak dikkatlerin çekilmesi bid’at idi ve bu da şirke geri dönmek anlamı taşıyordu. Bu yüzden daha ileri gidilemedi. Dir’iyye temizlenip geziye açıldı ve yine kendi haline bırakıldı.
VEHHABİ DESTANI
Muhammed bin Selman Kabe İmamı Südeys tarafından müceddid ve muhaddes (bu kavramları başka bir yazıda ele alalım) olarak ilan edildiğine göre; eski Vehhabilerin yasakladığı eğlenceler de geri getirilebilirdi. Öyle de oldu. Sinemalara izin verildi, uluslararası müzik gurupları ağırlandı ve nihayet tarihi şehir yeniden hatırlandı ve “Formuala E” yarışı da Dir’iyye’de yapıldı. Suudileri bölen ama ses çıkarmalarına imkan vermeyen bu gelişmeler, bakalım yeni bir Vehhabi destanı yazmaya yetecek mi?
Aşık Esrari’ye ait “Hazır ol vaktine dayan Vehhabi/Hicazi görmeye arzumanım var” diye başlayan Vehhabi Destanı halk edebiyatımızda meşhurdur. Yeri gelmişken burada Divan-ı Kenzi Kıbrısî’den nakledilen ve dostum merhum Harid Fedai’nin yayımladığı başka bir Vehhabi destanından kısa bir alıntı yaparak yazıyı bitirelim:
Vehhabinin vasfın idem yârâna
Akıl ermez bu hikmet-i Mevlaya
Bunca dem velvele saldı cihana
Hep yazılmış kim gelecek dünyaya
Takdirde yazılmış ne olacağı
Yedi sene Mekke kapanacağı
Vehhabi’nin böyle şân bulacağı
Mehmet Ali ile ceng ü cidaya
.......
Vehhabinin yurdu asıl Dir’iyye
İbrahim Paşa tutup çekti beriye
Mısır iskelesi İskenderiye
Bendler ile getirdiler oraya
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018