Ahmet TAKAN
Sözü, işin uzmanına bırakacağım. İktidar, Suriye macerasında bu ülkenin parçalanmış olmasından ve sonuçlarından ders almamış gözüküyor. Suriye’nin yerini Libya aldı!.. Ayasofya ile birlikte Libya için “fetih” marşları çalınıyor. Aslında atılan adımların iktidar açısından odağı ve hedefi farklı… İktidar, iç ve dış politikasında merkeze dini koymuş durumda. Milliyetçi soslarla ama dini referanslar üzerinden Türk Milleti’ni konsolide etmeye ve kendi fikirlerini devletin temel felsefesi haline getirmeye çalışıyor. Hal böyle olunca da Libya’da mevcut resim, Türkiye destekli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin bir askeri operasyonunun makul ve uygun olmadığını gösterse de iktidarın din referanslı fetih anlayışı nedeniyle UMH’nin bir askeri harekat başlatması sürpriz olmaz. ABD’nin İhvan anlayışındaki UMH’nin tüm Libya’ya egemen olmasına izin vermeyeceği bilinmesine rağmen özellikle Rus varlığına karşı olacak Rus etkisini azaltacak Türkiye’nin bu tür hamlesini el altından desteklemesi de büyük olasılık. Bu da iktidara cesaret veriyor olabilir. Yani Libya’da Türkiye’ye gösterilen yollar tuzak dolu. Ama, din merkezli siyaset bunların görülmesini engelliyor.
Libya’da sürecin geldiği nokta durumun iyice kritik bir hal aldığını gösteriyor. Stratejist, emekli Deniz Kurmay Albay Cahit Armağan Dilek, “Güney sınırlarımızdaki iki komşu ülkenin bölünmesinin Türkiye’nin güvenliği için ne kadar tehlikeli olduğunun farkında mıyız? Buna bir de son bir yıldır siyasi-askeri yönden angaje olduğumuz Libya’nın bölünmesi eklenirse maliyeti-bedeli varın siz hesap edin” diyor. Gerçekten de Libya bıçak sırtı bir durumda. Cahit Armağan Dilek, son sıcak gelişmeleri şöyle analiz ediyor;
– Ya hemen ateşkes olur ya da son yılların en şiddetli çatışmaları olur, Suriye’yi Yemen’i aratır.
– Mısır’ın son hamlesiyle artık top Türkiye tarafında. Şimdi herkes Türkiye destekli UMH’nin Sirte operasyonunu başlatmasını bekliyor. Yani ilk kurşunu atan ateşkesi reddeden taraf olmasını bekliyor. Eğer bu olursa hem Türkiye ve UMH uluslararası alanda savaşı tercih eden taraf olarak suçlanacak hem de Mısır’ın müdahalesi, Cufra’daki Rus uçaklarının devreye girmesi kaçınılmaz olacak.
– Mısır böyle bir müdahaleyi yapabilir mi?
Arap medyasında yer alan son haberler, Mısır ordusunun Libya-Mısır sınırında Libya’lı aşiretlerden ordu oluşturmaya, onları silahlandırmaya, bunları askeri ve güvenlik taburları şeklinde yeniden bir araya getirmeye başladığına işaret ediyor. Sisi bunu yapacağını açıklamıştı. Yani Mısır çoktan işe girişmiş gözüküyor.
– Sisi’ye Libya’ya müdahale yetkisi verildiği gün Trump’la görüşmesi, sonrasında yapılan açıklamada acil ateşkes istenmesi adeta ateşkes olmazsa Mısır’ın müdahalesi meşru görülecek manası veriyor.
– Rusya’nın tutumu ise daha net. Rus Devlet Duması Savunma Komitesi’nin Başkan Yardımcısı Krasov, Mısır tarafından Libya’ya askeri birlik gönderilmesinin, Libya’daki güçlerin dengesini sağlayacağını ve tarafları müzakere masasına oturmaya zorlayacağını söyledi. Bu Rusya’nın Mısır’a müdahalesine yeşil ışık değil mi?
– ABD ve Rusya’dan Libya’daki soruna çözüm için gerekli yol haritası açıklamalarında ilgili BM kararı, Berlin süreci ve Sisi’nin Kahire inisiyatifine atıf yapılması her iki süper gücün Mısır’a açık desteğinin göstergesidir. Kahire bildirgesinde Hafter’e tanıma ve güç atfeden hükümler olduğuna dikkat çekelim. Fransa, BAE, S.Arabistan’ın açık desteği de ortada.
– Ayrıca tarafların ikili veya çok taraflı görüşmelerinde öne çıkan konular acil ateşkes ve yabancı güçlerin ülkeyi terk etmesi, dış askeri desteklerin kesilmesi. Burada ismi verilmese de ülkeyi terk etmesi istenen yabancı güçten kasıt Türkiye. Yani her halükarda Türkiye yalnızlaştıran bir sürecin içinde.
– ABD tarafsızmış görüntüsüyle Türkiye’yi adeta Rusya’nın karşısına itiyor. Açıklamalarında Libya’daki Rus varlığına dikkat çekip bunun Batı yani Avrupa ve NATO’ya tehdit oluşturduğunu söylüyor. Türkiye’nin Libya’daki hamlelerine sessiz kalıyor ama açıklamalarında yabancı güçlerin Libya’yı terk etmesini istiyor. Ne şiş yansın ne kebap. Türkiye’yi kendi çıkarları doğrultusunda yönlendiriyor görüntüsü veriyor.
– Peki ya Rusya? Rusya, Libya’da askeri gücünün olmadığını askeri sevkiyat yapmadığını söyleyerek Wagner grubuna ve Cufra’ya konuşlanan uçaklara sahip çıkmıyor. Ama Cufra’ya gelen uçakların Suriye’den getirildiği, o uçakların yerine Suriye Hava Kuvvetleri’nin yeni savaş uçaklarıyla donatıldığı biliniyor. Böylece Rusya, Şam ile Hafter arasında irtibat sağladığı gibi örtülü bir şekilde Libya’daki kontrolünü de genişletiyor. 2015’te Suriye’ye müdahale ederek Akdeniz’de adeta kıyıbaşını ele geçiren Rusya diğer ayağını da Libya’ya koyarak Akdeniz’e iyice yerleşmek istiyor. Suriye’dekine benzer askeri konuşlanma muhtemel bir sonraki hedefi.
– Rusya ayrıca Türkiye’yi Libya’da Rus politikalarına yakın tavır almaya zorlamak için Suriye’deki durumu maniple ediyor. Türkiye’nin Libya’daki hamlelerine Suriye’de karşılık veriyor.
– Ermenistan-Azerbaycan arasındaki son çatışmaların da hem Rus hem de ABD tarafından körüklenip Türkiye’ye karşı diğer çatışma alanlarındaki tutumunu değiştirtmeye yönelik bir baskı aracı olarak kullanılacağını da söyleyelim.
– Görüldüğü üzere Türkiye, Libya’da Katar’ın ekonomik desteği haricinde yalnız. Türkiye için askeri harekat bağlamında deniz aşırı bir yer. Her birinin çıkar ve hedefleri farklı olsa da karşısında bu onlarca benzemezden oluşan geniş bir ittifak var. Buna karşı askeri hamlelerle sonuca varmak zor gözüküyor. Ödenecek bedel büyük olabilir. Kuşkusuz hiçbir şey imkansız değil. Ama Libya’da askeri olarak bir hamle yaparken bunun Türkiye için ne kadar hayati olduğu iyi hesaplanmalı.
– Sirte-Cufra hattında ilan edilen kırmızı çizgi üzerinden ateşkes de olsa bu çizgiyi değiştiremeyeceği aşikar olmasına rağmen savaş da olsa adeta Libya’nın bölüneceğinin ilanı gibi oldu. Aynı Suriye’deki Fırat gibi.
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021