Ferhat KENTEL
Yaşadığımız dönemi tanımlamak için tek bir kavram ya da sıfat kullanmak pek yeterli değil. Kullandığımız her kavram dönemin genel manzarasından ancak bazı kesitleri açıklayabiliyor. Bunun sebebi, kuşkusuz çok yönlü ve birbirini tamamlayan yapıları, ideolojik referanslarıyla “modern” toplum ya da dört başı mamur bir modernlik artık söz konusu değil.
Sanayi üretimi, kapitalist mülkiyet, piyasa ve kâr, ulus-devlet, ilerleme, kalkınma, milliyetçilik, laiklik ve ya da sekülerlik gibi yapı ve düşünce sistemleri ve bunlara bağlı bütün kurumlar, din, aile, eğitim ve okul, kentsel mekanlar, fabrikalar, hapishaneler, tıp ve hastaneler, medya velhasıl hayata dair aklımıza gelebilecek her türlü alan arasında ortaya çıkan mükemmel bir bütünlüğün adıydı modernlik...
Topu topu 200-300 yıllık bir zaman diliminde şekillenen modern toplumun “mükemmelliği” tabii ki, hatasız bir dünya yaratmadı. Tam tersine, modern zamanlar çatışmaların, savaşların, adaletsizliğin, sömürü ve ayrımcılığın zirve yaptığı dönemler oldu. Ve tabii ki, milyonlarca insanın adalet için verdiği mücadelelere, bu mücadeleler sonunda sağlanan toplumsal değişime de zemin oldu.
Modern dünyanın “mükemmelliği”, istisnalar dışında bütün dünyanın ona inanmasıydı. Çekirdek ailede gelecek hayalleri kuran ortalama Amerikalı’dan kalkınmaya çalışan, güç peşindeki Ortadoğulu despot lidere kadar; Kemalist Türk’ten Milli Görüş’çüye, İslamcı İranlı’ya, Latin Amerikalı’ya, Sovyet ya da Çinli komüniste kadar her birey ya da her rejim “modern” tahayyülün içindeydi. Bütün bunların hepsi için “kent”, “fabrika”, “okul”, “hapishane”, “hastane” gibi kavram ve örgütlenmeler vazgeçilmez nitelikteydi ve devlet ve vatandaşlarının sahip oldukları kültürel referans dünyası ne olursa olsun, modernliği yeniden üreten bu kurumlar o referanslardan çok daha “güven verici” ve belirleyiciydi.
Bütün bu “güç” ve güçler ilişkisi içinde ortaya çıkan toplum, bütün dünyanın hayali olan, gelecek planlarını belirleyen bu toplum zaman içinde adını da inşa etti. Bu topluma “modern toplum” dedik. “Modernlik” yukarıda kastettiğimiz her şeyi anlatan bir kavram oldu...
Bugün modernlik ortadan kalkmadı. Bir yandan küreselleşmenin getirdiği çok güçlü bir benzeşmeye rağmen, o “mükemmel bütünlük”ten bahsetmek artık çok daha zor.
Sanayi üretimi artık birincil öneme sahip değil. Bilgi teknolojilerinin, hizmet sektörünün çok daha öne çıktığı bir ekonomik dünyadayız. Ne olursa olsun kalkınma yerine, çevreye olan duyarlılık öne çıkıyor.
Uluslar artık vatandaşlık ve milliyetçilik temelinde ortak kimlik vermekte zorlanıyorlar. Laiklik ve sekülerlik yapı ve zihniyet dünyalarının tersine, dinler ve dinsellikler hiç beklenmedik yeni tezahürler üretiyorlar. Cemaatçilik yepyeni biçimler altında yeniden ürüyor. Dinsel, modern, etnik, kültürel ya da siyasal, dindar bir kişi ya da siyasal bir lider etrafında sayısız yeniden cemaatleşmeye şahit oluyoruz.
İşte bu yüzden yaşadığımız dünyaya artık “modern” demekte zorlanıyoruz. Bu dünyanın “postmodern”, “hipermodern”, “refleksif (düşünümsel) modern”, “risk toplumu” gibi adları var. Elimizle tutamadığımız, giderek daha parçalanan, yarattığı soğuk dayanışma ağları ve adalet, eşitlik ilkeleri bile işlemeyen bir acayip toplumun farklı niteliklerine tekabül eden kavramlar bunlar.
Ancak bu karmaşık toplumun içinde bazı nitelikler var ki, eskiye kıyasla çok bariz oldu.
Bir zamanlar diğer niteliklerin mükemmel biçimde cilalayarak örttüğü ya da toplumsal mücadeleler sayesinde biraz olsun insanileşmiş kapitalist ilişkiler altındaydık.
Yeni zamanlarda neo-liberalizmin“mükemmel” ideolojik dünyası altında artık içinde oturulabilecek güvenebileceğimiz, modern bir evimiz yok. Artık güvenilecek eski usül dayanışma ağlarımız da yok.
Çok daha acımasız bir dünyada açık arazideyiz.
Bu “açık arazi”nin sonuçlarını de kısmetse haftaya yazacağım.
- See more at: http://bas-haber.com/tr/article/3003/modern-ev-bitti-acik-arazideyiz#sthash.aV7PWDfL.dpufYazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020