Lale KEMAL
Soma maden ocağında 301 kişi, ilk bilirkişi raporlarına göre, yerin yüzlerce metre altında ciddi ihmaller sonucu bile bile ölüme gönderildiler.
Delillerde karartma olmazsa, maden ocağının ne denli ilkel koşullarda işletildiğine dair daha çok rapor okuyabiliriz. Ne var ki, başlatılan savcılık soruşturması, olayda olası ihmali bulunan kamu görevlilerine uzanmaz, hükümete bağlı Türkiye Kömür İşletmeleri’nin kontrolünde maden ocağını işleten Soma Holding çalışanları ve yöneticileri ile sınırlı kalırsa -ki 8 kişi tutuklandı- bu facianın da üstünün örtüleceğinden emin olabiliriz.
Hem işçi güvenliğine yönelik, örneğin yaşam odaları gibi, ulusal ve uluslararası mevzuatları uygulamadığından kusurlu görünen hem de faciada taşıdığı siyasi sorumluluktan dolayı istifa kurumunu çalıştırmayan iktidar, Soma felaketi kurbanlarının ailelerinden özür bile dilemedi. Dolayısıyla bu felaket dosyasının da, birkaç günah keçisi bulunduktan sonra kapatılacağının ipuçları şimdiden veriliyor aslında.
Soma maden ocağı faciasının, derin ihmaller zinciri sonucu yaşandığı, devlet denetleme kurumunun birkaç yıl önce madenlerin vahim durumuna yönelik hazırladığı raporun bile göz ardı edildiği dikkate alındığında, yapımı için hazırlıkların başladığı nükleer enerji santralleriyle bizleri ne tür felaketlerin beklediği daha iyi anlaşılıyor.
Malum, 1960’lı yıllarda başlayan Türkiye’nin nükleer enerji santralleri kurma macerasında, nihayetinde bu yüzyılda, 2010 yılında, Rusya ile imzalanan anlaşma ile ilk adım atıldı. Mersin Akkuyu’da ilk santralin kurulması çalışmaları başladı. Akabinde, Ankara, Sinop’ta yapılması planlanan ikinci nükleer enerji santrali için Japonya’yı seçti. Gerek Akkuyu gerekse Sinop, deprem riski taşıyan bölgeler arasında.
Deprem ülkesi Japonya’nın Fukuşima kentinde, bizim maden ocaklarında ihmal ettiğimiz güvenlik tedbirlerinin misliyle alındığı nükleer santralde, Akkuyu seçiminden bir yıl sonra kaza oldu. 160 bin kişinin yerinden olduğu nükleer kazayı şiddetli deprem tetikledi.
1999 Marmara faciası ile bir deprem ülkesi olduğunu hatırladığımız Türkiye’de, dolayısıyla bu doğal felakete hazırlıklı olunmadığı ortaya çıktı, bir müteahhit dışında suçlular cezasız kaldı. Depremle haberleşmenin yerle bir olduğu anda, yerli üretim diye böbürlenilen askerî telsizler bile çalışmadı.
Türkiye’de siyasetçilerin, ihmallerin çok açık olduğu facialarda bile savunma refleksiyle kullandıkları hakaretamiz, incitici dil ya da milleti hafife alan üslup, bugün olduğu gibi dün de ibret verici. Başbakan Erdoğan, Soma faciasına normal deyip, protestocuyu tekmeleyen müşavirine yaptırım yoluna gitmezken dünkü grup konuşmasında yine hükümetini eleştirenlere ağır sözlerle yüklendi.
1999 yılında dönemin koalisyon hükümetinin MHP’li Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, o zamanlar yine gündemi meşgul eden nükleer santrallerin yapımına gelen tepkilere, “Nükleer santrale karşı çıkanlar geri zekâlıdır.” dedikten sonra balık muhabbetine girmiş ve devamla, “Akkuyu’da kurulacak santral kayabalıklarına bile zarar vermeyecek.” demişti. 1986 yılında yanı başımızda meydana gelen Çernobil nükleer santral kazası sonrası, dönemin Sanayi Bakanı Cahit Aral da, radyasyon sızıntısı endişelerini sözüm ona gidermek için radyasyonsuz olduğunu söylediği çayı içmişti.
Şimdinin Enerji Bakanı Taner Yıldız da, facianın yaşandığı Soma maden işletmeleri için en güvenli maden tanımlaması yapmıştı.
Bugün Soma’da, insan eliyle yapılan hatalar sonucu yüzlerce canın gittiği düşünüldüğünde alınan yüksek güvenlikli tüm tedbirlere rağmen deprem gibi doğal afetlerin dahi bir felaketi tetikleme riski bulunan nükleer santrallerin yapımını, Türkiye’deki siyaset tarzının kaldıramayacağı görülüyor.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- IŞİD’den mesaj var; ‘Oksijenimi kesme topyekûn savaşırım’
2.02.2016 - Brexit istismarı çabuk başladı
25.06.2016 - Dış politikada Saray dönemi
18.06.2016 - Askere yasal zırh ve CHP
11.06.2016 - “Mercedes’ini yakacak babayiğit var mı?”
4.02.2016 - 6,5 milyon pasaporta vizesiz Avrupa!
28.05.2016 - ‘Şehir savaşlarına’ hazırlıksız yakalandılar
14.05.2016 - Ara seçim zorlanacak
7.02.2016 - Amerikalı ne diyor, bizimkiler ne anlıyor?
30.04.2016 - Bir garip ‘askeri casusluk’ operasyonu
24.04.2016
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Hrac Madooglu
"Amerikada da oluyor, hadi simdi kapayin cenenizi" diye tweet atan hanimefendi Yeni Safak yazarlarindan. O gazetede yazilan kose yazilarini kuvvetli bir sinir ilaci almadan okursaniz, sagliginiz bozulabilir. Tesetture gelince: elbette kadinlar icin bir nevi koleligin simgesi. Fakat yetiskin yasa gelmis kadinlarin ortunmesi de insan hak ve ozgurlugune girer. Ustlerinde toplumun, mahallenin veya ailenin baskisi olsa bile degismez bu. Ustelik, bazilarinin iddia ettigi gibi, tesettur konusunda Kuranda belirsizlik de yoktur (Nisa Suresi, 31. ayet). Zaten Peygamber yasarken de kadin ve kizlarin ortunmelerini emretmistir.