Ali Türer
Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifinin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirgesi demokrasi mücadelesine soluk getirdi. Bildirge ile gelen bu soluğa ihtiyacımız vardı.
Doğuda güney doğuda baskıya, sindirmeye, saldırıya maruz kalan insanlar sahipsiz olmadıklarını, bu ülkenin bir vicdanı olduğunu bu bildirge ile gördüler. Keşke bildirge bu kadar gecikmeseydi. Keşke Doğuda, Güney doğuda yaşananlara karşı bu dik duruşu, tepkiyi akademisyenlerden önce CHP, Barolar, odalar, iş çevreleri dile getirebilseydi.
Keşke bildirgede bu kirli savaşın partneri PKK da kınanmış olsaydı. Bu belki eleştirilmesi gereken bir eksiklik, ama bildirgede PKK saldırılarına sahip çıkıldığını gösterir bir işaret de yok. Bu işaret olmasa da PKK’ya dönük eleştiride bulunmamaları akademisyenleri işbirlikçi yapmaya yeter mi?
Cumhurbaşkanının akademisyenlere verdiği tepkinin ardından mafya lideri Peker, akademisyenleri oluk oluk kanlarını akıtmakla tehdit etti. Bundan dolayı eleştirildiğini duymadık. O zaman bu da mafya liderini aynı düz mantıkla işbirlikçi mi yapıyor? Mafya lideri ile aynı kulvarda görünmek birilerini neden rahatsız etmiyor?
Doğuda olup bitenlerden sadece PKK mı sorumlu? Dün çözüm sürecinde partneriniz olan bugün savaş sürecinde partneriniz. Çözüm süreci de, çatışma süreci de sonuçta size yaradı, seçim sonuçları ortada. Süreci yöneten kim, çatışmayı dağdan kente indiren kim? Akademisyenler savaşı durdurmayı kendilerini yönetenlerden istemeyecekti de kimden isteyecektiler? Akademisyenlerin PKK’ya silah bıraktırma güçleri var mı?
Ölülülerin günlerce sokakta kaldığı, insanların gündelik ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldikleri, keskin nişancıların çocuk, kadın, yaşlı, basın mensubu demeden kurşun yağdırdıkları, insanların evlerini barklarını terk etmek zorunda kaldıkları şiddetin her geçen gün daha da tırmandığı koşullarda neler olup bittiği ile ilgili neden insanları yeterince bilgilendirmiyorsunuz? Kim şu “keskin nişancı” denen adamlar?
Doğan grubunun da kontrol altına alınması ile basın tam anlamı ile abluka altında. 1128 akademisyenin iktidarı “saldırı ve sürgün politikalarından, sokağa çıkma yasaklarından vazgeçmeye, insan hakları ihlalleri sorumlularını cezalandırmaya” çağıran bildirgesi aslında bu kadar etkili olmaya bilirdi. Yarattığı etki bakımından Cumhurbaşkanının refleksine bildirge çok şey borçlu.
Bildirgeye imza koyanlar PKK yanında yer almakla, PKK saldırılarına destek olmakla suçlandı. “Kapkaranlık, zalim, alçak, aydın müsveddeleri” tanımlamaya bakar mısınız? Kim bunlar; ülkenin önde gelen aydınları akademisyenleri? Haklarından gelmeleri için YÖK üniversite senatoları, yargı organları göreve çağırıldı. Eskiden “Yargıya müdahale” diye bir suç; yargı bağımsızlığı, yargı tarafsızlığı diye bir takım kavramlarımız vardı. Ne hale geldik.
Görevlendirme üzerine üniversite senatoları, yargıçlar harekete geçmekte gecikmediler. Akademisyenler evlerinden gözaltına alınmaya, haklarında soruşturmalar açılmaya başlandı. Dünyanın yaşayan tanınmış felsefecilerinden Noam Chomski’ye bile sataşıldı. Bu da olayın uluslar arası platforma taşınmasını kolaylaştıran bir rol oynadı.
Bütün dünya harekete geçen cadı avını izlemeye başladı.
Tepkiler gecikmedi. Chomski ve dünyaca ünlü 100 akademisyen Türkiye’yi Kürtlere baskı uygulamakla, çocuk ve sivil ölümlerine neden olmakla, IŞID’a destek olmakla suçlayan bir bildirge yayınladılar. ABD Ankara büyük elçisi, akademisyenlerin PKK ile birlikte hendek kazmaya davet edilmesine “şiddet ile ilgili endişelerin ifade edilmesi ihanet ile eş değer değildir” diye karşı çıktı. Avrupa Birliği Komisyonu sözcüsü “yaygınlaşan gözdağı atmosferine” dikkat çekti. Oldu olacak ABD büyük elçisini de PKK ile hendek kazmaya davet edin. Ülkeyi dünyanın gözünde ne hallere düşürdüğünüzün farkında mısınız?
Türkiye’de de 400 aşkın sinemacı 553 edebiyatçı akademisyenlere destek mesajları yayınladılar. Ülke ve dünya kamuoyundaki bu ilgili birilerini ürkütmüş olmalı. Gözaltına alınan akademisyenler dün birer birer serbest bırakıldılar. Bu umut verici bir gelişme.
Basına yönelik ablukanın, Doğuda ve Güneydoğuda saldırıların seçim sonrasında ağırlaşarak sürmesi rastlantı mı? 1 Kasım seçim sonuçlarının başkanlık sistemine geçmeye yetmiyor oluşu ile bu saldırıların yakından ilgisi olmasın? İçine girilen anayasa değişikliği sürecinden altı ay içinde sonuç çıkmaması gerekçe gösterilerek sumen altından çıkarılacak anayasa ile başkanlık sistemini referanduma götürmenin hazırlıkları yapılıyor olmasın? Hatta yeni bir secim hesapları yapılıyor olmasın? Malum ülkeyi başkanlık yolunda zorlamanın yolu MHP ve HDP’yi baraj altında bırakmaktan geçiyor. Ülke ortamına şiddet hâkim oldukça bu senaryonun gerçekleşme olasılığı artıyor, bu deneyimle sabit.
İçine sürüklendiğimiz şiddet ortamından iktidar kadar muhalefet de sorumlu. CHP, bagajındaki anayasanın değiştirilemez ilkeler yükünden, HDP’de geleceğini PKK’ya ipotek etmekten bir an evvel kurtulmalı. Kürt sorunun çözümüne katkı sunmanın da, Türkiyelileşmenin de yolu buralardan milliyetçi ayak bağlarından kendini kurtarmaktan geçiyor. Demokrasi güçleri cephesinde bir araya gelmek gerekiyor; diktatörlüğe doğru sürüklenişi önlemenin yolu bu.
Umarız 1980 sonrası 1402’lilerin başına gelenler bugün 1128 akademisyenin başına gelmez. Bu bildirgeye imza atan akademisyenler üniversitelerden atılırsa Türkiye’yi karanlık günler bekliyor.
Saldırılar karşısında akademisyenlere destek vermek bugün çok önemli.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024