Kerem ALTAN
İsmi ne zaman bir yerlerde geçse elimde olmadan aklıma Ergenekon operasyonlarında yakalanmadan Londra’ya kaçmayı başaran Başbakan’ın eski danışmanı ve AKP Balıkesir eski Milletvekili Turhan Çömez geliyor.
Karmakarışık bir adamdı ve bir zamanlar Başbakan’ın en güvendiği isimlerdendi, hep en yakınlarındaydı Başbakan’ın.
Londra’da görüntülendikten sonra şimdilerde ne yapıyor sorusunun cevabı ise hala sır.
Sizin de rahatlıkla tahmin edebileceğiniz gibi bana Başbakan’ın eski danışmanı Turhan Çömez’i çağrıştıran isim Başbakan’ın şimdiki başdanışmanı ve AKP Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan.
Hani şu Başbakan’ın Başdanışmanı sıfatı taşımasına rağmen ağzından çıkan sözlerin sonuçlarını hesaplamakta öyle görünüyor ki çok zorlanan ama yine de 75 milyon insanın kaderini elinde tutmasına imkan tanınmış birkaç isimden birisi olan Yalçın Akdoğan.
“Milli orduya kumpas kurdular” çıkışının yarattığı yankı üzerine “Beni bir sen anladın, sen de yanlış anladın” temalı yazılarının sayısı gittikçe artan Akdoğan için “şimdi ayıkla pirincin taşını” durumu söz konusu bu aralar.
Fakat gelin görün ki ayıklayamıyor bir türlü. Başbakan’ın yerli yersiz mitinglerinin sayısını bile geçti Akdoğan’ın “öyle demek istemedim “ yazıları ama nafile.
Akdoğan herhalde o sözleri söylerken bunun sonuçlarını da kontrol edebileceklerini, kafalarındaki planın zamanlamasını da kendilerinin belirleyebileceklerini sanıyordu.
Ama yanıldı. Olaylar kontrollerinden çıktı.
Ergenekon ve Balyoz davalarından hüküm giyen komutanlar harekete geçti bile.
Sanıkların avukatlarından tutun da Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e ve daha bir iki yıl öncesine kadar “kasaptaki ete soğan doğramam” diyen Hilmi Özkök’e kadar geniş bir kesim her gün Başbakan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın o “talihsiz” yazısını referans göstererek sanıkların yeniden yargılamasını gündeme getiriyor.
TSK da zaten resmen “suç duyurusunda” bulunarak askerlerin yeniden yargılanmasını talep etti dün.
Askeri vesayetin bütün aktörleri yeniden sahneye dönmek için hazırlanıyorlar.
Bir zamanlar lanetledikleri askeri vesayeti canlandırmanın sorumluluğunun tek başına kendi üstüne kaldığını gören Akdoğan ise paçasını kurtarabilmek için “aslında öyle demek istemedim” diye kıvranıyor.
Tabii bu arada Akdoğan’dan aldıkları işaretle televizyon programlarında zaman kaybetmeden geçmişlerine ihanet ederek “artık önceki davalara da şüpheyle bakıyorum” diyebilecek kadar “gözünü karartanlar” da Akdoğan’ın “ben öyle demek istemedim” yazılarından sonra hiç beklenmedik şekilde açığa düştü.
Herhalde şimdi de oturup “Yalçın Akdoğan öyle demek istemedi” konulu yazılar için yeni bir işaret bekliyorlardır. Yüzleri kızarmadan öyle yazılar da yazabilecekleri anlaşılıyor.
Zaten şu sıralar ne başbakan, ne danışmanları ne de onları koşulsuz biçimde destekleyenler günü kurtarmak dışında herhangi bir şeye aldırıyorlar, açığa düşmek, yalanlanmak, gerçekleri saptırdıklarının anlaşılması onları tedirgin etmiyor.
Her sıkıştıklarında aynı taktiği uyguluyorlar.
Gezi olayları sırasında kendi halinde bir müezzinden din kültürü ve ahlak bilgisi dersi alan Başbakan da her mitinginde “Dolmabahçe Camii’nde içki içtiler” diyerek çok tehlikeli bir oyun oynuyordu.
Camide içki içildiğine rastlamadığını ve bu konuyla ilgili yalan söyleyemeyeceğini dile getiren müezzine rağmen bu “iddiasından” vazgeçmeyen Başbakan’ı en son Gezi İddianamesi bile yalanladı. İddianamede bu konuyla ilgili herhangi bir iddia yer almadı.
Sanırım Başbakan’ın da derdi insanların kolaylıkla provoke edilebileceği ibadethaneler üzerinden “evde çok zor tuttuğunu” dile getirdiği yüzde 50’lik kesimi diğer yüzde 50 ile karşı karşıya getirmeye çalışmaktı.
Gerçekleşseydi altından kalkabilir miydi bilinmez ama öyle tehlikeli bir oyun oynamaktan çekinmeyen birinin bu oyunun sonuçlarını da dert edeceğine pek ihtimal veremiyorum.
Görünen o ki, ne Başbakan ne de etrafındaki danışmanları (yeri gelmişken, bana kalırsa Yiğit Bulut “telekinezi”nin ta kendisi) ağızlarından çıkan sözlerin yaratacağı sonuçların Türkiye’ye vereceği hasarla pek ilgilenmiyorlar.
İster işin sonunda insanlar birbirine girecek olsun, ister yıllarca şikayet ettikleri askeri vesayet yeniden hortlasın yeter ki onlar işledikleri suçların hesabını vermekten kurtulsun.
Yolsuzluk yaparken hukukun kıskacına yakalananlar, kurtulabilmek için geçmişi, geleceği, partilerini ve ülkelerini yakmaya hazır görünüyorlar.
Zaten ülkeyi bir ucundan tutuşturdular bile.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.01.2015
7.01.2015
30.12.2014
24.12.2014
16.12.2014
28.11.2014
18.11.2014
11.11.2014
4.11.2014
21.10.2014