Fehim TAŞTEKİN
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Çin ziyareti Doğu Türkistan ve Uygur siyasetinde büyük bir kırılmaya işaret ediyor. 3-4 Ağustos’ta Çin'de temaslarda bulunan Çavuşoğlu Türkiye'deki Çin karşıtı güçleri bertaraf etmek için elinden geleni yapma sözü verdi.
Çin’in terörist örgüt saydığı Doğu Türkistan İslami Hareketi'nin öncülüğündeki Uygurların Türkiye üzerinden Suriye'deki savaşa katılması Türkiye-Çin ilişkilerini de germişti. Pekin Uygurların Suriye’ye geçişinden dolayı Türkiye yönetimini suçlarken Çin’den kaçan bazı Uygurlar sahte Türk pasaportuyla yakalanmıştı. Suriye sahnesinde Türkiye sınırlarından beslenen İslamcı örgütler arasında ayrışma yaşanırken Uygurlar da El Kaide bağlantılı Nusra Cephesi’nin başını çektiği Heyet Tahrir El Şam’a katılarak Ankara'yı ters köşeye yatırmıştı.
Pekin’de Çavuşoğlu’nu kabul eden Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ortak basın toplantısında “Çavuşoğlu Çin'in güvenliğinin Türkiye'nin güvenliği olduğunu ve ülkesinde Çin'e yönelik hiçbir olumsuz faaliyete izin vermeyeceklerini vurguladı. Türkiye'nin Doğu Türkistan İslami Hareketi’ni terör listesine dahil ettiğini söyledi. Çin, Türkiye'nin bu tutumunu takdirle karşılıyor.” diye konuştu. Çavuşoğlu da “Gerek ülkemizde gerek bölgemizde Çin'e yönelik hiçbir olumsuz faaliyete izin vermiyoruz” ifadelerini kullandı.
Çavuşoğlu Türk medyasındaki Çin aleyhtarı yayınları elimine etmeye çalışacaklarını da ekledi. Türkiye'nin Doğu Türkistan İslami Hareketi'ni terör örgütü olarak tanıma kararı Uluslararası ajanslar’ın da dikkatini çekti.
Türkiye’nin Suriye’de savaşa katılanlara yönelik açık sınır politikası Asya’dan gelen Türk kökenliler söz konusu olduğunda daha teşvik edici bir boyut kazandı. Doğu Türkistan’dan gelenler savaşçılık ve cesaretleriyle cihatçı grupların gücüne güç katmanın ötesinde aileleriyle birlikte büyük bir topluluk haline geldiler. Bu durum, birbirine zaten kuşkuyla bakan Pekin-Ankara arasındaki ilişkilere olumsuz yansıdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2009’da Doğu Türkistan’daki (Sincan Özerk Bölgesi) olaylar sırasında Pekin yönetimini soykırım yapmakla suçlamıştı. Bu çıkışın yol açtığı gerilimi azaltmak kolay olmadı. Uygurların Suriye’deki savaşa Türkiye üzerinden katılmaya başlamasıyla Çin-Türk soğuk savaşı yeniden nüksetti. Türkiye’nin 2015’te Çin’den kaçan ve Tayland’da yakalanan Uygurlara sığınma hakkı sunma çabası Pekin’i ciddi şekilde rahatsız etti. Çin sahte Türk pasaportlarıyla Uygurların ülke dışına çıkışlarını organize etmekle suçladığı 10 Türk’ü de tutukladı.
ABD ve AB ile ilişkilerin bozulmasına paralel olarak, Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’ne girme hevesi, Çin’in “Bir Kuşak Bir Yol” adını verdiği yeni İpek Yolu Projesi’nin Ankara’da heyecan yaratması ve Türkiye’nin Rusya ile koordinasyon halinde Suriye siyasetinde değişikliğe gitmesi Pekin-Ankara yakınlaşmanın yeniden önünü açtı. Öyle ki, 2018 Çin’de “Türkiye Turizm Yılı” ilan edildi. Avrupa’dan gelen turist sayısındaki düşüş nedeniyle Çin ve Rus turistlere umut bağlayan Türkiye şimdi yıllık 3 milyon Çinli turist bekliyor.
Çin karşıtı faaliyetlere izin verilmeyeceği taahhüdü Türkiye’de sayıları 300 bini bulan Uygur sığınmacıları ise endişelendirdi. Çin’in baskılarından mustarip olan Uygurlar, Türkiye’nin Doğu Türkistan’ın özgürlük arayışına verdiği desteği kesip kesmeyeceğini tartışıyor.
Sosyal medyadan hükümet yetkililerine çağrı yapan kampanyalar başlatıldı. Sosyal medyada paylaşılan mesajlardan birinde “Türkiye Türkistan'a ihanet etti,” “Türkiye, Doğu Türkistan İslami Hareketi'ni terör örgütü olarak tanıdı” ifadeleri yer aldı.
Kürtler bağlamında özerklik fikrine son derece alerjik olan Türkiye’de toplum, siyaset ve medya Doğu Türkistan davasına son derece sempatiyle bakıyor --gerçi İslamcı Uygurların AKP yönetiminden gördüğü anlayışa karşın Uygur davasının küresel düzeyde temsilciliğini yürüten Dünya Uygur Kongresi’nin Başkanı Rabiya Kader Türkiye’ye sokulmuyor.
Uygurların anavatanlarında gördükleri baskı nedeniyle Türkiye’nin açtığı kapılardan El Kaide ve Taliban bağlantılı Uygurlar da rahatça geçebiliyor. Doğu Türkistan İslam Partisi olarak da bilinen Doğu Türkistan İslami Hareketi ile bağlantılı her türlü yayıncılık Türkiye’de dokunulmazlık içinde yapılabiliyor. Mesela Suriye’deki savaşta ölen Uygurların hayat hikâyelerinin anlatıldığı bir kitap, Uygur savaşçıları “Türkistan yiğitleri” ve “En hayırlı grup” gibi ifadelerle öven Suudi asıllı “cihatçı mobilizatörü” Abdullah El Muhaysini’nin takdimiyle yayımlandı.
Geçmiş pratikler dikkate alındığında, Doğu Türkistan İslami Hareketi’nin terör örgütü listesine alındığına ilişkin açıklama ve Çin karşıtı yayıncılığın önleneceği taahhüdü doğrudan önleyici bir icraat anlamına gelmiyor. Nitekim, El Kaide de Türkiye’nin terör örgütleri listesinde ama bu örgütün Abdullah Azzam, Ebu Muhammed El Makdisi, Ebu Musab El Suri, Ebu Musab El Zerkavi ve Ayman El Zevahiri gibi fikir babaları ve liderlerinin kitapları Türkiye’de basılıp satılabiliyor.
Doğu Türkistan İslami Hareketi’nin terör listesine alınmasına dair küçük çaplı bir maniplasyon da söz konusu. BM bir örgütü terör örgütü saydığı zaman Türkiye de kendi terör örgütü listesini buna göre güncellemek durumunda. BM Doğu Türkistan İslami Hareketi’ni El Kaide ve Taliban’la bağları nedeniyle 2002’de kara listeye sokmuştu. Dolayısıyla önemli olan bu liste değil ülkelerin yaklaşımlarının değişip değişmediği.
Burada turnusol kâğıdının renk vereceği asıl nokta şu: Suriye’nin kuzeyinde Heyet Tahrir El Şam’ın kontrolündeki İdlib’de kendi cihadi topluluğunu tesis etmiş olan Uygurlar. Suriye’nin kuzeyinde Eriha ve Cebel El Zaviye gibi birkaç noktada varlık gösterseler de Uygurların asıl toplandığı yer İdlib’e bağlı Cisr El Şuğur. Uygurların kendi bayraklarını dalgalandırdıkları İdlib, Doğu Türkistan’ın (Sincan Özerk Bölgesi) yanı sıra Taliban’ın yardımıyla Pakistan-Afganistan sınırında yaşam süren fakat İslamabad-Pekin yakınlaşmasından dolayı artan oranda baskı altında kalan Uygurlar için de yeni bir adres oldu. Bölgeye Türkiye’de sayıları 300 bine yaklaşan Uygur topluluğundan da gidenler oldu ama bunların sayıları bilinmiyor.
Mart 2015’te Nusra Cephesi ve Ahrar El Şam liderliğindeki Fetih Ordusu’nun İdlib’i ele geçirmesinin ardından bölgeyi terk eden Aleviler ile diğer dini azınlıkların evlerine Uygurların yerleştiği söyleniyor.
Fetih Ordusu’na katılanların tanıklıklara bakıldığında Uygurların savaşçı yönleriyle İdlib’i düşüren operasyona büyük katkı sunduğu anlaşılıyor.
İdlib ve civarında aileleriyle birlikte bir yaşam kuran Uygur savaşçılar kendi çocukları için açtıkları cihat eğitim kampının görüntülerini paylaşarak dikkatleri üzerlerine çekti. Fotoğraf ve video görüntülerinde kampta silah eğitimi ve dini tedrisatın verildiği görülüyor. Yine görüntülerden hareketle Uygurların Hama’nın batısındaki El Gab ve Lazkiye’nin Cib El Ahmar bölgesinde savaşa katıldıkları anlaşılıyor.
Nusra Cephesi ile İslam Devleti (İD) arasındaki ayrışmalar Uygur savaşçılara da yansımış durumda. Uygurların az bir kısmı İD’e biat ederken geri kalanı Nusra’yla ittifak kurdu. Nusra’ya katılanlar İD’i “harici” olmakla suçladı. Uygurların daha ziyade Nusra’ya sadık kalmalarında Taliban liderliğine biat etmiş olmaları ve El Kaide ile Afganistan günlerinden bu yana ilişkili olmaları yatıyor.
Suriye’deki Uygurların sayılarına dair öngörüler de muhtelif. Suriye’nin Pekin Büyükelçisi İyad Mustafa, Suriye ordusuna karşı savaşan Uygurların 4 bin 500 ila 5 bin civarında olduğunu söylemişti. Bağımsız kaynaklar, aileleri hariç Doğu Türkistan İslami Hareketi’ne bağlı savaşçı sayısını 300 ila bin arasında veriyor. İD’e katılanlarla ilgili tahmin ise 100 civarında.
Türkiye’nin Rusya ile Astana sürecinde yaptığı iş birliği ve Fırat Kalkanı Harekâtı’na paralel olarak İdlib’de Ahrar El Şam ile Heyet Tahrir El Şam arasındaki ayrışma derinleşirken Uygurlar da Türk hükümeti açısından yanlış tarafta kalmış oldular. Uygurlar Ahrar El Şam’a katılıp Fırat Kalkanı Harekâtı’na destek olsalardı muamele belki de farklı olacaktı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025