Cemil ERTEM
Bir ülkenin ekonomi politikaları, nihai olarak, dünya siyasi sistemi içindeki pozisyonuna, rolüne ve gücüne göre belirlenir. Ama bu gücü, rolü de siyaset kurumu ve doğru liderlik nihai olarak belirler.
Dünya siyasetinde o anki statükonun size biçtiği rolün dışında bir dış politika ve bir duruş belirleyemezseniz, ekonomide de bir iddianız olmaz ve ülkenin ekonomi-politikası dediğiniz “şey” yalnızca küresel ekonominin gerekleri adı altında Washington, Londra ve Frankfurt’un izini takip etmek olur.
Mesela “onların” merkez bankaları büyümeden istihdama kadar refahının bütün değişkenlerini politikalarının temeli yaparken sizin merkez bankanızın, yalnız enflasyona odaklanarak, muğlak bir finansal istikrar oyununu sürdürmesi istenir; siz de buna razı olursunuz. Aslında bu “razı olmak” bir bütündür.
SİHA meselesi...
Yani ekonomi tarafı böyleyse dış güvenlik, dış güvenlik siyaseti, enerji politikaları, dış politika tarafı da böyledir. Örneğin, Türkiye, şimdilerde dış güvenlik konusunda bağımsız bir devlet olarak, çok önemli adımlar atıyor. İnsansız Hava Araçları üretimi ve teknolojisinde, çok kısa bir sürede, dünya teknolojisini yakaladık hatta bu alandaki en gelişmiş hava araçlarını, yazılımı dahil olmak üzere, TSK’nın envanterine dahil ettik.
Çok yakın zamana değin İsrail menşeli araçları kullanan Türkiye, şimdi bu araçların çok daha gelişmişini tamamen yerli olarak üretiyor. Geleceğin hava kuvvetlerini bu araçlar oluşturacak. Artık insanlı savaş uçaklarının sonuna geldik. Dolayısıyla, Türkiye’nin, Silahlı İnsansız Hava Araçlarını (SİHA) devreye sokması dünya düzeninin, hâlâ 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan paradigma çerçevesinde sonsuza kadar süreceğini sananlarda şaşkınlık ve paniğe yol açtı. Aynı şekilde S-400 savunma sistemleri konusunda Türkiye’nin Rusya ile anlaşması, Türkiye gibi dört bir yanı sıcak çatışma alanlarıyla çevrili, bağımsız bir devlet için olağan -anlaşılır- bir gelişme değil midir? Ancak “Ne gerek vardı, şimdi okları üzerimize çekiyoruz, vakti gelince ABD’den alırdık” itirazlarını da SİHA meselesinde her türlü karalamayı yapanlar yapıyor.
Teslimiyet siyaseti...
Bu “güçlü” karşısında diz çökme durumu, aslında bütünlüklü bir teslimiyet siyasetine tekabül eder.
Bu teslimiyet siyaseti, ekonomi-politikalarında da aynı çaresiz duruşu sergiler. Kesinlikle birbirinden ayrı değildir. Bunun testini de yapabilirsiniz. Türkiye’yi SİHA konusunda suçlayan, S-400 meselesine “Ne gerek vardı şimdi” sinikliğinde bakan CHP ve benzerlerinin ekonomi-politikası önerilerine ya da eleştirilerine bakın, klasik IMF reçetesinden -şimdilerde IMF’nin bile gündeme getirmeye utandığı- farklı bir argüman bulamazsınız.
Ancak bu anlayış ne yazık ki CHP ve benzerlerinden de bağımsız olarak Türkiye’de yıllardır hakim siyaset olarak benimsendi. Örneğin AB-Türkiye ilişkileri de bu teslimiyetçi anlayışa bağlı olarak şekillendi ve nihayetinde Türkiye, AB’nin bekleme odasında çağrılmasını çaresiz bekleyen ülke konumuna düşürüldü. Ancak şimdilerde Türkiye, bunu kabul etmeyeceğini söylemeye başladı diye “Türkiye-AB ilişkileri geriliyor, bu, ekonomiyi, turizmi etkileyecek sesleri” yine aynı çevrelerden yükseliyor. Öncelikle, AB’nin bütününde, Almanya’da olduğu gibi, Türkiye karşıtı bir tutum yok. İkincisi, Türkiye’nin, kendi çıkarlarını öne çıkartan, haksız ve çifte standartlı politikaları ifşa eden tutumu, Türkiye-AB arasındaki ekonomik ilişkilere uzun dönemde zarar vermez, tam aksine, güçlü ve sahici ekonomik ilişkileri kurar.
Tam burada biraz ayrıntıya girerek bir örnek vermek istiyorum. Bugün Türkiye’nin ekonomide iki temel sorunu enflasyon ve dış açık olduğunu kabul edenler bu sorunların temelleri konusunda -nedense- kör, sağır ve dilsizdir. Örneğin, hem dış açığın hem de enflasyonun temel nedenlerinden biri sanayimizin ölçek yapılanması ve girdi tedariki konusunda yanlış konumlandırılmasıdır.
Bu yanlışın da temelinde, bize dayatılan para ve maliye politikaları vardır. Gereksiz değerli TL ve yüksek faiz ara malı sanayiini yerle bir etmiştir.
İçeride üretme imkânı olan ara malları ithali ve buradaki fiyat çarpıklığı bugün önemli bir sorundur. Örneğin, sanayinin belkemiğini oluşturan otomotiv sektörümüzün ara malı tedariki bu yüzden sorunludur.
Türkiye’de üretilip, serbest bölgelerden yurt dışına ihraç edilen birçok parçayı bizim ana sanayicilerimiz yalnız etiket değişikliğiyle yeniden Türkiye’ye ithal ediyor.
İşte şimdi bu ne kadar akıl dışı ise, sanayiciye bunu yaptıran ekonomi-politikaları da o kadar akıl dışıdır.
Ülkenin savunma sistemini “dışarıya” emanet edip, ancak böyle güvende oluruz demek de sanıyorum aynı şey...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018