Abdurrahman Dilipak
“Biz İstanbul’u bugün kaybetmedik be Reis!” diye başlayan bir özeleştiri metni dolaşıyor sosyal mediada. Yazan adını da yazmış aslında. Ben küçük dokunuşlarla aynen yayınlıyorum. Aslında “Reis”e yazılsa da, Abdurrahim Karakoç’un “Ha Hasan’a, ha sana!” misali, AK Parti’deki bakanlara, milletvekillerine, il, ilçe başkanlarına, belediye başkanlarına, bunların bürokratlarına yönelik bir eleştiri. Hatta hepimize! O zaman “Dinle ey nefsim!”
“-‘Yola çıktıklarımız’ı, ‘yolda bulduklarımız’a değiştirdiğimiz gün kaybettik. Partideki ‘ortak aklı’ bitirip, ‘toplam kalite’yi düşürüp, ‘istişare kanalları’nı kapattığımız gün kaybettik. ‘Dürüst-Liyakatliler’in yerine , ‘Çapsız-Sadakatliler’i(!) koyduğumuz gün kaybettik. Saraya bir sürü dalkavuk, şaklaban, yalaka doldurduk da, ‘mağrur olma padişahım senden büyük Allah var’ diyebilecek bir Behlül(!)leri yanımızdan uzaklaştırdığımız gün kaybettik. Henüz toplum birtakım isimlerin bir yerlere atanmasını hazmedememişken, üst makamlara ehliyet ve liyakatı bir tarafa bırakıp, eş-dosta ve onların yakınlarını atadığımız gün kaybettik. Herkes de ‘metal yorgunluğu’ olurdu da, suçu günah keçilerine yıkıp, üst makamlardaki asıl sorumlularına dokunmayı unuttuğumuz gün kaybettik. Bizden önce bize yapılanları, misliyle bizden olmayanlara yapmaya başladığımız gün kaybettik. ‘Has bahçemiz yurdumuzdur, Aynı bağın gülüyüz biz’ türküleri söylemişken; bizim gibi düşünmeyen her Kürd’ü PKK’lı, her solcuyu Alman ajanı, her muhafazakarı FETÖ’cü ilan ettiğimiz gün kaybettik. İtiraz eden herkese bir kulp takıp dışladığımız, üzerine yürüdüğümüz için kaybettik!.
-‘Davanın lideri’yken, ‘liderin davası’nı gütmeye mahkûm edildiğimiz gün kaybettik. ‘Devletin bekası’nı, ‘iktidar bekamız’la eş tuttuğumuz gün kaybettik. Vesayetlerini sürdürmek için ‘Laiklik elden gidiyor’ derlerdi, onun yerine ‘beka elden gidiyor’ söylemini uydurduğumuz gün kaybettik. ‘Hayrunnas, men yenfeuannas’ anlayışı ile ‘Halka hizmeti Hakka Hizmet vesilesi’ bilen siyaseti bırakıp, ‘milletin aklıyla ve ferasetiyle alay eden algı siyasetini’ seçtiğimiz gün kaybettik!.
-(Sözde)’Hoca Efendinin bir bildiği vardır’ derlerdi, aklımıza yatmadığında bile ‘Reisin bir bildiği vardır’ dediğimiz gün kaybettik. Vatandaş bize ‘gönlünü’ vermişken, ‘akıllarını kiralamaya kalktığımız gün’ kaybettik. Hepimiz birer mücahiddik, etrafımızı müteahhidler çevirmeye başladığı gün kaybettik. 3Y: Yolsuzlukla, Yoksullukla ve Yasaklarla mücadele için gelmişken, Yandaşlıkla, Yalakalıkla ve Yalanla hemhal olduğumuz gün kaybettik. Şimdi ben bunları yazdım diye ; olmadık iftiralarla haysiyetim ve onurum zedelenmeye çalışılacak; O’cu Bu’cu Şu’cu diye arkamdan konuşulacak. Belki işimle, eşimle, aşımla tehdit edileceğim ya hani; hah işte biz ondan kaybettik be Reis! İstanbul ve diğer belediyeler elbet bir gün geri alınır da, yukarıdakiler oluyor diye, sen ‘yüz binlerce samimi dava neferini’, biz ‘hayallerimizi’ kaybettik be Reis!.”
Bakıyorum, herkes sonucu konuşuyor. Asıl cevabını arayan soru, ‘Biz bu noktaya nasıl geldik’. Bugün bizi üzen gerçek önümüze konulan fatura. Nasıl bu gidişi görmedik. Görmedik! Gerçeği görmemizi, gerçekle yüzleşmemizi engelleyen şeyler nelerdi? Bu duygusal mesaj, hakaret, tehdit içermiyor. ‘yaptınız’ demiyor, ‘yaptığımız gün kaybettik’ diyor. Şimdi herkesin oturup bu gerçekler üzerinde düşünmesi gerekir. Şu açık: “eski hal muhal! Ya yeni hal ya izmihlal” Eylem de değişecek söylem de! Kadrolar da!
Bu süreçte ‘destiyi kıran da, suyu getiren de’. Bunların aynı kefeye konmaması gerek. Yukarıdaki sözlerin özeti ya da bir benzeri şu Eba Müslim Horasani’nin sözleri değil mi “Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince de, yıkılmaları mukadder oldu.” Bu akıbetten kurtulmak için, dostların çoğaltılması, düşmanların azaltılması gerekiyordu. Ama dost diye aramıza katılanlar fasık, mülhid, müfsid, iyi yüzlü, muhteris birtakım kişiler, iyileri kovdu, onlar köşe başlarını tuttular ve itibar gördüler. Ben dedim ki: bu adamları billboardlara çıkarıyorsunuz, yanınızda taşıyorsunuz da, biliyor musunuz ki, bu insanlar yüzünden samimi birtakım insanlar partiden uzaklaşıyorlar ve onlar seçimde ne kadar çok çalışırlar ve ortalıkta gözükürlerse, siz o kadar az oy alacaksınız!
‘Ağaç kurtları’nı hesaba katmadık. Hep dışımızla ilgilendik, içimize bakmadık. Şeytanın nefsine taht kurup oturduğu kişiler üzerinden Şeytan yaptı yapacağını! Şimdi asıl görev içimizdeki insin Şeytanlarından yakamızı kurtarmak olmalı. Allah’ın yardımı bize ulaşmadan işimiz zor.
Hani hep diyorum ya, her topluluk layık olduğu gibi idare olunur. İşte toplumun hali pür melali: ‘Türkiye’de toplumun dine ve dini değerlere bakışı araştırması MAK 2017’: % 14 Allah’a inanmıyor. % 25 Meleklere inanmıyor. % 24 Kur’an-ı Kerim’in vahiyle geldiğine yani Kur’an’a inanmıyor. % 74 Evindeki Kur’an-ı Kerim’i okumuyor. % 37 Peygambere, Hz. Muhammed (S.A.V.)’e inanmıyor. % 45 Kadere (Hayır ve Şerrin Allah’tan geldiğine) inanmıyor. % 27 Öldükten sonra dirileceğinize ve hesaba çekileceğine inanmıyor. % 68 Kur’an-ı Kerim’i Arapça hattından okuyamıyor. % 75 Hiçbir Kur’an Kursu’na eğitim almak amacıyla gitmemiş. % 83 Kur’an-ı Kerim’in Türkçe mealini hiç okumamış. % 77 Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (SAV) hayatını hiç okumamış. % 43 Hiç camiye gitmemiş. % 55 Ramazan ayında oruç tutmuyor. % 70 İslam dini ile ilgili bilgileri öğrenmek için okumuyor. % 78 Namaz kılmıyor. % 20 Dua etmiyor. % 59Selamlaşırken ‘selamün aleyküm’ demiyor. % 46 Halifelik istemiyor. % 10Günah işlediğinde pişman olmuyor. % 35 Gusül abdesti almıyor veya bilmiyor.’ Yahu, İmam-Hatiplilerde namaz kılan öğrenci sayısı ortalama %25. İlahiyatlarda %50! Bu kafa ile nereye gidebiliriz! ‘Ne sağcı, ne solcu futbolcu’ bir nesil geliyor.
Gençliği filan da eleştirmeyi bırakalım. Bu nesil kimin eseri! Daha doğrusu, hep birlikte sorumluyuz. Sanki gençler de anne-babasına ‘üf’ bile demeyen bir nesildi, ya da aileleri onları bu ahlakla yetiştirdi. Tencere yuvarlandı, kapağını buldu. Anneler çocuklarının karnını doyurmaya gösterdiği özeni çocuğunun kafasını doyurmaya gösteriyor mu idi. Çocuğunun elbisesinin temizliğine gösterdiği özeni çocuğunun kalbinin temizliğine gösteriyor mu idi sanki. Rüzgar ektik, fırtına biçiyoruz!
Seçim öncesi, AK Parti ilçeden bir grub İstanbul’da bir Anadolu İmam Hatip Lisesini ziyaret eder. İmam Hatip son sınıftaki kız öğrencilerle sohbet ederler. “Oyunuz Binali beye herhalde” deyince aldıkları cevap şu olur: “Biz imam hatipliyiz diye AK Parti’ye oy vermeye mecbur muyuz, Ekrem beyin duruşu bize çok yakın geliyor.” Bizimkiler bunu beklemiyorlardı. Bizim tarlamızı başkaları sürmüştü, köprünün altından çok sular akmıştı. Güzel binalar yaptık ama, dışı birileri kıskandırırken, içi bizi yakıyordu! Bizim İmam-Hatip dernekleri, Vakıfları ‘Deist İlahiyatçı, Meslekçi’(!) beklemiyorlardı. Sahi, ‘biz eskiden eskiden’ ‘İrşad faaliyeti’ diye bir faaliyetimiz vardı değil mi. ‘Tebliğ’e çıkardık. Şimdi ‘Deistlik’ten şikayet ediyoruz. Neyse! Halimiz bu! Şimdi ah-vah’ı bırakıp, takkemizi önümüze koyup düşünmemiz gerek. Tarikat, parti, vakıf, dernek, vakıf, evet şimdi övünme ve dövünme zamanı değil. Çözüm üretmeliyiz, Ne yapacaksak hemen şimdi! Zira yarın çok geç olabilir. Şimdi itiraf zamanıdır: İnni küntü minezzalimin! Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024