Celal BAŞLANGIÇ
Aslında 2018 yılı bütçe görüşmeleri yapılıyor Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde.
Ama son iki gündür Meclis’te en çok kullanılan sözcük “Kürdistan” oldu.
Neden biliyor musunuz?
Çünkü Meclis İç Tüzüğü değiştirildi ve “Kürdistan” sözcüğü yasaklandı.
Çünkü “Kürdistan” sözcüğünü kullanan HDP Milletvekili Osman Baydemir’e oturumlara katılmama cezası verildi onun için.
Onca yıldır yaşanan deneyimlere karşın bu devlet olma mantığı, bu yasakçı zihniyet bir türlü değişmedi Türkiye’de.
Yasakladıkları her şey eninde sonunda özgürleşiyor. Bunu hala öğrenemediler.
Bu ülkede eskiden “Kürt” sözcüğü de yasaktı. Hatta daha da ötesi Kürt de yoktu.
Resmi görüşe göre Kürtler aslında Türktü. Ama dağ Türküydüler. Dağlar soğuk olduğu için yağan kar sertleşiyordu ve üzerine basınca “kart, kurt” diye ses çıkartıyordu. Bu yüzden de “Dağ Türkleri”ne “Kürt” deniyordu.
Hatta Aziz Nesin ustaya bu hikayeyi anlatınca “Valla” demişti, “Bunca yıllık mizahçıyım, bu kadar komik hikayeyi ben bile uyduramamam.”
Özellikle Türkiye medyasında1990’lara kadar çok belirgin biçimde sürdü bu “Kürt” yasağı.
Elbette “Kürt” ve “Kürdistan” diye yazan bazı sol ve sosyalist yayın organlarıyla Kürt Medyası vardı.
Ama bunlar da bu yasağı delmenin bedelini en ağır biçimde öderlerdi.
1980’li yıllarda gazetenin yazı işlerine içinde “Kürt” sözcüğü geçen bir haber gönderildiğinde hemen yazı işlerinden bir editör arkadaş arar, “Yahu kafayı mı yedin, yine ‘Kürt’ yazmışsın” diye uyarırdı.
Türkiye medyası “kart, kurt” diye durumu idare etmeye çalışırken en büyük şaşkınlığı Saddam’ın kimyasal silahlarından kaçan yüz binlerce Iraklı Kürt, Türkiye sınırına dayanınca yaşadılar.
Ne diyeceklerdi bu Irak’tan gelenlere?
Aslında “Kürt” demeleri gerektiğini biliyorlardı ama resmi görüşe ve gazetelerin yayın politikasına göre “Kürt” yoktu.
Hatta o yıllarda yazdığım şöyle bir cümlenin gazeteye giren yazımın içinden birden bire uçtuğunu görecektim:
“Tamam, Türkiye’de Kürt yok, hepsi dağ Türkü. Bu Irak’tan gelenler de Dağ Arabı. İran’dakiler de Dağ Acemi.”
Kürde Kürt dememek için cambazlık yapıyordu adeta Türk basını.
Önce, “Saddam’dan kaçan peşmergeler” dediler.
Ancak “peşmerge” Kürt savaşçılara verilen isimdi.
Yedi yaşındaki çocuktan, 70 yaşındaki nineye kadar herkesi savaşçı yapmıştı necip Türk basını.
Sonra “Kuzey Iraklılar” dediler. Ancak bir türlü “Saddam, Kuzey Irak’takileri bombalıyor da neden Güney Irak’takileri bombalamıyor” sorusuna yanıt veremediler.
Özal’ın ANAP’ı derin devletten korka korka bu yasakları bazen delme hamlesi yapıyordu.
Nitekim 1990’a gelirken Diyarbakır Milletvekili Nurettin Dilek ANAP kongresinde salonda bulunanları Kürtçe bir sözcükle selamladı:
“Çawa yî lo?”
Yani “Nasılsınız?”
Durumun vahametine bakın ki bu tek Kürtçe sözcüğün kullanılmasının bile haber değeri vardı o tarihlerde ve hatırladığım içinde Kürtçe sözcük geçen ilk başlığı kullanmıştı Cumhuriyet:
“ANAP Kürtlerin hatırını sordu: Çawa yî Lo?”
Zaman zaman Meclis tutanaklarına, mahkeme kayıtlarına “bilinmeyen dil” olarak geçse de bu konudaki yasak çoktan yerle bir oldu.
Resmi görüşün “Kürt yoktur” tezi çoktan çöktü, artık Kürde “Kürt” de denilebiliyor.
Bu noktaya gelmek çok kolay olmadı elbette, ağır bedeller ödendi.
Hatta “Kürt” demek öcü olmaktan çıktıktan sonra uzun bir süre “Kürt” sözcüğü tek başına kullanılamadı.
Laz “Laz”dı, Gürcü “Gürcü”ydü, Çerkes “Çerkes”di, Türk “Türk”tü ama Kürt, her nedense “Kürt kökenli”ydi.
Kürde sadece “Kürt” denilmesi için hayli zaman geçmesi gerekmişti bu ülkede.
Şimdi de tartışılan bir “Kürdistan”ımız oldu.
Çünkü TBMM İç Tüzüğü’nde yakın zaman önce yapılan değişiklikle Meclis’te “Kürdistan” demek yasaklandı.
Meclis’te önceki gün Osman Baydemir’in kullandığı “Kürdistan” sözcüğünü duyunca AKP’li milletvekilleri kırmızı görmüş boğaya döndüler MHP’lilerle birlikte.
Ne ilk meclis tutanaklarında “Kürdistan milletvekili” denilmesi ikna etti onları ne de kendi genel başkanlarının, bu ülkenin cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde sık sık “Kürdistan” demesi…
Haklar, özgürlükler ve geçmişle yüzleşme açısından çağın çok gerisinde Türkiye ve giderek daha da beter hale geliyor.
En temel insan hakları için bile ağır bedeller ödemek gerekiyor.
Bu ülkede Kürtlerin yaşadıklarını, Ermenilerin öldürüldüğünü kanıtlamak için ne bedeller ödendi; hala da ödeniyor, daha da ödenecek!
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021