Zekeriya Kurşun
Arap Baharı adı verilen ve Batı’dan Doğu’ya Arap dünyasına zemheriyi yaşatıp bir daha bahar yüzü göstermeyen hadiseleri hep birlikte seyrediyoruz. İç savaşlar, göçler, ölümler, açlık ve hastalıklar ile boğuşan Arap Baharı coğrafyasında, daha ziyade Suriye gündemde iken, diğer ülkelerde yaşananlar göz ardı ediliyor. Yemen’de yirmi milyon insanın yok olmakla karşı karşıya olması bile dünyayı harekete geçiremiyor.
Aynı süreçte parçalanan Libya’nın akıbeti ise meçhuldür. Görünüşte üçe bölünmüş ama esasında onlarca başıbozuk yapının hüküm sürdüğü ülkede şimdilik BM’nin tanıdığı Trablusgarp merkezli yönetim Libya’yı –en azından bir kısmını- idare eder görünmektedir.
Devrimin başlamasından itibaren Türkiye, Libya’da aktif olmaya çalışmış, insani yardımlar konusunda oldukça önemli roller üstlenmiş ancak daha sonra sahada tutunamamıştır. Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın son Libya seyahati bu anlamda yeni bir başlangıç olarak değerlendirilmelidir.
Bu konuyu şimdilik burada bırakıp 22 Kasım 1920 akşamına dönelim:
ŞEYH SENÛSÎ ŞEREFİNE MECLİS’TE ZİYAFET
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir hareketlilik vardır. Mustafa Kemal, Libyalı Şeyh Ahmed Şerif es Senûsî (Türkiye’de Sünûsî olarak bilinir) şerefine bir yemek verecektir. İlk defa böyle bir davetin verildiği Meclis’te misafirler, ev sahibinin yapacağı konuşmayı merakla beklemektedir:
Mustafa Kemal “Muhterem Efendiler” diyerek başladığı uzun konuşmasında adeta bir Afrika ve Senûsîlik dersi verir.
Cumhurbaşkanlığı Arşivinde mahfuz bu konuşma bir bakıma Türkiye’nin oluşum yıllarında İslâm Âlemi’ne ve Afrika’ya nasıl bakıldığını ortaya koyan önemli bir belge, hatta bir vasiyettir.
Mustafa Kemal konuşmasına, İtalyan’ın 1911’de “vatanımızın pek kıymetdâr olan bir parçasına, Afrika’mıza bir haydut gibi tecavüz ve taarruz” ile Libya’yı işgal etmesini hatırlatarak başlar. Sonra sözlerine şöyle devam eder:
“Ben o zaman tesadüfen İstanbul’da idim. Oradaki birkaç günlük tahkikatımdan sonra anlamıştım ki; orayı, Afrika’yı müdafaaya memur olan kuvvetlerimiz pek az idi. Ve yine pek iyi anlamıştım ki; devletin birçok yerdeki gaileleri, Afrika’yı kurtarmak için pek çok kuvvet sevkine mani idi. Bu acı hakikatleri anlamakla beraber, vatanı müdafaada benim de kalbim diğer birçok arkadaşım gibi elemle, ye’sle çırpınıyordu. Bu hislerin tesiri altında ve başka bir yol da olmadığından, adımı ve kıyafetimi değiştirerek İstanbul’dan çıktım.”
Mustafa Kemal konuşmasında ‘vatan’ dediği Libya’ya, Mısır üzerinden yaptığı gizli yolculuğu anlatırken şu ifadeleri kullanmaktan geri durmaz:
“Güzergâhımda Mısır’da olan ve her zaman bizi imhaya çalışan, Âlem-i İslâm’ı esir etmek isteyen İngilizlerin tahakkümlerine, zulümlerine tesadüf ettim.”
MUSTAFA KEMAL SENÛSÎLERİ ANLATIYOR
Mustafa Kemal büyük bir heyecanla dinlenen konuşmasını şöyle sürdürüyor:
“Yol bulduk ve zorluklar içinde seyahate devam ettik. Bu zorlu seyahatin üzerinde bir gün, bir takım necip insanların etrafımızı sarmış olduğunu gördük. Bu insanlar bütün hamiyetiyle bizi karşılayan Senûsîler idi. Evet biz, geniş sahalarda, sonsuz vahalarda, samimi, ciddî, vatanperver bir kitle-i İslâmiye içine dâhil olmuş idik. Onlar Senûsîlerdi.”
Senûsîler ve Senûsîlik hakkında dinleyicilerin bilgisi olduğunu düşünen Mustafa Kemal, “fakat tarihi bir başlangıcı ve vak’ayı hatırlatmak isterim” diyerek konuşmasına devam eder: Fransızların 1830 yılında, “Memalik-i İslâmiyemizden” Cezayir’i işgali akabinde Seyyid Muhammed bin Ali es Senûsî’nin ortaya çıkarak işgale karşı Afrika’yı baştanbaşa dolaşıp yaptıklarını anlatır. Osmanlı Cezayir’inin işgali ile ortaya çıkan Senûsîliği; “bu teşkilât, diğer tarikatlar gibi sadece bir tarikat değildir. Bu tarikat beşeriyeti, Müslümanları tarik-i saadete yürütmeğe matuf esaslı bir teşkilattır” ifadeleriyle tanımlar.
Mustafa Kemal, “Afrika’mız” dediği kıtanın emperyalist devletler tarafından paylaşılmasını hatırlatırken, aynı zamanda son bir asır içinde Senûsîliğin geçirdiği aşamalardan ve ilk önderlerinden söz eder. Kısa bir tarihçe çizip sözü misafiri Ahmed Şerif es-Senûsî’ye getirir:
“Binaenaleyh bu gece huzuruyla müşerref olduğumuz zat, İslâm Âlemi’nde büyük bir esasa istinat eden mukaddes bir teşkilâtın hâmi ve müessisleri olan Senûsîliğin başında bulunan bir ulu zattır. Senûsîler... Bilhassa Afrika’da kendi teşkilâtları dairesinde bulunanlar için değil, bütün Afrika İslâmları için hakikaten şâyân-ı takdir ve takdis bir müessese-i İslâmiye vücuda getirdiler. Ben ve arkadaşlarım, kendi gözlerimizle gördüklerimiz gibi, Senûsîler Afrika’da insaniyet, medeniyet ve hayata düzen verme hususunda öncü olmuşlardır. Bu itibarla bütün Afrika Müslümanlarının kalplerinde ve vicdanlarında, gönüllerinde büyük ve saygın bir yerleri vardır.”
MECLİS’E ÖNERİM
Burada Mustafa Kemal’in konuşmasının sadece bir bölümünü verdim. Geri kalan kısmında, “düşmanlarımızın hayat-ı mevcudiyetimize son darbeyi vurdukları” ifadeleriyle; 16 Mart’ta (1920) İstanbul’daki Meclis’in kapatılmasını hatırlatan Mustafa Kemal, Ahmed Şerif’in Ankara’ya verdiği desteği büyük bir sitayişle anlatır. Ayrıca Ahmed Şerif’in bundan sonra İslâm Âlemi’ne sunabileceği katkılarından da söz ederek, kendisi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi adına teşekkürlerini bildirir.
Bugün 22 Kasım ve bu konuşmanın 98. yıldönümü. Konuşma Türkiye’ye Afrika’yı ve özellikle Libya’yı vasiyet etmektedir. Bugün Libya, Osmanlı asırlarında var olamayan bazı nevzuhur devletlerin at koşturduğu bir sahaya dönmüştür. Türkiye bölgede daha çok rol üstlenmeli ve barışın temin edilmesine doğrudan katkı vermelidir. Temennimiz bu konuşmanın yüzüncü yılında Libya’da hayat, siyaset ve iktisat normale döner ve Libya, Türkiye’nin Afrika’daki en önemli müttefiki olur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne öneriyorum: 22 Kasım’ı “Türkiye-Libya Dostluk Günü” ilân etmeli ve yüzüncü yılı için büyük hazırlıklar yapmalıdır.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018