Ferhat KENTEL
Barışa ve korkaklıklara dair...
23.02.2013
3425
Uzun zaman sonra inadına iyimser olmak, bu şekilde ortalıkta dolaşan şiddet dillerine teslim olmamak için direnmek “gerekli bir şey”ken, bugün iyimserlik kendiliğinden gelip insanı kuşatıyor. Sağdan soldan gelen demeçler, açıklamalar, tutum ve tavır alışlar “evet, bu iş olacak; bu memlekete barış gelecek!” dedirtiyor insana. Sürmekte olan barış müzakereleriyle birlikte, insan derin bir yerlerde, karanlıkta ya da kurtların o çok sevdiği puslu havalarda debelenmekten kurtulup, sanki yüzeye çıkmaya başlıyor.
Tabii, farkındayım; hiç kolay olmayacak bu... Daha kimbilir, ne Sinoplar, ne Samsunlar, ne Dörtyollar tezgâhlanacak... Ya da bırakın tezgâhı; daha kimbilir nerelerde milliyetçiliğin korkak ve yalancı ve de düşmanlık üreten dehlizlerine itilmiş bu memleketin insanları düne kadar ölesiye düşman belledikleri insanlarla konuşuluyor olmasına tahammül edemeyecekler. Onların arasında birileri zihinsel konforlarının ve ezberlerinin bozulması karşısında galeyana gelecekler.
Evet, ama o “korkudan beslenen galeyan dili” artık o kadar da güçlü değil. Çünkü barışın dili artık sadece üç beş tane aktivistin, aydının, solcunun dili değil. Barış sadece “güzel bir ideal” ya da güzel, romantik bir kelime değil. Barış artık “gerçek”; derimizin üzerinde hissettiğimiz bir ihtiyaç; karabasan gibi çöken ölümlerin, evlat acılarının üzerine kendini dayatan bir ilaç. Hiçbir kuru kahramanlık palavrasının veya kutsal amacın örtemeyeceği kadar, “ama, mama” dedirtmeyecek kadar “gerçek”...
Bu yüzden Sinop’ta dört tane insana saldırarak erkekliklerini ve milliyetçiliklerini parlatan güruh sadece bir küçük “güruh” olarak kaldı. Çünkü barışın dili aslında Sinop’ta da, Samsun’da da bu korkak erkeklik dilinden çok daha güçlü ve çok daha fazla cesaret taşıyor.
Hafızadan sızan güvensizlik
Evet, barışın dili çok daha cesur. Çünkü dün Madımak’ta birbirilerinin arkasına saklanarak insanları ateşe verenler de korkaktı. Misyonerler üç tane Müslüman’ı Hıristiyan yaptılar diye kendinden geçen, “din” falan değil, değişmez bir “öz” derdinde olanlar da korkaklığın zirvesindeydiler. Hrant’ı öldürdükten sonra kahraman edasıyla bayrağın arkasına saklanıp poz verenler de korkaklıklarını sergiliyorlardı. Kendi “öz”ünden emin olamadığı için, kelimelerin somutluğuna çıkamasa da, derinlerde bir yerde huzursuzluk veren bir hafızadan ötürü herkesten çok Türk olmaya çalışanların, bu alanda mangalda kül bırakmayanların da korkudan başka bir sermayesi yok.
O kadar çok güvensizlik içindeler ve o kadar çok korkuları var ki... Ancak başkalarını “günah keçisi” yaparak kendilerini huzura eriyormuş gibi hissediyorlar. Sanal âlemde devlet babadan, öğretmenlerinden yedikleri darbelerle kırılmış erkeklik duygularını galiz küfürlerle, şiddetle onarmaya çalışan ergenler, ya da ergen kalmış yaşlıların yaptığı gibi...
O canım ormanları HES barajlarıyla yok eden, o canım tarım toprakları sanayi atıklarıyla zehirlenirken kılı kıpırdamayan “toprak budalaları”... Milleti ve erkekliği namus meselesinin arkasına saklayan ve bu yolla her türlü namussuzluğu yapma hakkını kendinde gören, “vatanım, milletim!” diye bağırarak kendinden geçen, iğdiş olmuş insanlık hâlleri...
Bu “hâl” için hedefin kim olduğu önemli değil. Ve o hedefi yok etmek için takınılan dil de önemli değil. Kimsede kötü bir “öz” yok yani, ama korku eşliğinde “özleşme” çabası var.
Bütün bu vahşet üreten korkuya “hak vermek” değil belki ama, bu kadar çok korkan insanlık hâlini “anlamak” lazım. Çünkü ulus-devletin acımasız tornasından geçtik hepimiz. Allah’tan “barışmam da, barıştırmam da!” diyen küçük bir azınlığın dışında çoğumuz iyileşmeye başladık.
*
» Bugün 23 şubat. 1944’te Çeçenler, İnguşlar, Karaçaylar ve Balkarlar gibi Kuzey Kafkasya halklarının topraklarından sürgün edilişinin yıldönümü. Stalin’in diktatörlüğünde simgelenen Sovyet totalitarizminin “ihanet” söylemleri eşliğinde yarattığı bir insanlık felaketi. Daha sonra Kırım Tatarlarına da aynı zulüm reva görüldü. Şimdi birbirimizin vatandaşıyız. Onları duymak, iyileşmemize ve iyileştirmemize katkıda bulunacak.
» Berfo Nine’nin 105 yıllık ömrü devletin kaybettiği oğluna ulaşmaya yetmedi. Berfo Nine oğlu Cemil Kırbayır’ın kemiklerini 33 yıl aradı; oğlunun katili Kenan Evren’in yargılandığı 12 Eylül Mahkemesi’ne kadar gitti. Artık nefesi yetmedi. Allah rahmet eylesin.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020