Atilla YAYLA
PKK ile şehirlerde süren mücadele hakkında medyada bazen abartılı ifadeler kullanılıyor. Gazeteler bölgeye özel eğitimli birlikler sevk edildiğinde veya yeni bir silah kullanılmaya başladığında "şimdi yandılar", "kaçacak delik arayacaklar”, “artık onlar düşünsün” gibi manşetler çekiyor. Bu tavır PKK’nın güvenlik operasyonlarıyla tamamen bitirilebileceği ve Kürt sorununun böylece ebediyen çözülebileceği inancını yansıtıyor.
Söyleyeceklerimi söylemeden önce PKK şiddeti/terörü konusundaki fikirlerimi tekrar açıklayayım. PKK şiddeti/terörü gayri meşru ve gayri ahlâkîdir. On yıllar sonra şiddetin/terörün sadece ideolojik değil aynı zamanda mistik temellere de dayanıyor hâle gelmiş olması bu gerçeği değiştirmez. Bunun sebebi üzerindeki tüm baskılara rağmen Kürt halkını yok etmeye yönelik kapsamlı ve projeli bir devlet faaliyetinin söz konusu olmaması ve demokratik siyaset kanallarının kullanılabilmesi. Türkiye tüm siyaset yollarını kapamış ve Kürtleri fiziksel olarak yok etmeye yönelik politikalar izliyor olsaydı, şiddet içeren tepkiler gösterilmesi makul ve haklı olurdu. Oysa durum böyle değil. Kürtlerin nüfusu ve maddî varlıkları istikrarlı şekilde artıyor. Meclis’te bir Kürt partisi var ve Türkçü partiden daha büyük bir gruba sahip. Geçtiğimiz aylarda bu partinin koalisyon hükümetlerinde ortak olması dahi gündeme geldi ve tartışıldı. Yüzden çok belediye HDP’nin elinde. Yani HDP Güneydoğu’da mahallî idarelerde iktidar. Bu durum geçmişteki asimilasyon, ret, inkâr, bastırma politikalarıyla karşılaştırıldığında nereden nereye geldiğimizi çok iyi gösteriyor. PKK şiddeti/terörü işte bu yüzden gayri meşru ve ahlâk dışı.
Silahla siyasî amaçlarıma ulaşırım diyen ve yerleşim birimlerini işgal ederek bir taraftan emrivakiyle egemenliği paylaşma iddiasında bulunan diğer taraftan sivil halkı bir anlamda köleleştiren bir gruba demokratik devletin şiddetle mukabele etme hakkı var. Bu tartışılmaz. ABD, Almanya gibi ülkelerde aynı yapılsaydı muhtemelen çok daha şiddetli tepki gösterilirdi. Dolayısıyla, devletin cevabî şiddetine topluca karşı çıkmaktan ziyade bu şiddetin kurallı, ölçülü kullanılıp kullanılmadığına, sivillere kastî veya tesadüfî zarar verilip verilmediğine bakmamız lâzım.
Bununla beraber, devletin ortadaki sorunu sadece bir asayiş sorunu olarak görmesinden daha vahim bir hata olamaz. Böyle düşünmek geçmişten hiç ders alınmadığını gösterir. Eski GKB İlker Başbuğ bir ara “PKK’yı 5 defa bitirdik” demişti. Haklıydı. PKK’nın silahlı militan kadroları beş defa tasfiye edildi ama her seferinde PKK kendisini yeniden üretti. Şimdi de farklı bir şey olmasını beklemek için sebep yok. Şüphe yok ki devlet şehirlerdeki PKK gruplarını etkisiz hâle getirecek ama bu PKK’nın yaşamaya devam etmeyeceğini ve yeni militanlar bulamayacağını garanti etmez. Tam da tersine, PKK’nın yeniden üremesine katkıda bulunabilir. Yaşanan olaylar PKK’nın yeni efsaneler ve doğuş teorileri üretmesini ve kendisine insan tabanı bulmasını mümkün kılıyor. Nitekim bölgede dolaşma ve insanlarla konuşma fırsatına sahip olan herkes hangi siyasî görüşten ve (AK Parti dâhil) hangi partiye oy vermiş olursa olsun tüm Kürtlerin devletin Kürt halkına yönelik tutum ve politikalarından şikâyetçi olduğunu bilir.
İşte bu yüzden “sırf asayiş meselesi” yaklaşımı yanlış. Problemin tarihsel, sosyal, kültürel ve psikolojik boyutları da var. Silahla çetelerin üstesinden gelebilirsiniz ama halkın kanaat ve hislerinin üstesinden gelemezsiniz. Her ne kadar şimdi yaşanan sıcak çatışmalardan dolayı gündeme getirilemiyorsa da, konuşmaya ve siyaset yollarını kullanmaya–mümkün olduğunca çabuk- dönmek gerekli ve hayırlı. Medyaya hükmeden hamasî lisanın soruna çok yönlü ve uzun vadeli bakmaya dayanan perspektifleri bastırmamasına dikkat etmeliyiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019