Atilla YAYLA
Son günlerde bazı gazete yazarları ve akademisyenler Türkiye’nin ‘Fabrika ayaları’na dönmesi gerektiğini yazıyor, söylüyor. Buna gerekçe olarak da, genelde Ortadoğu’daki özelde Suriye’deki durumu ve yansımalarını gösteriyor. Bu tipler laikliğin her derdin ilacı olduğunu düşünüyor. Ortadoğu’yu bir ‘bataklık’ olarak görüyor. Türkiye’nin bölgeyle temasını kesip tekrar ‘uygar dünyaya’, yani Batı’ya dönmesini istiyor. ‘Fabrika ayarları’ adını verdikleri şeyin, uygarlığın parametreleri olduğunu sanıyor.
Hemen belirtmek isterim ki bu görüş baştan aşağıya yanlış. Adeta zehrin ilaç diye sunulması. Çapsız ve kifayetsiz. Nitekim taraftarları hiçbir meselenin sebeplerini, sonuçlarını ve nasıl çözüleceğini tatmin edici inandırıcılık ve teferruatla açıklayamıyor. Yaptıkları çoğu zaman boş laf etmek.
Bölgeyle ilgili genel değerlendirmelerden önce içeri bakalım. Türkiye’deki birçok problem fabrika ayarlarının insan haklarına ve uygarlığa aykırı olmasından kaynaklanıyor. Fabrika ayarları tayfası uygarlığı kravat takıp şarap içmekle, Batı müziği dinleyip dini hayattan tamamen sürmekle veya görünmez kılmakla özdeşleştiriyor. Kafalarındaki uygar toplum idealize ettikleri bireylerden müteşekkil. İdeal bireyse LAST, yani laik, Atatürkçü, (light) sünni ve Türk. LAST fabrika ayarlarının sembolü.
Türkiye laisizm yüzünden toplumsal hayatın akışını sakatladı. Bugün dinî radikalizmin temelinde yatan faktörlerin en başında laisist/laikçi devlet anlayışı geliyor. Laikçilik din özgürlüğünü yok ediyor ve laikliği dinin karşısına bir alternatif, dolayısıyla seküler bir din olarak yerleştiriyor. Toplum buna direndikçe baskıyla karşılaşıyor ve olağan yolların dışına kaçıyor. Son yıllarda bu laisist pratik biraz geriletildi ama devletin genetiğinde yaşamaya devam ediyor. İlk fırsatta kafa kaldıracağından ve bir restorasyon süreci başlatmaya teşebbüs edeceğinden kimsenin kuşkusu olmasın.
Fabrika ayarları Kürdün varlığının inkâr edilmesini ve eğitimden sopaya ve sürgüne uzanan her yolun/yöntemin kullanılarak Türkleştirilmesini öngörüyordu. Bunun bugün yaşadığımız Kürt sorununun ana kaynağı olduğunu kim inkâr edebilir? Fabrika ayarlarına göre Kürt ya yoktur ya da yozlaşmış Türk’tür. Kürtçe namevcuttur veya ilkel bir kabile lisanıdır. Kürt ya Türk’e tabi olmalıdır ya da yok olmalı. İstiklal harbine katılmış ve yönetimde ortak olma sözü almış olması bugün hatırlanmayan bir hikâyedir. Durum böyleyken fabrika ayarlarının Kürt probleminin çözüm yolu olduğunu söylemek ancak akıl sağlığı probleminin semptomu olabilir.
Ortadoğu’da haritayı Batı çizdi. Bu çizimde bölgenin etnik, dinsel yapısını değil, Batılı güçlerin taleplerini ve beklentilerini esas aldı. Bu harita işlemedi, işlemiyor. Fabrika ayarları teorisyenleri bunu görmezden gelip Ortadoğu’ya sırtımızı dönelim istiyor. Bu talep aynı zamanda tarih, coğrafya ve sosyolojiyi bilmediklerini veya umursamadıklarını gösteriyor. Ortak bir tarihe, inanca, kültüre, sınıra sahip olduğunuz insanlarla ve bölgelerle teması nasıl kesebilirsiniz? Türkiye’nin Ortadoğu’da yeterince etkili olmamasının asıl sebebi tek parti diktatörlüğünün politikalarında yatıyor olamaz mı?
Fabrika ayarları taraftarlarının adeta taptığı ama yanlış da tanıdığı Batı’nın tarihinde neler yatıyor? Bugünkü politikaları insanlık, ahlâk ve adâletle ne kadar bağdaşıyor. Avrupa’da dinî ve lâdinî savaşlarda sergilenen vahşet bugün Suriye’de tarafların (dış güçlerin değil) birbirine yaşattığının yanında zemzem suyuyla yıkanmış gibi kalır. Avrupa kolonyalizminden hiç söz etmeyelim. Bugünkü Avrupa’nın ırkçı kodları artan mülteciler yüzünden gün yüzüne vuruyor. Batı bir taraftan Suriye’de bomba yağdırıyor, diğer taraftan egosantrik bir tavırla Suriye’den kendisine hiçbir sorun yansımamasını istiyor. İkiyüzlü, gaddar, ahlâksız bir politika.
Türkiye neredeyse her probleminin çözümüne katkı yapacağı belli yolu kullanmalı. Fabrika ayarlarından olabildiğince çabuk ve çok uzaklaşmalı. Tek parti diktatörlüğünün değil liberal demokrasinin değerlerine yönelmeli.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019