Atilla YAYLA
Demokratik bir ülkede hükümetlerin ve yasama organlarının ana görevi toplumsal problemlere çözüm getirmeye çalışmak. Bunu söylerken kamu otoritesi her meseleye karışsın ve her işe yasa vs. yapma yoluyla bulaşsın çağrısı yapmıyorum. Toplumlar problemlerini çözme yollarını zaten geliştirecektir. Ancak, gerek ulus devlet mantığı, gerek demokrasinin işleyişi, gerek bazı problemlere zaten kamu otoritelerinin müdahale ve düzenlemelerinin sebep olması, gerekse toplum katmanlarında kamu otoritesinin hemen her probleme el atmasının gerekli ve işler bir çözüm bulmasının garanti olduğu fikrinin yaygınlığı, hükümetlerin ve yasama organlarının birçok şeye müdahil olması sonucunu getiriyor. Bu, kamu otoritesinden beklenenleri ve buna yönelik talepleri şişiriyor. Yine de, daha az alanda ve sayıda da olsa, meşru kamu otoritelerinin müdahil olması gereken durumlar karşımıza çıkıyor. Son düzenleme de bunun bir izdüşümü.
İktidar partisinin Meclis’te bir gece yönergesiyle yapmaya çalıştığı düzenleme gerçek bir toplumsal problemi çözmeye yönelik. Düzenlemenin tecavüzü meşrulaştırdığı ve tecavüzcüleri affetmeyi amaçladığı iddiaları haksız ve saçma. Açık bir siyasî istismar. Değil AK Parti hükümeti, hiçbir hükümet böyle bir şey yapmaya cesaret edemez, ahlâkî cevaz veremez. Problem gayet açık: Erken yaşlarda (18’den küçükken) evlenmiş kadınların ve/veya erkeklerin bulunduğu aileler var. Sayılarının 4 bin civarında olduğu söylenen bu ailelerde eş-baba daha sonra, bazen birkaç çocuğun doğmasının ardından, evlilikle kanuna aykırı bir iş yaptığı gerekçesiyle yıllarca hapse mahkûm edilip cezaevlerine konmuş. Bu yüzden eşsiz kalan eşler ve babasız kalan çocuklar -kısaca aileler- zor durumda. Bu devamlı şikâyete konu oluyor ve sorun milletvekillerine, siyasî partilere, hükümete yansıtılıyor. Hükümet de el çabukluğuyla olağan yasama faaliyeti sürecini işletmek yerine bir önerge üzerinden sorunu bir çırpıda halledebileceği zehabına kapılıyor. Ardından ipe sapa gelmez tartışmalar, ithamlar, karalamalar, küfürler…
Bu problem çözüm bekliyor. Ateş düştüğü yeri yakar. Ankara, İstanbul, İzmir gibi şehirlerde serazat hayatlar yaşayan kimseler, kadın olsun erkek olsun, bu problemin vahametini kolay kolay tam olarak anlayamazlar. Bunu başarmak için yapmaları gereken ama yapmadıkları şey “mağdurlara” kulak kabartmak. Birçoğu bunu yapmak yerine rahat hayatlarından, önyargılarına, nefretlerine ve korkularına dayanarak ahkâm kesiyor. Soyut, uçuk, derde deva olmayacak, maddî temeli ve inandırıcılığı olmayan şeyler söylüyor.
Bazıları erkeklerin eğitilmesi gerektiğini, erken evliliklerin mutlaka önlenmesi gerektiğini söylüyor. Doğru ama bunlar anlık değil uzun vadeli işler. Acil sorunu görmezden gelip uzun zamana yayılacak soyut çözümler üzerinde odaklanmak topu taca atmak ve problemi çözümsüzlüğe mahkûm etmek anlamına gelir.
Diğer taraftan hükümetin adeta kötü, gayri meşru bir şey yapar ve muhalefete gol atar gibi bir gece önergesiyle sorunu çözmek istemesi de hem anlamsız hem şık olmaktan uzak hem de zararlı. Bu sorun sadece hükümetin ve AK Parti’nin değil tüm ülkenin sorunu. Diğer partiler de bu sorunla elbette ilgilenecektir, ilgilenmelidir. Sorumluluk üstlenmelidir. Tartışma imkânı olmayacak şekilde son dakika önergeleriyle ilerlemek yerine sorunu tüm boyutlarıyla açıkça ortaya koymak, diğer partilerle tartışmak, sivil toplum kesimlerinin görüşlerini almak ve böylece en doğru çözüm yoluna ulaşmaya çalışmak varken niye ani bir gece önergesi? Yangından mal mı kaçırılıyor? Yasamada sık sık bu yola başvurmak yasama faaliyetinin meşruiyetini azaltıyor, ortak akıldan yararlanmamıza ve bu tür apolitik olması gereken ve de hayatî konularda uzlaşma sağlamamıza engel oluyor.
Diğer taraftan, hükümetin önergede kullandırdığı dil de problemli. Dolambaçlı ve zorlama ifadeler yerine meramı daha iyi ifade edecek, oraya buraya çekilemeyecek, eğip bükülemeyecek bir lisan kullanmak bu kadar zor mu? Elbette düzenleme sadece geçmiş vakaları kapsayacak, geleceğe uzanmayacak, ama yanlış kelimelendirmenin, esnek ve objektif ölçütlere bağlanması zor kıstasların erken evlilikleri teşvik etme ihtimâli de söz konusu olabilir. Buna karşı dikkatli olmak gerekir. Geride kalan bir haftaya bakınca görülüyor ki, AK Parti yine denizi geçip derede boğuldu, diğer birçok meselede olduğu gibi bu meselede de doğru yolda çamura saplandı. Hayret etmemek mümkün değil.
Son olarak galiba hepimiz şunları iyice öğrenmeliyiz: Birbirini dinlemek, karşı tarafın da iyi niyetli olabileceğini kabul etmek, kamusal tartışmayla daha iyi noktalara ulaşabileceğimize inanmak. Meseleleri çarpıtmayıp kendi bağlamında tartışmak. Eleştiriyi yıkmak için değil yapmak için gerçekleştirmek.
Gitgide daha fazla, lise seviyesinden itibaren, nasıl düşünülür, tartışılır, diyalog kurulur, uzlaşılır ve zıtlaşılır dersleri verilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Elbette, bu dersi verecek donanıma ve sağduyuya sahip öğreticiler bulma gibi bir imkânımız varsa…
http://www.hurfikirler.com/istismar-ve-yangindan-mal-kacirma/
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019