Zekeriya Kurşun
İngiliz, Fransız ve Ruslardan oluşan Birleşik Donanma, 18 Mart sabahı Çanakkale Boğazı önünde görülmemiş bir yığınak yaptı. Amaçları bir kaç saatte boğazı geçip şarkın zenginliklerine ulaşmak, beş çayını Çırağan Sarayı önlerinde yudumlamaktı. Büyük şairimiz Mehmet Akif o günü şöyle anlatıyordu:
Tepeden bir yol bulup geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya
Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı
Nerde- gösterdiği vahşetle- “bu bir Avrupalı”
18 Mart, sabah, saat 10.05: Dünyanın en büyük donanması ateş kusan toplarıyla boğazın iki yakasındaki Osmanlı tabyalarını bombalamaya başladı.
10.30’da Birleşik Donanma’nın dört büyük gemisi, Soğanlıdere ve Kilidbahir tabyalarına kilitlendi.
11.00’de Inflexibil adlı gemi, Çimenlik mevkiindeki tabyayı bütün gücü ve şiddetiyle dövmeye başladı. Adeta kıyamet kopuyor, güllelerin tesirinden tepeler çukurlaşıyordu.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Aynı saatlerde Quin Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson, Kilitbahir tabyalarını susturmak için daha büyük çabalar sarf ediyordu. Özellikle Baykuştepe ve Dardanos bataryaları bu gemilerin kıyamet atışlarıyla büyük zayiat vermişlerdi. Sınırlı mühimmat ve askerlerine rağmen, büyük bir iman ve azimle boğazı savunmaya devam ediyorlardı.
Birleşik Donanma, saatler ilerledikçe, şairin, “tesisi-i ilahî o metin istihkam” dediği bir savunma ile karşı karşıya olduğunu anlamaya başladı. Fransızların Goulies zırhlısı erken bir saatte devre dışı kaldı. Mağrurların sarsılmaz zannettikleri Inflexibil’in pruva çanaklığı tahrip oldu. Diğer dört zırhlı, Osmanlı topçusunun isabetli atışlarından yara aldı. Ama inatları tatmin olmamıştı, boğazı vahşice zorlamaya devam ediyorlardı.
Saat 13.45: Birleşik Donanma yeni bir taktiğe başvuracaktı. Zarar görmüş ve yorgun düşmüş gemiler, arkadaki yedekleriyle yer değiştirecek ve planlandığı gibi kısa sürede boğazı geçmek için son hamlelerini yapacaklardı.
13.55’de kıyamet koptu. Osmanlı kara topçusu üzerinde yoğunlaşmış Birleşik Donanma dretnotları manevra yaparken, 10 gün önce Yüzbaşı İsmail Hakkı’nın Nusret gemisinden döktüğü mayınlara çarptı. Bir süre kimse ne olduğunu anlayamadı. Denizi kaplayan duman ve ardından köpüren dalgalar Fransız zırhlısı Bouvet’yi 600 kişilik mürettebatıyla iki dakikada boğazın derin sularına gömdü. Artık kimin hangi tarafa ateş ettiği belli değildi.
Osmanlı askerleri aynı inanç, aynı kararlılıkla denizden yükselen cehennem ateşini söndürmeye çalışıyordu.
Nihayet, 15.35’te Irresistible; 15.37’de Ocean büyük hasarlar alıp birkaç saat içinde battılar.
Birleşik Donanma’nın mağrur amirali de Robeck artık bir karar vermek zorundaydı. Mümkün olduğunca hızlı bir şekilde boğazdan uzaklaşmalıydı. Kahraman olma hayalleri alt üst olmuştu. İstanbul için yaptıkları hazırlıklar unutulmuş, kaçış planları devreye girmişti. Toparlanmaları bir kaç saat sürdü ve Birleşik Donanma’nın kalan kısmı 18.30 civarında boğazı terk etmeye başladı.
104 yıl önce yaşanan ve medeniyet kırığı Batı’nın hiç unutmadığı savunmanın özeti budur.
Bu büyük hadiseye ve hatırasına sadece bir savaş ya da tarihimizdeki şanlı sahifelerden biri olarak bakamayız. Bu savaş, o günkü teknolojinin ulaştığı bütün imkanları birleştirip bir milleti tarihten silme hevesidir. Bu savaş, gelişen teknolojiye paralel ortaya çıkan vahşetin, masum kitlelere saldırısıdır. Bu savaş, insanlığın ve vicdanın sesini dar bir boğaza gömme girişimidir.
Bu savaş, Türk milletini yok etme, ortadan kaldırma savaşıdır. Bu savaş, İslam’ı ve İslam topluluklarını esir almak isteyen haçlı zihniyetinin son büyük savaşıdır.
104 yıl önce alınan bu zafer, yeniden dirilişin müjdesidir.
Bu zafer, masumiyetin zaferidir. Bu zafer, mağrur ve kaba gücün karşısında inancın zaferidir. Bu zafer, boğulmak istenen insanlığın sesidir. Bu zafer, ülkesini namusunu, dinini ve değerlerini korumak isteyenlerin zaferi olduğu kadar; insanlık için barışı arzu edenlerindir. Bu zafer, Esad Paşa, Cevad Paşa, Mustafa Kemal Paşa’nın ve adı bilinmeyen yüzbinlerce asker, kadın-erkek, anne-baba ve çocukların zaferidir. Bu zafer, Türk’ün, Kürd’ün, Arab’ın, Çerkez’in, Müslüman’ın, Ermeni’nin, Rum’un zaferidir.
Her şeyi mubah gören Ehl-i Salib’in kurguladığı bu son haçlı seferi hala hafızalarından silinmemiştir. Museviliğin, İseviliğin ve İslamiyet’in reddettiği bu vahşet, genetiği bozulmuş bir miras olarak medeniyet maskesine bürünen Batı’da, nesilden nesile intikal etmiştir. Ünlü İngiliz tarihçisi Arnold Toynbee, sıradan bir İngiliz kadını olan annesinden naklettiği; “Türkiye, Anadolu, çok güzel bir ülke ama Türkler oraya layık değil” ifadeleriyle; Yeni Zelanda’da savunmasız 50 Müslüman’ı ibadet esnasında şehit eden terörist, nefret üreten aynı genetik mirastan beslenmişlerdir.
Her fırsatta Şark’a ayar vermeye çalışan Batı medeniyeti, ihtiras ve intikam duygusuyla, vicdanlarını zehirleyen kör taassuptan sıyrılmadıkça, dünya barış görmeyecektir. Bu yüzden masumiyeti temsil eden 18 Mart, bizim için bir umut onlar için de mümkün olmayanı hatırlatan bir panzehirdir.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018