Celal BAŞLANGIÇ
Otel lobilerinde, kafelerde, restoranlarda herkes televizyonların başına toplanmıştı.
Kürt televizyonları Musul için açılan cepheden canlı yayın yapıyordu; Güney Kürdistanlılar gözlerini ekrana dikmiş başlamak üzere olan yeni bir savaşın hazırlık görüntülerine merakla bakıyorlardı.
Önce Musul’un, sonra da kendilerinin geleceğini tartışmaya başlıyorlardı hararetle…
Bundan tam dokuz ay önce, Ekim 2016’da gittiğim Süleymaniye’de tanık olduğu ruh hali aynen böyleydi.
Herkes başlamak üzere olan Musul operasyonunun heyecanını yaşıyor, belki de çok uzun sürecek bir savaşın sonunu, yaşamlarına getireceği yükleri merak ediyorlardı.
Tesadüf bu ya, tam dokuz ay sonra gittiğim Irak Kürdistan Bölgesi’nde ajans haberleri Musul operasyonunun zaferle bittiğini ve kentin tümüyle IŞİD’den temizlendiğini duyuruyordu. Ama bana pek kimsenin umurunda değilmiş gibi geldi.
Çünkü, yaşadıkları ağır ekonomik krizin yanı sıra artık başka bir gündem maddeleri vardı Güney Kürdistanlıların; Kürdistan’ın bağımsızlığı için yapılacak referandum…
Bu yeni durum, yaklaşık bir ay önce, 7 Haziran 2017’de, Irak Kürdistanı Böygesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin danışmanı Hemin Hawrami’nin twitter hasabından attığı bir mesajla duyurulmuştu:
“Önemli bir haber. Kürdistan’ın bağımsızlık referandumu 25 Eylül 2017’de yapılacak.”
KDP DIŞINDAKİ PARTİLERDEN İTİRAZLAR SÜRÜYOR
Bu yeni durum Barzani’ye yakınlığı ile bilinen Rudaw televizyonu tarafından haber olarak verildi ilk kez.
Rudaw’a göre 25 Eylül’de bağımsızlık referandumuna katılacak seçmenler, 6 Kasım’da da başkanlık ve parlamento seçimleri için sandık başına gidecekti bir kez daha.
Bağımsızlık referandumu tarihinin, Barzani’nin Kürt siyasi parti liderleriyle yaptığı toplantıda belirlendiği iddia ediliyordu.
Ancak, referandum tarihinin duyurulmasından sonra Bölge Başkanı Barzani liderliğindeki KDP dışında, Irak Kürdistanı’nın önde gelen partilerinden çok yüksek sesle itirazlar gelmeye başladı ve hala da sürüyor.
Ancak itirazın temel noktası Kürdistan’ın bağımsızlığına değil, kararın alınış yöntemineydi.
Çünkü Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin parlamentosu iki yıldır kapalıydı. Parlamento Başkanı ve bazı milletvekillerinin bölgenin başkenti Hewler (Erbil)’e girmesi yasaktı.
'KARARI PARLAMENTO ALMALI'
İtiraz da, bağımsızlık referandumu kararının iki yıldır kapalı olan parlamento tarafından değil de, bir başkanlık kararnamesi ile alınmış olmasıydı.
Bir de Irak merkezi hükümetinin, iki komşuları Türkiye ve İran’ın bağımsızlık ilanına verecekleri tepki ve uygulayacakları yaptırımlar tartışmaya muhtaç görünüyordu muhaliflere göre.
Yoksa Kürtler arasında bağımsızlığa itiraz eden kimse yoktu.
Bu konuya yazının ilerleyen bölümlerinde ayrıntılı biçimde değineceğiz; biz şimdi Barzani’nin ve bölgenin KDP yöneticilerinin neden Irak Kürdistanı’nda en ağır siyasi ve ekonomik, hatta diplomatik kriz yaşanırken bağımsızlık referandumu kararı aldıklarına bakalım.
Bağımsızlık referandumu kararından sonra ilk kez Foreign Policy’e konuşan Barzani, Kürtlerin baskı altında yaşamaktansa açlıktan ölmeyi tercih edeceklerini kendi yaşamı üzerinden örnekleyerek anlatıyordu:
“Ben Kürdistan’ın bağımsızlığı için doğdum. Doğduğumda, babam ve ailem ilk Kürdistan cumhuriyetini desteklemek için Barzan bölgesinden İran’ın Mahabad bölgesine gitmişti. Ben orada doğdum. 16 yaşındayken elime silah aldım. Bunun benim mirasım için ne anlama geldiğini düşünün; bütün hayatım Kürdistan’ın bağımsızlığı için geçti. Kürt tarihindeki ilk Kürt cumhuriyeti, Mahabad’daydı. Kürt bayrağını göndere çektiklerinde, ben o bayrağın gölgesinde doğdum. Bağımsız bir Kürdistan’ın bayrağının gölgesinde ölmek istiyorum.”
BARZANİ: HÜKÜMETLERİN HEPSİ KÜRTLERE BASKI UYGULADI
Referandum kararından sonra Barzani Washington Post gazetesine yazdığı makalede talep ettikleri bağımsızlığın tarihsel köklerine de değiniyordu:
“100 yıl önce, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Kürtlere bağımsız devlet olmaları için söz verilmiştir. Fakat Kürtlerin taleplerinin aksine Kürdistan; Türkiye, İran, Suriye ve Irak üzerinde bölüştürüldü. Yeni Irak devletinde Kürt ve Arapların eşit haklara sahip olması gerekiyordu. Ancak art arda gelen hükümetlerin hepsi Kürtlere baskı uyguladı.”
Barzani’ye göre merkezi hükümet Irak’ın devlet bütünlüğünü etkin bir şekilde desteklememişti. Erbil’in bütçesinin kesilmesini ve IŞİD’le savaşta Bağdat’ın Peşmerge güçlerine silah yardımı yapmamasını bu tezine örnek olarak gösteriyordu.
Makalesinde dile getirdiği bir iddiası daha vardı Barzani’nin:
“Aşılan yüz yıllık süreçte Kürtlerin Irak’la birleştirilmesi girişimleri sadece Kürtler açısından değil, Iraklılar açısından da başarılı olmamıştır.” ( Kaynak: Rudaw)
Bağımsızlık referandumu kararının alınış biçimine ve zamanlamasına yüksek sesle itirazlar gelirken, IKBY yönetimi özellikle uluslar arası platformlarda bunun ne kadar da önemli bir zorunluluk olduğunu anlatmayı sürdürdü.
AZİZ AHMAD: BU YAPAY DEVLET...
IKBY Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Aziz Ahmad, New York Times’e yazdığı makalede tarihsel süreçten, ailesinin yaşadıklarından söz ederek referandum kararını savundu:
"Osmanlı sınırlarının yıkılmasından bir asır sonra Irak hala, ulusal arzuları ve kimlik hissiyatları bastırılan insanların zoraki bir birliği olmayı sürdürüyor. Aile üyelerim, 20. yüzyılın başından bu yana bu yapay devletteki yerlerini bulma mücadelesi veren Kürt erkek, kadın ve çocukları nesiller boyu katletmiş Irak hükümetlerinden kaçmak için on yıllarını sürgünde geçirdi. Dolayısıyla Iraklı Kürtlerin her zaman için devam eden, çözülmemiş bir kimlik sorunu oldu. Bu kimlik, Irak Kürdistanı halkı referandumda oy kullandığında nihayet bir çözüme kavuşacak.”
Irak Kürdistanı’nın iki komşusunu, Türkiye ve İran’a da uyarıları vardı Aziz Ahmad’ın:
“Nasıl ki Erbil veya Bağdat, İran’ın yakın zamanda düzenlediği seçimlere veya Türkiye’nin referandumuna müdahale etmediyse, bu ülkelerin de bunun Irak ve halkları için alınmış bir karar olduğunu kabul etmelerini bekliyoruz.”
ANKARA VE IRAK'I İKNA
Evet, IKBY’nin şimdiki yönetimi, Bölge Başkanı Barzani ve KDP’si bir yandan Bağdat’taki merkezi hükümeti, bir yandan Ankara’yı ve Tahran’ı ikna etmeye çalışırken, diğer yandan da AB’den, ABD’den Birleşmiş Milletler’e dek uzanan geniş bir yelpazede uluslar arası kamuoyuna bu referandumun bölgeye istikrar getireceğine ilişkin ikna çabalarını sürdürüyor.
Ancak görünen o ki, en az merkezi hükümet, komşular ve uluslar arası kamuoyunun tavrı kadar Irak Kürdistanı’nda yaşanan referandum tartışmaları da ayrı bir önem taşıyor.
Irak Kürdistan Bölgesi’nde giderek derinleşen siyasi ve ekonomik kriz sürüyor.
En son 2013 Eylül’ünde yapılan seçimlerde Barzani’nin KDP’si 38 sandalye kazanırken, Goran Hareketi 24, Talabani’nin KYB’si 18 üyelik kazanmıştı. İslamcı çizgideki partilerden Kürdistan İslam Birliği’nin 10, Komala İslam’ın elde ettiği parlamenter sayısı da altıydı.
2015 yılında kapatılan IKBY parlamentosu bugüne kadar tek bir kez toplanmadı. Bağımsızlık referandumu kararı da parlamento dışında alındı. İşte bölge içinde yaşanan “bağımsızlık referandumu krizi”nin en temel noktası da burası. Goran Hareketi, KYB gibi parlamentonun ikinci ve üçüncü büyüklükteki partileri ile Komala İslam, Kürdistan’ın bağımsızlığına değil ama parlamentoda tartışılmadan bir bağımsızlık referandumu kararı alınmasına karşılar.
İşte dokuz ay aradan sonra geldiğim Güney Kürdistan’da yaşanan tablonun ana hatları bunlardı.
'GELECEĞİN DUBAİSİ'NDE ŞİMDİ GÜNDE ALTI-YEDİ SAAT ELEKTRİK VERİLİYOR
Çok değil, 2010’lu yılların başında “Geleceğin Dubaisi” gözüyle bakılan bölgenin bugün yarım kalmış iskelet halindeki binaların üzerinde çürümüş vinçleri, 24 saatte ancak altı yedi saat elektrik verilen bir kentle karşılaşmak insanı üzüyor.
Bölgenin en güvenli kentlerinden biri olan Süleymaniye’ye indiğimizde bizi Türkiyeli gazeteci-yazar Necmettin Salaz karşıladı. Çünkü onun program yaptığı Talabani çizgisindeki Kürdsad ve Kürdsad News kanallarının çağrılısı olarak Süleymaniye’ye gelmiştik. Salaz’ın yaptığı “Yurt Köprüsü” programına konuk olarak katılacaktık.
Kürdsad TV’yi yöneten dostların büyük yardımlarıyla hem Artı TV için program çekimeyi hem de Artı Gerçek için bağımsızlık referandumu öncesi bölgedeki farklı siyasal yapıların görüşlerini yansıtacak bir dizi yazı hazırlayacaktık.
Ancak uçaktan iner inmez insanın yüzüne çarpan 50 dereceye yakın sıcaklığın, elektrik kısıtlamasından dolayı günün ve gecenin büyük bölümünü klimasız, vantilatörsüz geçirmenin sıkıntısının üzerine bir de yaşanan “referandum harareti”ni ekleyince varın siz hesap edin bölgenin her açıdan nasıl alev alev yandığını…
Elbette bu sıcaklık sadece mevsimden ya da referandum kararından ya da yaşanan siyasi ve ekonomik krizden kaynaklanmıyor.
İşin bir de tarihi boyutundan gelen bir birikim var; Kürtlere yüz yıl önce verilip bugüne kadar tutulmayan Bağımsız Kürdistan sözü…
DEVAM EDECEK
(İkinci Bölüm, 18 Temmuz 2017, Salı günü)
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021