Etyen MAHÇUPYAN
Beşiktaş’taki kırk küsur can alan bombalı saldırının ardından dün sabah Kayseri’de de benzer bir terör eylemi yapıldı. Hedef seçimi ve arka plandaki örgütsel mantık bunların PKK tarafından gerçekleştirildiği konusunda kuşku bırakmıyor. Bir saldırının daha olacağını tahmin etmek zor değildi ve şu an için de geleceğe yönelik benzer tahminler maalesef gerçekçi… Çünkü tekil terör eylemleri genel stratejiden kopuk kaldıkları ölçüde, toplumsal hafızada örgütlerin ‘ben hala buradayım’ mesajı vermesi olarak kayda geçiyor. Dolayısıyla bu eylemler sanki esas ileride kullanılacak olan bir aletin sahada sınanması gibi okunabilir. Buna karşılık eğer terör doğrudan pazarlık silahı olarak kullanılmaya uygun bulunduğunda, örgütler daha ‘sistematik’ görüntü veren eylemler düzenlemek isteyebiliyorlar.
***
Anlaşılan o ki, PKK da öyle bir evreye girmiş durumda ya da bu izlenimi vermek istiyor. Belki böyle ‘bağlantılı’ saldırılar üzerinden ‘yıkılmakta, son demlerini yaşamakta’ olmadıklarını kanıtlamaya çalışıyorlar. Ancak Suriye’de yaşanmakta olanlar ve kısa dönemde muhtemelen yaşanacaklar PKK’nın bütün gücüyle ‘bölgesel’ pazarlık masasında avantajlı yer almak istediğini ortaya koyuyor.
Baştan söyleyelim, bu tür terör saldırılarının PKK’yı avantajlı kılması mümkün değil ve örgütün de bunu gayet iyi bildiğini varsaymak gerçekçi olur. Onların hedefi Türkiye’yi önümüzdeki süreçte ‘dezavantajlı’ kılmak ve Türkiye’nin zayıflığı üzerinden güç devşirmek…
***
PKK’nın niçin avantajlı konumunu yitirmekte olduğu açık… Halep’in düşmesi ile birlikte Esad-İran-Rusya ekseni ‘meşru’ güçler olarak yeniden Suriye’nin bütünlüğü üzerinde hak sahibi haline geldi. Diğer bir deyişle Suriye içinde farklı aktörler yaratmaya ve ülkenin bölünmesi sayesinde Esad’ı dar bir alanda da olsa ayakta tutmaya çalışan Rusya’nın hareket alanı genişledi. Bu süreç zaten bir süredir işliyordu. ABD’nin Halep katliamına müdahale edemeyeceğini, Türkiye’nin ise PYD oluşumundan korkarak Suriye’nin bütünlüğünü savunmaya mecbur olduğunu anlayan Rusya ibreyi Esad etrafında kurgulanacak ‘yeni Suriye’ye çevirmişti.
Bu gelişmenin PKK için anlamı belliydi… Halep’in düşmesi ile yolu açılan ‘yeni Suriye’ içinde PKK referanslı bir özerk Kürt oluşumunun yeri yoktu. Bu durumda alternatif, iç sıkıntıları olan bir ABD-Türkiye ekseniydi. ABD zaten yaptığı askeri yardımlar ve moral destekle PYD’nin yanında olduğunu ortaya koymaktaydı. ABD Suriye’de Türkiye’nin amaçları konusunda tedirginlik yaşadığına ve PYD’ye mahkum hale geldiğine göre, örgüt bu ‘çatlağı’ Türkiye’ye doğru genişletebilirdi… Üstelik Batı dünyasının AK Parti iktidarını antidemokratik bulduğu ve Türkiye’de Batı karşıtlığının yüzde 80’leri bulduğu bir ortamda, bu stratejinin psikolojik zemini de mevcuttu.
***
PKK’nın kafasının böyle çalışıp çalışmadığını bilmiyoruz. Ama HDP’nin kadük olduğu ve diğer partiler tarafından dışlandığı bu süreçte, zaten yatkın oldukları eylem biçimini ‘siyaset’ sanmaları şaşırtıcı değil. Güvendikleri dalın dünya kamuoyunun onları onaylaması olduğunu sanmamak lazım… Herkes bu örgütün ne olup olmadığını gayet iyi biliyor. PKK’nın güvendiği dal Türkiye’nin yanlış yapma ihtimalidir. Yani şiddete şiddetle cevap verilmesi, toplu imhaya girişilmesi, bu arada otoriter bir siyasi yapılanmaya kayılması ve Kürtlerin kültürel haklarının verilmemeye devam edilmesi…
PKK terörle başa çıkamayan, güvenlik meselesini askeri yöntemlerle çözebileceğini sanan ve demokratik ortamı daraltan bir Türkiye hayal ediyor. Ölenleri geri getiremeyiz, acıları hamasetle dindiremeyiz, ama en azından PKK’yı haklı çıkarmamak üzere aklımızı başımıza almamız gerekmez mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024