Cemil ERTEM
Tam yüzyıl önce de böyleydi; 1914’te başlayan paylaşım (Dünya) savaşı bütün bir 20. yüzyılı belirleyecek siyasi ve ekonomik dinamikleri ortaya çıkarmıştı.
Üç büyük imparatorluk, Avusturya-Macaristan, Osmanlı ve Rusya, tarih sahnesinden çekilmiş ve ulus-devletlerin yüzyılı olan 20. yüzyıl tam anlamıyla ortaya çıkmıştı. Bu aslında Batı’nın, Doğu üzerindeki, egemenliğinin de pekiştirilmesi anlamına geliyordu.
İşte tam yüzyıl sonra, bugünlerde Birinci Dünya Savaşı ile başlayan sürecin durduğunu hatta geriye döndüğünü görüyoruz. Geçen yüzyılın başında, geriye çekilen Osmanlı ve Rusya imparatorluklarının şimdi yerinde olan Türkiye ve Rusya, geriye çekildikleri biçimleriyle değil ama bu yüzyılı belirleyecek yeni dinamiklerle ve biçimle doğma sancısı çekiyor. Rusya tabii çok kapsamlı ve bu yazının sınırlarını aşacak bir konu.
Biz Türkiye gerçeği üzerinde duralım.
İki temel alan
Şu günlerde, bize göre, bütün bu süreci anlatan iki temel tartışma alanı var; birincisi Türkiye’de siyasi olarak Başkanlık Sistemi’nin gerekliliği, ikincisi ise bu sistemi, ekonomik olarak tamamlayacak, yeni ekonomik büyüme modeli.
Tabii çözüm süreci, Merkez Bankası'ndan başlayarak tüm ekonomi kurumlarımızın yeniden yapılanması, özelleştirme sürecinin başka bir biçimde devam etmesi, sermaye piyasalarının yeniden düzenlenmesi, kapsamlı kamu yönetimi reformu, vergi sistemi reformu vb konular, yukarıda sözünü ettiğimiz iki önemli başlığın alt başlıkları olarak ele alınmalıdır.
“Samimi ikrar”
Şimdi Başkanlık Sistemi’ne karşı çıkanlar, aynı zamanda, Türkiye’nin yeni ekonomik büyüme modeline geçmesini de istemiyor. Türkiye’nin sermaye piyasalarından başlayarak ekonominin reel alanlarına uzanacak kapsamlı reformları yapmasına da yine aynı çevreler karşı çıkıyor. Çok ilginç ve önemlidir; Fitch adlı derecelendirme kuruluşu geçenlerde Türkiye’nin kredi notunu ve görünümünü teyit etti ama hemen ertesinde düzenlenen telekonferansta, kıdemli ülke notu direktörü Paul Rawkins, "Ekonomi yönetimi bir noktada görevi başkalarına devredecek. Burada mesele belki de yerine gelecek ekibin şu anki ekibe kıyasla ne kadar büyüme yanlısı olacağı" dedi.
Rawkins bu “samimi ikrar” sayılacak skandal sözlerine şöyle devam ediyor: "Buradaki risk şu: Ekip büyüme yanlısı oldukça, Merkez Bankası'nın üzerindeki faiz indirme baskısının artması ve belki de şu anda yüzde 4 büyümesi daha yüksek bir olasılık olan Türkiye'nin yüzde 5 büyümesi…" Yani şu denmek isteniyor; 2015-19 arasında Türkiye, hakim küresel sermayenin denetleyemeyeceği yeni bir büyüme modeline geçerse bu, bizim “müşterilerimiz” için risktir. Türkiye’de ekonomi yönetimi büyüme yanlısı olmamalıdır; Türkiye büyürse denetlenemez. Merkez Bankası başta olmak üzere, ekonomi kurumları “bizimkilerin” denetiminden çıkar.
Elbeyli ve Öncüpınar…
Yine tam şu günlerde Türkiye’de başta özelleştirme ile ilgili yapılmak istenenleri, buradaki yangından mal kaçırma telaşını görseydiniz Rawkins’in bu sözlerinin sizin için anlamı daha büyük olurdu. Ancak Türkiye’de devlet artık eskisi gibi değil, bütün bu dönen dolapları biliyor; kimsenin endişesi olmasın.
Devletin, bu yüzyıla uygun olarak yeniden doğduğunu söyleyebiliriz. Bunun için yalnız Kilis Öncüpınar ve Elbeyli konteyner kentlerine bakmanız yeter. Bu kentler, yalnız Suriyeli mültecileri barındırdan sıradan kamplar değil.
Toplam 40 bin kişi kapasiteli bu kamplar, dünyada bir örneği daha olmayan entegrasyon (bütünleşme) projeleri ve bu yanıyla bize yeni Türkiye’yi anlatıyor. Özellikle Elbeyli, Kilis Valisi Süleyman Tapsız’ın söylediği gibi, Türkiye için bir övünç kaynağı. Bu kentte (kamp demek çok yanlış) her meslekten, yaştan 25 bin Suriyeli yaşıyor. Çocuklar için yapılan eğitim, sağlık ve rehabilitasyon merkezleri Batı’dan gelen gözlemcileri şaşırtıyor.
Özellikle Elbeyli kentini gezerken Halep’in savaştan sonra yeniden “bizim” kentlerimizden farklı olmayacağını anladım. Zaten Halepliler de böyle olmasını istiyor. Böyle de olacak. Çünkü, yukarıda da söylediğimiz gibi, tam yüzyıl önce, yatağından çıkarılan nehir, tam şimdi, yeniden yatağına dönüyor.
Sizce bu gerçeği Rawkins gibiler ve onların içerideki işbirlikçileri değiştirebilir mi; izin verir misiniz, izin verir miyiz…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018