İlker DEMİR
Birkaç gündür hükmedenin son icraatlarına tepki veren demokratik haklara duyarlı tüm kesimler soluğu Saraçhane'de alıyor.
Oh be, nihayet, somut bir tepki alanı oluştu, canı yanan oraya koşuyor.
Milyonların oyuyla en büyük belediyeye başkan seçilmiş insan da siyaseten tutuklanırsa garibanı solucan yerine bile koymaz bunlar duygusu yürekleri daraltıp nefes almayı tıkamadan geri tepiyor.
Gerçekten oh!
İyi oluyor; iyi ne, çok iyi oluyor!
Olması gereken de bu, bu yıllardır söyleniyor ama kimse doğruları, kendine sıra gelene kadar dinlemiyor, CHP'nin Avrupa Parlamentosu'nda Ak Parti ile HDP belediyelerine kayyımı destekleyan oy verdiği biliniyor, gizli açık paslı otoriter prangalar kırılamıyor.
Bu bağlamda olması gereken bu derken amaç, CHP çatısı altında toplanmak değil. Bugünlere gelinmesinde CHP en büyük sanık hatta kurucu sanık ama kişilikleşememiş demokrat ve sol örgütlenmeler ve teorisyenleri konuyu kökten analiz yerine güncel ve reel bir sığ "ohh" ile yetiniyor.
Ve aynı birikimi eskimiş sol siyasal zihniyetler, donanımları ve vizyonları ancak bugünkü pratiğe, şemsiye altına davete yetiyor.
Ama CHP de tam bu Saraçhane panaromasını istiyor; ultra "başarı".
Özel, o yüzden her konuşmanın sonunu Atatürk'ün partisi olduğunun üstüne "kurtulmak yok tek başına" sol anlayış sosunu dökerek bitiriyor.
Zaten Saraçhane'de toplananların çoğu zihnen Atatürkçü bir topluluk; Türkçü, devletçi, kapitalist büyümeci.
Toplulukta görünürde her görüş renk cins var, ama hiçbiri birer özne olarak orada bulunmuyor, izin verilmez; bir ittifakın ürünü olarak planlı bir toplanma değil. Toplananlar CHP için çatısı altında artı bir, rakam, "ciro".
Bu noktada hatırlamadan olmaz, Atatürk Türkiye toplumu için ne diyor?
"Biz sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir kitleyiz."
Sanki tam Saraçhane'yi tanımlıyor.
İşçi sendikaları, meslek ve sivil örgütlenmeler, inanç örgütleri/Aleviler, Kürt hareketi, sol ve muhalif siyasetler, gözaltılara, yerelden darbelerle siyasal çökertmeye karşı durmak amacıyla CHP'yi ziyaret ediyor, dayanışıyor; iyi ediyor.
Kişisel gidişlere müdahale edilmiyor, iyi oluyor. CHP'nin Kürt muhalefetle bir fotoğraf bile çekinemeyen halini aşması olumluyu işaret ediyor, demokrasi umudu bir arpa boyu soluklanıyor, moral yükseliyor.
Ancak solun bu sabıkalı çatının altında toplanması hala TC solu tanımını, kuyrukçu olmaktan çıkamadığını bir kez daha belgeliyor.
Solun yazılı veya ilan edili/şeffaf sözlü bir ittifaksız/mutabakatsız CHP toplanmasına çağırması, bön bir iyi niyet olması yanısıra ilkesiz, hem kendisi, hem de CHP'nin siyasal duruşunun hiçe sayılması demek oluyor.
Bu toplanmada sol ve demokrasi güçlerinin CHP ile açıklanmış ortak yazılı, sözlü bir proğramı bulunmuyor.
Hadi proğramı bulunmuyor, ama ortak bir koordinasyon komitesi de yok.
CHP'nin geçmişi geleceğini soru işaretlerine boğuyorken demokrasi güçlerinin bu potansiyeli oraya çağırmaya ve "meçhule giden bu gemiyi" doldurmaya hiç hakkı yok.
Hele Cumhur İttifakı'nın gayet proğramlı, uzun ve orta vadeli hesaplarla hareket ettiği, CHP gibi geçmişte donup kalmadığı, manevra kabiliyetinin yüksek olduğu düşünüldüğünde, iş, aş, gelecek ve özgürlük için yükselen bu coşkunun heder olma
sorumluluğu hiç mi akla gelmiyor?
Solun ihtiyarlamış aklı güya reel politika yapıyor.
Güya "önce bu zalim gidişe bir dur diyelim, sonra gereği yapılır" denmek isteniyor. Ama nafile, artık bu bir ezber, sol bunu hep yapıyor; chp kuyruğundan çıkmıyor, aklından bile geçirmiyor, güç olmaya güveniyor, kendini güçsüz görüyor.
Oysa ittifak olmadığında da dayanışılır, önce "DUR!" denebilir. Başka alanlar ne güne duruyor? Sol da mesela Beyazıt meydanında İmamoğlu gözaltısına, belediyeye darbe vurulmasına tepki koyabilir. Böylelikle kendi demokrasi ve hukuk vizyonunu açıklama imkanı bulur. Akçeli işlere kefil olmadığını anlatır ama açılan davanın siyaseten olduğunu, akçeli işleri açığa çıkarmak olmadığını, işleyenin bir sistem olduğunu, onu değiştirmeden kökten çözülemeyeceni anlatır. Sol maalesef bunu yıllardır yapamıyor, devletin eteklerinden ayrılamıyor, o yüzden de halka bir çözüm seçeneği olamıyor.
Saraçhane şemsiyesini CHP'ye bırakmalı.
Solun halka bir ittifaklar politikası sunması ve uyması gerekiyor.
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025