Lale KEMAL
PKK'nın, 2013 Mart Nevruz'unda ateşkes ilan etmesiyle birlikte 30 yıllık çatışma ortamının yerini çatışmasızlık almış, 2,5 yılı aşkın bir süre ülkede göreceli sükûnet hakim olmuştu.
Ne var ki, bu süreyi, Kürt sorununu silahsız çözme sürecini bizzat başlatan dönemin Başbakanı ve şimdinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AKP, iyi değerlendirmedi ya da değerlendirmek istemedi. Sorunun silahsız çözümü için gerekli asgari demokratikleşme adımlarını bile atmadı, birkaç göz boyama niteliğinde ilan ettiği politikalar da zaten çözümün esasına yönelik değildi.
Hatırlıyorum, sürecin başlatıldığı yıllarda Taraf'ta yazdığım bir yazıda, silahlarını bırakıp Türkiye dışına çıkmaları istenen PKK'lıların, gitmeleri gereken Kuzey Irak'ta, kendilerine yaşam koşullarının hazırlanması gerektiğini, aksi takdirde bu çatışmasızlık sürecinde Kandil'de savaş eğitimi almaktan başka seçenekleri bulunmadığını belirtmiştim. Nitekim öyle de oldu. Türkiye içinde ise şehir, gençlik yapılanması gibi örgütlenmelerine ağırlık verdiler. Yol kesmeler, kendi mahkemelerini kurma gibi özerkliğe işaret eden politikalarını ilerlettiler. PKK'nın, Suriye iç savaşında, Suriyeli Kürtlerin yanında çarpışmaya başlamasıyla birlikte Kürt sorunu, bölgesel bir sorun olarak yeniden tescillendi. Ankara, bu gelişmeyi lehine çevirmek yerine hem bu ülke Kürtlerini hem de Esed rejimini karşısına aldı, radikal IŞİD gibi terör örgütlerine destek çıktığı inancı tüm dünyada pekişti.
Sürecin ilerleyen zamanlarında yani 2011 gibi hükümetin demokratikleşmeyi bir kenara bırakıp baskıcı politikaları uygulamaya koymakta olduğuna zamanlı uyansaydık, Kürt sorununun çözümünden, yalnızca silahların bırakılmasının anlaşıldığını da görmüş olurduk. Oysaki silahsızlanma, ancak ve ancak bir demokratikleşme projesiyle birlikte gerçekleşebilecek bir süreç.
Şubat ayında, Dolmabahçe'de, AKP ile HDP arasında varılan demokratikleşme mutabakakatını, süreci başlatan Erdoğan, ironik biçimde tanımadığını ilan etti. Kürt sorununu siyasi yollarla çözme politikasının çöktüğünü açıkladı, PKK ve Kürtleri süreci sabote etmekle suçladı. Geçici AKP hükümetinin Başbakanı Davutoğlu, PKK silahlarını bırakana dek bu örgüt hedeflerine yönelik hava saldırılarının süreceğini açıkladı. 30 yıllık kan, ıstırap, gözyaşı, ekonomik ve siyasi istikrarsızlık şeklinde kendini gösteren o karanlık günlere yeniden dönülmüş oldu.
İktidarın, otoriter politikalara ağırlık vermesi beraberinde İç Güvenlik Yasası'nı kabul etmesiyle birlikte aslında PKK ile çatışma döneminin yeniden başlayacağının sinyalleri o zamanlardan verilmeye başlanmıştı.
Diğer yandan, geçici hükümetin, İncirlik üssünü, terör örgütü IŞİD'e saldırı amaçlı koalisyon güçlerine açmasında, ABD ile yapılan PKK pazarlığının etkili olduğu şüphesi çok güçlenir oldu. Türkiye'nin, topraklarına doğrudan tehdit oluşturan IŞİD'e koalisyon ortaklarıyla birlikte saldırmak yerine hedefine salt PKK'yı koyuyor olması düşündürücü.
Edindiğim bilgilere göre, ABD, bu kez Türkiye'ye, PKK hedefleri konusunda daha ileri istihbarat bilgileri aktarıyormuş. Örneğin, İsrail yapımı Heron insansız hava araçları, Batman'da konuşlu ve 400 km'lik menzili Kandil'i kapsamıyor, dolayısıyla F-16'lar buradaki hedefleri göremiyor. Bu kez, ABD, Kandil hedeflerini gören İHA'larla Türkiye'ye destek oluyormuş.
Silahlı grupların, demokratik iklimin sağlanmadığı bir ortamda silaha sarılacakları bilinen bir gerçek. Ortalığı kan gölüne çevirdiler.
Terör sorununu siyasi yollarla çözmek, demokratik irade ve yürek ister, vatanperverlik gerektirir tıpkı İngiliz, İspanyol örneklerinde olduğu gibi.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016