Bülent KORUCU
“Vatandaşlar özellikle de kamu personeli; dini, siyasi, ailevi yapısı ve dünya görüşü bakımından kategorilere ayrılarak fişlenmiş ve bu fişleme sonucu TSK bünyesinde ve diğer kamu kuruluşlarında binlerce kişinin görevine son verilmiştir. Böylece Batı Çalışma Grubu’nun faaliyetleri sonucunda aileleri ile birlikte on binleri bulan bir kitle zulme uğratılmıştır.”
Bu cümleler AK Partili eski Bakan Nimet Baş’ın başkanlığını yaptığı Darbeleri Araştırma Komisyonu raporundan. Batı Çalışma Grubu (BÇG) ibaresini kaldırsak, bugünleri anlatan bir ifade zannedilebilirdi. Masallardaki gibi az gittik uz gittik; bir de baktık bir arpa boyu yol gitmişiz. Yine fişleme listeleri çıkarılıyor, hukukun sınırları zorlanarak soruşturma dosyaları hazırlanıyor. Devşirilmiş medya üzerinde psikolojik harp taktikleriyle algı mühendislikleri icra ediliyor. Binlerce kamu görevlisi sürgün ediliyor. BÇG brifinglerinde sarfedilen “...Memleketini seven demokratik ve laik her vatandaşın dikkatle izlemesi ve bu tehdidi her kesime anlatması, tarafsız kalmaması ve icraatta bulunması ana görevidir.” cümlesi ne kadar tanıdık. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarına nasıl benziyor. 12 Eylül’de ülkücülerin “Biz içerideyiz, fikirlerimiz iktidarda” ifadesi vardı. Aynı şeyi BÇG’liler söylese haksız sayılmazlar.
ÇEVİK BİR’İN TALİMATI
28 Şubat ve BÇG’nin sembol belgelerinden biri Orgeneral Çevik Bir imzalı fişleme talimatıydı. 28 Şubat’ın kudretli generali şöyle buyurmuştu: “İlgi (a) ile teşkil edilen Batı Çalışma Grubu’na ilişkin rapor sistemi, ilgi (b) esaslarına göre düzenlenerek ek’te sunulmuştur. 15 Mayıs 1997 tarihinden itibaren uygulamaya başlanacaktır.
a. İl bazında varsa değişik mezhep/tarikatların yeri ve miktarı,
b. İl bazında irticaya müzahir dernek, tarikat, dergah, tekke, zaviye, türbeler, Kur’an kursları, öğrenci yurtları ve imam hatip okullarının miktarı,
c. Bunların üyelerinin sayıları ve faaliyetlerinin tespit edilmesi,
d. İl bazında faaliyet gösteren irticaya müzahir örgütler hakkında bütün bilgiler,
e. İl bazında … “Bazı kisvelerin giyilmeyeceğine dair” kanuna aykırı giyinenlerin yaygın olduğu mahaller ve sayılarının, bir defaya mahsus olmak, 15 Mayıs 1997 tarihine kadar Genelkurmay Başkanlığı’na gönderilecektir. Bu bilgilerde meydana gelecek değişiklik miada bağlı kalmaksızın bildirilecektir.”
Bunlarla da yetinilmemiş “camilerde verilen vaazların garnizon komutanlıklarınca takip edilmesi suretiyle, laiklik aleyhtarı ve suç teşkil eden hususların tespit edilmesi ve Genelkurmay Başkanlığı’na bildirilmesi” istenmişti. BÇG, yerel ve ulusal medyanın fişlenmesi talimatı da vermişti. Kebapçılara kadar varan ‘yeşil sermaye’ fişlemeleri de cabası.
Bunları durduk yerde hatırlatıyor değilim. Ankara savcılarından Serdar Coşkun’un talimatı ile başlatılan ve sürek avını hatırlatan fişleme çalışması aklıma düşürdü. Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan imzalı evrak, birçok açıdan BÇG belgelerine benziyor. Somut suç şüphesi ve delillerden hareket etmesi gerekirken, suçluyu ilan edip haklarında soruşturma yapılması emrediliyor. Bir eylemin suç olup olmadığına kolluk güçleri karar verecekse mahkemelere gerek yok, kapatalım gitsin. 30 ilin emniyet müdürlüklerine gönderilen talimat, anayasanın men ettiği, ceza kanunlarında suç olarak tanımlanan pek çok ihlalin irtikâp edilmesini emrediyor. Kanunların suç saydığı emri uygulamak da suç; kimse bu mazeretin arkasına saklanamaz.
MANTIK DA DURDU
Turgut Aslan imzalı belge hukuk ve mantık adına dökülüyor. ‘Cemaatin elinde silahlı bir güç bulunup bulunmadığı’ ifadesinin hukukta karşılığı yoktur. İhtimali araştırmaya kalktığınızda sonsuz sayıda soruşturma üretebilirsiniz. “Fethullah Gülen cemaatinin Türkiye’de gerçekleştirdiği her türlü ticarî, eğitim, öğretim, sosyal etkinlik, basın yayın ve matbaa işlemleri, internet yayıncılığı başta olmak üzere her türlü faaliyetinin araştırılması” diyor belgede. Suç olmayan eylemlerin araştırılması doğrudan fişleme suçuna girer. Ama takip eden “Hukuka uygun faaliyetleri ile gizli yürütülen hukuk dışı faaliyetlerinin tespiti.” cümlesini ben hiçbir yere oturtamadım. Hukukla birlikte mantığın da iflas ettiği noktadayız. Hakeza “Cemaat mensuplarının davranış modellerinin belirlenmesi” cümlesi… Karşımızdaki bir suç soruşturması mı, sosyolojik bilimsel araştırma çalışması mı? Cemaat mensuplarının davranış modellerinden polise ne!
BÇG denilen yapı 28 Şubat darbesinin lokomotifi olmak üzere kurulmuştu. Kuruluşu ve çalışmaları medya ile duyurulan, gizli kapaklı olmayan bir çalışmaydı. Ve yine Darbe Komisyonu’nun tespit ettiği üzere sadece fişleme değil, psikolojik harekât ve hedef kişilere karşı manipülasyon da yapmıştı. Orgeneralden en alt rütbedekine kadar onlarca muvazzaf asker görevlendirilmişti. Arkasında belli medya desteği, hatta Milli Güvenlik Kurulu kararı vardı. Fadime- Ali Kalkancı algı operasyonlarıyla kamuoyunu da maniple edebiliyorlardı. Mahkemelere talimat verip dava açtırabiliyorlardı. Sonra ne oldu? Devir değişip hukuk prangalarından kurtulunca hesap zamanı geldi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu dalgalar böyle arka arkaya geldikçe o dalgalarda kusura bakmasınlar ülke boğulur.” şeklinde karşı çıkmasına rağmen soruşturmalar devam etti. Yetmişten fazla kişi tutuklandı; yargılama devam ediyor. AK Parti’nin 17 Aralık yolsuzluk soruşturmalarından sonra yargı sistemini alt üst etmesi ve darbecilerle barışmasından sonra mahkeme nasıl yürüyecek? Soru işaretleri oluştu. Ama 12 Eylül darbecilerinin 34 yılın ardından mahkûm olduğu unutulmamalı.
17 Aralık yolsuzluk soruşturması sonrasında sıfırlananlar arasına hukuk da katılıyor. Fakat bugünün dünyasında sürdürülebilir bir durum değil. Çevik Bir’e kalmayan dünya bugünün muktedirlerine de kalmayacak.
NOT: Bu yazıyı da tehdit olarak sunmaya çalışacaklara küçük bir hukukî yardım: ‘Bunun hesabını sorarım’ dersen tehdittir. ‘Mahkemede hesaplaşırız’, hakkın kullanımıdır. Hukuk önünde hesaplaşma talebi tehdit değil, hatırlatmadır. Hukukun üstünlüğünü hakem tayin edip hak arama beyanı, ancak dikta rejimlerinde tehdit olarak yaftalanır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.07.2016
4.02.2016
1.02.2016
23.02.2016
5.02.2016
2.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
15.01.2016
1.02.2016