İlker DEMİR
Kürt sorunu çözülmesin diyen var mı?
Açıktan yoktur herhalde.
Ama içeriği ifade eden doğru soru bu mudur? Doğru ifade, cevap, Kürt hakları verilmeli, artık çözülmeli demektir.
Hatta bu bile çok doğru değil zira yıllardır gasbedili "hakların teslimi"dir doğru olan. Hele sorun her boyutuyla ortaya çıkmış, yasakla, silahla hakların yokedilemeyeceği anlaşılmışken..
Peki çözüm kapsamlı yürüyen süreç ve bunun için parlamentoda kurulan komisyon, sorunun ve çözümün içeriğine/öze uygun bir perspektif, örgütlenme ve icraat içinde midir?
Komisyon dar kapsamlı da olsa çözüme atılı bir adımdır, ama tartışılmayacak kadar eksik, hatta yanlış perspektiflidir.
Bu bağlamda sütten ne kadar yağ çıkacağına bakmadan bu dımbıyı dövmek gerekir; konuyu tartışmak bile Türk halkındaki şövenizmi kırmada çok önemlidir.
Pek eksik olan ne, yanlış olan ne?
Eksik olan, yanlış olanın doğal sonucudur.
Nasıl?
Evvela komisyonun kanunen kurulmamasına, fiili bir bir durum yaratılmasına gerek yoktu, sonra komisyon, sorunun tanımını tam ve doğru bir şekilde yapmamıştır, haliyle yanlış ve eksik doğaldır.
Komisyon, Kürt haklarının teslimi ve Kürt hakları için silahlı ayaklanmasının ve devletin bürokratik ve güvenlik güçlerinin hukuki ve kanuni kapsamda sosyal ve siyasal yaşama adaptasyonunu sağlamak, toplumun siyasal sosyal tüm kesimlerinin mutabakatını sağlamak için yol haritası öneren bir kurul olmalıdır.
Öyle mi? Kısmen içerse de değil.
Sonuç olarak başlangıç konsepti itibariyle yanlış dolayısıyla eksik bir şekle varacaktıır.
Ama bu negatif barışla sonuçlansa da devam etmeli, bu dımbı dövülmelidir.
Amaç baştan açık konmalı, sorunu çözmek için çözümün bir parçası olmalı, ama çözülecek diye sorunu üretenin, devletin hiçbir bakımdan bir parçası olunmamalı.
Mesela sorunu çözüm için uğraşıyor diye devletin devlet zaviyesinden çözüm yaklaşımına alkış çırpmamalı. Nezaketen alkışlanabilir ama bu eleştiriler saklanmadan yapılmalı. Mesela tarihi figürler halkın bilgesi değil sadece dönemin devlet aktörleridir.
Beis yok elbette ki, devlet, görüşünü devletçi açıdan, halkın temsilcisi iddialılar da emek zaviyesinden anlatacaktır. Ama çözümün önüne devletin yapısal yanlışları bir takoz olarak konulurken asla susulmamalı. Söz gelimi Anayasanın değişmez maddelerini fiilen değiştirmek yerine hukuki olarak değişebileceği açık ve net olarak belirtilmeli, doğru kabullerle yola çıkılmalı. Ayettir dokunulamaz yaklaşımının anti bilimsel olduğu anlatılmalı. Çözüm için birarada olmak, ayrı duruşu ifade etmeyi engellememelidir. Solda bu feodal kültürel zaaf maalesef vardır, dikkat edilmelidir.
Komisyon ana konusuna ve ilgili başlıklarla uğraşmalı, onlara odaklanmalıdır.
Daha komisyon kurulurken birbirinden siyasal duruşu farklı olan partiler doğal olarak kuşkularını komisyonun adına, dolayısıyla amacına karıştırdı. Komisyon sorun çözecektir, siyasal bir rejim yıkmayacak veya örgütlemeyecektir. Çözümün siyaseten nereye evrileceği ayrı bir konudur, güçler dengesi meselesidir, ama konu, baştan tanımlı çözüme varmaktır. Yani komisyon taraflara siyasal bir rejim atama tavsiyesi yapmayacaktır, yapmamalıdır. Dolayısıyla Kürt sorununun çözümüne demokrasi, bir ayak bağı gibi konulmamalıdır. Demokrasi meselesini çözmek isteyenler, kendi örgütledikleri siyasal ve sosyal platformlarda demokrasi ittifakı kurup demokrasi kurmaya çalışabilir, hatta mutlak çalışmalıdır zira bunu yaparlarsa süreç de olumlu yönde etkilenir, hatta bu, başarı teminatı ve çözümün motoru, ana eksenidir. Ama demir testereyle tahta kesilmez. Bu bağlamda taraflar kamburu görmezden gelseler de demokrasi ısrarı, göstermelik ve sanki pasif bir yokuşa sürme, ayak sürüme gibi kalmıştır.
Bal deyince ağız tatlanmıyor; somut deyişle, CHP demokratik cumhuriyet istiyorsa DEM ve tüm demokrasi güçlerine demokrasi ittifakı çağrısı yapmalıdır. Yani sonuç olarak etkileşimi olsa da tek adam rejimini yıkmak veya demokrasiyi kurmak ayrı, çözüm süreci ayrı konulardır.
Yani "PARLAMENTODA KÜRT SORUNUNA ÇÖZÜM KOMİSYONU" demek yeterli/ydi.
Komisyonda her görüş kendini acabasız ve amasız, doğrudan ifade etmeli, Kürt sorunu en kötü ihtimalde, ashari limitde, temel siyasal, sosyal ve kültürel haklar temelinde, Türk'ün ne kadar hakkı varsa Kürt'ün de hakkı olduğu, topluma maledilmeli ve toplumsal bir mutabakatla çözülmelidir.
Her çözümleme ileri bir adımdır.
Hadi bakalım, omuz verelim!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTElveda Lenin ve Düzce Belediyesi… 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSuriye bir kere daha çözümü bozabilir mi? 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolGelirimiz 17.748 dolar olmuş 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİDEM’in bütçeye Terörsüz Türkiye itirazı 10.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUABD Trump ile dünyayı çalkantıya terk ediyor 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezEmlak vergisi tasarısında düzeltme yapılıyor 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalHay'at Tahrir el-Şam'ın Evrimi ve Suriye'nin Geleceği 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar boşa düştü! 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSokak çeteleri devlet kurumlarına karşı 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciMehmet Şimşek neden başarısız oldu 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKıvılcımlı ve Öcalan üzerine 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİmralı tutanakları tartışması süreci için yeni bir eşik 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEÇıkış yolu 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞAYM BAŞKANI AĞLIYORSA… 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluYüzde 85 acaba niye geçinemiyor? 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTahmin ediyordum, artık netleşiyor galiba (Transfermarkt, karapara) 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayBağımlı finansallaşmanın anatomisi ve Türkiye’nin bitmeyen kırılganlığı 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA6/7 Aralık Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı.. 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNStratejik illüzyon! 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMüslüman dünyada yeni bir fıkhi yaklaşımın önü açılabilir mi? 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEYeni aşama başladı mı? 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKKürt açılımı hangi barışı getirecek? Üç barış teorisi 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİTeostrateji yahut Din ve Dünya ilişkisinde kalibrasyon sorunu 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMonroe Doktrini gibi bir Trump Doktrini… 7.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025
28.08.2025
10.08.2025
28.07.2025
17.07.2025
6.07.2025
23.06.2025