Celal BAŞLANGIÇ
“Halkların Demokratik Partisi; ‘Halkların’ tamam, ‘Demokratik’ aranıyor” deyince haklı olarak sorulabilir:
“Halklar var da, demokrasi de aranıyorsa parti var mı?”
Başından söyleyelim; evet “parti” var.
Meclis’e giren diğer partilere göre hem de çok daha fazlasıyla var. Çünkü, 1 Kasım seçiminden hemen sonra il eşbaşkanlarını, parti meclisini ve merkez yürütme kurulunu toplayarak en kapsamlı değerlendirmeyi yapan tek parti HDP oldu.
AKP’de Bakanlar Kurulu’nu “en iyi yardımcı erkek oyuncu” görünümündeki Davutoğlu’nun mu, yoksa “tarafsız” olması gereken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mı belirleyeceği tartışılıyor.
CHP’de, tümüyle “ben daha iyi yönetirim” iddiasına sıkışmış, bazı “hevesli” milletvekillerinin kendilerini Kılıçdaroğlu’na rakip gördüğü bir kurultay süreci yaşanıyor.
MHP hâlâ eski bir Türk filmi gibi “n’ayır, n’olamaz” kıvamında, Bahçeli parti içi tüm demokratik mekanizmaları tıkamış.
HDP’de gerek parti kademelerinde, gerekse de yapılan daha “dar kapsamlı” toplantılarda eş genel başkanlardan Selahattin Demirtaş’a dönük eleştiriler var. Ama herkesin kabul ettiği gerçek; Demirtaş’ın alternatifsizliği. Figen Yüksekdağ da “eleştiri süzgecin”den geçirildi ama şu anda güçlü bir alternatifi olmadığı anlaşıldı.
HDP’nin çeşitli kademelerinde çok sorulan ama henüz yanıtı alınamamış bir soru daha var:
“Evet, medya seçim öncesi sansür uyguladı. Ancak son hafta önerilen en azında üç dört televizyon programını Demirtaş neden reddetti?”
Parti içersinde “Eğer Demirtaş bu programlara katılsaydı en azından birkaç yüz, birkaç bin oyla kaybettiğimiz milletvekilliğini kazanabilirdik, bu şansı kullanmadık” görüşü sık sık dillendiriliyor.
Elbette kulislerdeki “Kandil izin vermedi” iddiasına pek fazla değer veren yok. Daha soğukkanlı görüş ise CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın küçük bir kısmını aktardığı yaklaşımı daha makul buluyor
“Birincisi, merkez medyaya karşı ‘siz olmadan da biz bunu başarırız’ iddiası egemen oldu. İkincisi de en azından yüzde 13’ü garanti görmenin rahatlığıyla televizyonlar reddedildi.”
HDP’nin örgütleri de ciddi bir tartışma konusu. Çünkü en örgütlü olunduğu sanılan ilçelerin ve illerin bazılarında afiş ve broşürlerin dağıtılmasında bile büyük bir sıkıntı yaşanmış, binlercesi elde kalmış.
Bu da bazı HDP örgütlerinin ayakları havada kalmış yapılara dönüşmesi sorununu gündeme getiriyor.
Şimdi HDP’de büyük bir tartışma süreci başlatılıyor.
İlçelerde ve illerde gerçekleştirilecek konferanslarda partinin sorunları ve önündeki süreç derinliğine tartışılacak, 27 Aralık’ta toplanacak “Büyük Konferans”ta sonuçlandırılacak. Buralarda alınan karar taslakları da 17 Ocak’ta toplanacak büyük kongrede nihai kararlara dönüştürülecek.
Bu süreçte en çok tartışılacak sorunlardan biri de parti içi demokrasiye işlerlik kazandırmak olacak. “Bu ilçe örgütünü kim seçti, bu il örgütü nereden çıktı, parti meclisi listesini kim oluşturdu, MYK’yi PM seçmediyse kim seçti” gibi soruların bir daha gündeme gelmeyeceği bir yapı hedefleniyor. Yani Türkiye’ye vaat edilen demokrasi önce parti içinde kurumsallaştırılacak.
Parti merkezi “kişilere bağlı olmayan, kurumsal işleyişi olan, güçlü bir iç demokrasiye sahip güçlü bir partiyi mutlaka başaracağız” görüşünde. Son tahlilde “HDP sadece bir seçim partisi değildir. Artık Türkiye’nin siyasi ana akımlarından birisidir” değerlendirmesi yapılıyor parti merkezinde. Genel kanı, temsiliyet ve farklı bileşenler açısından parti adında yer alan “Halkların”ın karşılık bulduğu, sıranın “Demokratik” ifadesinin fiziken de güçlendirilmesi gerektiği yolunda.
Bütün bu iç tartışmaların yanında parti merkezinde hâkim olan yaklaşım şu:
“HDP’nin bir Türkiye partisi olma yürüyüşünün doğru ve sonuç alıcı olduğu ortaya çıkmıştır.”
HDP şimdi; çatışmaların ve baskıların daha çok artacağı bir süreçte “demokratik bir Türkiye partisini tahkim etme” yolculuğuna çıkıyor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021