Atilla YAYLA
Türkiye'de liberallerin siyasî tavrını ve tercihini medyada görünürlüğe sahip Hasan Cemal, Cengiz Çandar gibi kıdemli gazeteciler üzerinden anlamaya ve değerlendirmeye çalışmak anlamsız, zira bu isimler liberal değil. Bazı liberal fikirleri ve talepleri seslendiriyorlar ama ne ciddiye almaya değer bir liberal birikimleri var ne de şimdiye kadar herhangi bir şekilde liberal etiketine sahip çıktılar. Bu şahıslar, daha ziyade, 1960'ların modası modernizm düşüncesine bağlı seküler tipler. Mehmet Altan'ı da bir liberal olarak hesaba katmak yanlış. Onunla liberalizm üzerine verimli ve derinliği olan bir tartışma yapmak imkânsız. Hemen her söylediği sloganlardan ve spot sözlerden ibaret. Bol bol tekrar yapıyor, aralarında ispatlanmış korelasyonlar olmadan vakalar arasında ilişkilendirmeler kuruyor ve temel mantık hatalarından sakınamadan farklı cinsten şeyleri karşılaştırmaya çalışıyor. Kazara altını çizdiği doğru değerlerin felsefî alt yapısından ve açılımlarından da bihaber. Üstelik, kendisini, nasıl oluyorsa, 'Marksist liberal' diye adlandırıyor. Ahmet İnsel ve Murat Belge gibi neososyalist, Ertuğrul Özkök gibi neofaşist isimlere liberal etiketi yapıştırılmasına ise sadece gülmek gerekir. Bana göre, medyada, kendine liberal demeyen, hatta zaman zaman toplu liberal etiketiyle yukarda saydığım kimseleri eleştiren Yıldıray Oğur, Melih Altınok, Markar Esayan, Etyen Mahçupyan, Kurtuluş Tayiz ve Fuat Uğur benzeri isimler onlardan çok daha liberal.
Liberallerle ilgili bir analiz yapmak gerekiyorsa hem etiketi bizzat kullanan hem de liberal fikirlerden haberdar, liberalizm hakkında genel olarak ve spesifik konulara ilişkin okuma ve düşünme faaliyeti gerçekleştirmiş kişilere dönmek lâzım. Sanıyorum ki, Türkiye'deki liberallerin sayısı, iyimser bir tahminle, azamî üç bin civarında. Bu insanlar homojen ve hiyerarşik bir bütün teşkil etmiyor. Bu yüzden, liberallere bir otoritenin şu veya bu partiye oy verin veya vermeyin talimatı göndermesi imkânsız. Böyle biri yok ve hiç olmayacak. Türkiye'deki liberaller arasında en çok tanıdığı olan benim. Buna rağmen benden veya başka birinden böyle bir talimat-telkin çıkmayacağı gibi çıksa bile genel kabul görmeyecektir. Nitekim, seçimler öncesinde, başka bazı isimlerden farklı olarak, şu veya bu partiye oy verme yahut vermeme çağrısı yapmadım. Yapılan çağrıların da sıfıra yakın bir etkisi olduğu kanaatindeyim.
Türkiye'yi en çok dolaşan ve en fazla sayıda liberali yüz yüze tanıyan bir kişi olarak liberallerin seçimlerdeki tercihleriyle ilgili kesin olmayan ama gerçeğe yaklaşma ihtimali kuvvetli tahminler yapabilirim. Bence Türkiye'deki tüm liberallerin aşağı yukarı %80-85'i AK Partiye oy verdi. Bu tercihin ana sebebi demokraside seçimle gelenin seçimle gitmesi ilkesine, demokratik meşruiyete ve şeffaf siyasete verilen önemdi. Sanırım liberaller karşılıklı parti analizlerinde AK Parti'nin performansına ikinci derecede önem atfetti. Gezi olayları ve otonom yapılanmanın operasyonları diğer pek çok insan gibi liberalleri de amaçlananın tersi istikametinde etkiledi. Bunlar olmasaydı AK Parti'ye oy veren liberallerin sayısı kesine yakın bir ihtimalle daha az olurdu.
Geriye kalan liberallerin oyları üç parti arasında dağıldı: CHP, BDP ve LDP. CHP'ye oy verenler, bunun, otoriterleştiğini düşündükleri AK Parti'yi frenlemeye, belki de iktidardan uzaklaştırmaya katkıda bulunacağına inandı veya bunu umdu. Bu yüzden, AK Parti'nin karşısındaki en büyük alternatif olarak CHP'ye yöneldi. Yani, CHP'yi, en azından şimdilik, tümüyle onaylamaktan ziyade daha acil bir tehlike olarak gördüğü bir gelişmeye karşı bir tür çare olarak düşündü.
BDP'ye oy veren liberaller bunu hem AK Parti'yi sınırlama hem de Kürt hareketinin canlılığını koruyup BDP'yi çözüm sürecinde bir ana unsur olarak sahada tutma arzusuyla yaptı. Gerek BDP'ye gerekse AK Parti'ye oy verenlerin çoğu BDP'nin pozisyonunu korumasından ve Güneydoğu'daki illerin mahallî idaresinin AK Parti'nin eline geçmemesinden memnuniyet duydu. Aynı kişiler AK Parti'nin bölgede bir ana siyasî güç olarak belirmesini de iyi karşıladı. Bunun sebebi bu partinin çözümün diğer kanadını teşkil eden yapı olacağına inanmalarıydı.
Sayıları çok az olduğu için liberallerin seçimler üzerinde genel seviyede herhangi bir tesirinin bulunması hayal. Bu yüzden, liberallerin siyasî tercihlerinin etkisini abartması yersiz ve anlamsız. Zaten liberal teorinin kendisi siyasete mesafelidir ve hangi partiye oy vermiş olursa olsun liberallerin partilerle özdeşleşmekten uzak durmaları beklenir. Bu demektir ki, bugün şu veya bu partiye oy vermiş olmaları liberallerin gelecekte de aynı partilere oy vereceğini göstermez. Kimi ilgilendirir bilmem ama, meşhur deyişle, liberallerin oyu 'çantada keklik' değil. Tabiî bu benim algılamam ve okumam, fiilen ne yapacağını neticede her liberalin kendisini bilir
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019