Atilla YAYLA
PKK saldırılarına devam ediyor. Her gün ölüm haberleri geliyor. Birçok eve ateş düşüyor. Ana babaların yürekleri dağlanırken ülke acıya boğuluyor. Yakın bir süre öncesine kadar barıştan çözümden bahsederken neden bu ortama düştük? PKK neden böylesine saldırgan? PKK terörünün kime ne yararı olabilir? PKK terörü Kürtlere bir fayda sağlayabilir mi?
Çözüm sürecinin başlamasından beridir vuku bulan gelişmeleri hatırlayalım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kontrolü nispî olarak seçilmiş hükümetin eline geçince, Kürt problemine siyasî çözüm arayışları başladı. Oslo müzakereleri bunun ilk adımıydı. Oslo, BDP-Cemaat işbirliği ile sabote edildi ve hükümeti yıkmanın aracına çevrilmek istendi. Daha sonra yeni bir teşebbüs ortaya çıktı. Abdullah Öcalan PKK'ya silah bırakma ve ülke dışına çıkma çağrısı yaptı. PKK kadroları isteksizce de olsa bu çağrıya uyar gibi göründü. Varılan mutabakata göre silahlar susacak ve demokratik siyasetin önü açılacaktı. Kürt hareketi tüm taleplerini demokratik ortamda dile getirme ve demokratik yollarla takip etme imkânına sahip olacaktı. Bu arada, son beş altı yıl içinde zaten önemli sayılacak adımlar atılmıştı. Yer isimlerinin iadesi, isim almanın önündeki engellerin kaldırılması, Kürtçe televizyon kurulması, özel okullarda Kürtçe eğitiminin önünün açılması vb. bunlar arasındaydı.
Bu gelişmeler AK Parti ve Erdoğan nefretini siyaset ve hayat anlayışlarının odağına yerleştirmiş çevreleri çok rahatsız etti. Dağa çıkıp PKK'yı silah bırakmamaya, savaşa devam ettirmeye çalışan, ben içinde değilsem çözüm olamaz diyen gazeteci kılıklı provokatörler ortaya çıktı. CHP ve Cemaat medyası Erdoğan'ın aleyhine olacağı düşüncesiyle PKK terörüne karşı sessiz kalmakta. Ölümlerden öldürenleri değil hükümet edenleri sorumlu tutmakta. Uluslararası konjonktür de PKK'yı kışkırtıyor. ABD ve Almanya gibi ülkeler bir şekilde PKK'nın sırtını sıvazlamaya veya daha fazla sıvazlamaya başladı.
Bütün bu faktörlerin etkisiyle PKK saldırılarını artırdı. Peki, bu şiddet ve terör dalgası adına mücadele edildiği öne sürülen Kürtlere bir fayda ağlayacak mı? Hayatlarına müspet bir katkıda bulunacak mı? Hiç sanmam. Tüm Türkiye zarar görecek ve muhtemeldir ki en büyük zararı Kürtler üstlenmek zorunda kalacak.
Bölgeye yılın ilk yarısında peş peşe yaptığım ziyaretlerde bizzat gözlemleme imkânı bulmuştum. Barışın adı bile bölge insanlarının yüzünün gülmesine yetmişti. İnsanlar geleceğe umutla bakmaktaydı. Ekonomi canlanmış ve birçok müteşebbis yeni yatırımlara girişmişti. Diyarbakır'ın bazı semtlerindeki mağazaların, lokantaların, kafelerin İstanbul'dakilerden ve oralarda dolanan insanların İstanbul'daki insanlardan bir farkı yoktu. Bölgede iç ve dış turizm de canlanmaya başlamıştı. Şiddet dalgasının yeniden başlatılması bütün bu müspet gelişmelere darbe indirdi. Şimdi gelecek belirsiz, kimse ekonomik risk almak istemediği gibi pek çok insan da bölgeden göç etmeyi düşünüyor.
Kavramları birbirine karıştırmayalım. PKK'nın çabası belki bir bağımsızlık mücadelesi olarak görülebilir ama özgürlük mücadelesi olarak görülemez. Bağımsızlık her durumda ve mutlaka özgürlük getirmez. Bağımsızlığa ulaşmada kullanılan yöntem bağımsızlık sonrasında doğacak siyasî modelin özelliklerinin belirmesinde etkili olur. PKK Marksist, Stalinist bir örgüt. Örgütün önderlerinin ve yayın organlarının söylemlerine bakınca bu çok rahat görülüyor. Stalinizm ise bir özgürlük değil ancak bir kölelik düzeni kurabilir. Nitekim, bölgede HDP'nin bazen doğrudan bazen PKK üzerinden muhaliflere karşı gösterdiği tavır da bunu kanıtlıyor. PKK bölgede kendi belirlediği istikamette homojen bir Kürt toplumu oluşturmak istiyor. Bu hâliyle PKK Kemalist Kürtlerin bir organizasyonu.
Şiddet sonu olmayan bir kuyu gibidir. Çarpıtıcı ve yozlaştırıcıdır. Başlangıçta bir araç olarak kullanıldığı zannedilir. Ama sürekli kullanılırsa kendisi bir amaca dönüşür ve onu aracı sananları kendi aracına dönüştürür. Şiddet, şiddet kullananların insanlarla normal, diyaloga ve argümanların kapıştırılmasına dayanan bir ilişki kurmasını engeller. Silahların konuştuğu yerde ağızlar susmak zorunda kalır. Şiddet ile mesafe aldığını düşünenler barış zamanında da fiilî veya kurumlaşmış şiddete başvurmaktan kolay kolay vazgeçemez. PKK çizgisinde faaliyet gösterenler ve PKK şiddetine/terörüne olumlu bakanlar, destek verenler bu şiddetin T.C.'nin devreden çekilmesiyle biteceğini zannederlerse çok yanılırlar. Tam da tersine, böyle bir durumda bölgedeki insanlar muhtemelen PKK şiddetine karşı tamamen korumasız kalırlar ve PKK'nın kölesi durumuna düşerler.
Bölgeden gelen haberlerden Kürt halkı arasında PKK şiddetinin kendilerine zarar verdiğini gören ve buna tepki gösteren insanların olduğu anlaşılıyor. Bu cesur insanların sayısı ve görünürlükleri arttıkça PKK'nın kan dökücülüğünün önüne geçilmesi hususunda daha ümitli olabiliriz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019