Levent Gültekin
Asıl okumasını istediğim kimselerin dikkatini çekmek için yazıma böyle provokatif bir başlık attığımı itiraf etmeliyim.
Çünkü aday tartışmalarının ülkedeki olup bitenin ciddiyetle kavranmasını engellediğini, asıl yapılması gerekene odaklanmak yerine isimler üzerinden dedikodu çevirmenin mevcut durumu meşrulaştırdığını düşünüyorum.
Ülkede her alanda büyük bir tahribat yaşanıyor.
Bu tahribat nasıl durdurulacak? İktidarın yarattığı devasa sorunların üstesinden hangi yolla gelinecek? Bunu dert etmek, bunun üzerine kafa yormak yerine kimin aday olacağını tartışmak, bana göre ülkeyi zerre kadar dert etmemektir.
Dahası toplumda oluşan Erdoğan karşıtlığını kendi hanesine yazma, yazdırma gayretidir.
Mesela beka sorununa dönüşen bir mülteci akını var; bunu nasıl engelleyeceğiz ve nihayetinde nasıl çözeceğiz?
Ya da giderek artan, toplumun iliklerine kadar işleyen yoksulluk dalgası var, bununla ve neden olacağı çatışmalarla nasıl baş edeceğiz?
Veyahut her üç dört gençten biri işsiz, gençlerin ülkeye dair umudu kaybolmuş, korkunç bir umutsuzluk var; bu sorunu nasıl ve hangi yöntemlerle çözeceğiz?
Ya da kurumları, değerleri, gelenekleri, kuralları yerle bir edilmiş, parti devletine dönüştürülmüş bir devlet var; hukuk devletini yeniden nasıl, hangi formülle oluşturacağız?
Devasa bir yargı sorunumuz var, on binlerce parti militanı yargı mensubu yapıldı; hal buyken bağımsız yargı sorununu nasıl halledeceğiz?
Dış politikada büyük yaralar açıldı, açılıyor; kim, nasıl hangi anlayışla bütün bu yaraları iyileştirecek?
Laiklik ilkesi bütünüyle rafa kaldırıldı, inanç üzerinden siyaset artık nerdeyse normal karşılanır hale geldi, bunun neticesinde hem siyasette hem de toplumda giderek artan bir yozlaşma var; siyasette kalıcı hale gelen bu anlayışla kim, nasıl, hangi yolla, hangi formülle, hangi üslup ve yaklaşımla baş edecek?
Bu siyaset anlayışının neden olduğu yozlaşmayı, tahribatı nasıl durduracağız?
Ekonomide, eğitimde, toplumsal ilişkilerde ciddi sorunlar var.
Dahası yaşanan bunca tahribatın yanında iki yıl daha yaşanacak olanlar var.
Ama kimilerinin tek derdi, iki yıl sonraki bir seçimde kimin aday olacağı veyahut gönlündeki kişinin aday yapılıp yapılmaması.
Bütün derdimiz bu mudur yani?
Önümüzdeki iki yılda yaşanacaklar sizin de uykunuzu kaçırmıyor mu gerçekten?
Ya da seçimi bekliyoruz diyerek ülkemizin daha fazla tahrip olmasını engelleyici bir strateji oluşturmadan iki yıl daha bekler durumda olmak sizin de canınızı yakmıyor mu?
Böyle ağır bir tablo varken sorunu getirip kimin aday olacağına indirgemek, “Aday bizden olsun, benim gönlümdeki kişi olsun” tartışması sürdürmek size de hafiflik, ciddiyetsizlik, yüzeysellik olarak gelmiyor mu gerçekten?
Kaldı ki normal şartlarda seçime daha iki yıl var.
Seçim olacak mı, olmayacak mı, bunu henüz bilmiyoruz.
Çünkü tek derdi, amacı iktidarda kalmak olan bir iktidarın amacını gerçekleştirmek için bu iki yılda neler yapabileceğini, nasıl bir ortam oluşturacağını ve bu nedenle hangi şartlarda seçime gidileceğini bilmiyoruz.
Durum bu kadar vahimken, yani ülke olarak içinden çıkılması çok zor bir durumla karşı karşıyayken isimler üzerinden tartışma yapmak hakikaten yakışıksız bir durum.
Halbuki birinci önceliğimizin bu gidişatı durduracak bir yol aramak, buna kafa yormak olması gerekmiyor mu?
Asıl tartışmaları bu düzlemde sürdürmemiz daha yararlı, daha sahici olmaz mı?
Bu tahribatın altından kalkabilmek için geniş toplumsal ittifaka ihtiyaç var; bunu oluşturmanın yolunu, yöntemini aramamız, bütün siyasi aktörleri buna zorlamamız, enerjimizi bunun için harcamamız gerekmiyor mu?
Böyle bir birliktelik sağlanmadan kimin aday olacağının nasıl bir anlamı olabilir ki?
Gönlümüzdeki kişi cumhurbaşkanı adayı olacak, ya sonra?
Mesele kimin aday olması, kimin kazanması değil, esas mesele bunca tahribatın altından hangi formülle, nasıl kalkılacağı meselesidir.
Asıl mesele en geniş anlamıyla bir birliktelik kurulmasıdır.
Çünkü ülkede öyle bir tahribat yaşandı, sorunlar öyle devasa hale geldi ki bütün bu yıkımın altından tek başına bir partinin ya da bir adayın kalkması bana göre mümkün değil.
Bu nedenle en geniş anlamıyla toplumsal birlikteliğe ihtiyaç var.
Hal buyken bunu tartışmak, konuşmak, yol, formül aramak, enerjimizi bu birlikteliği oluşturmaya harcamak yerine kurtarıcı bir adaya odaklanmak, ülkeyi düşünmek değil, ‘İktidarda biraz da biz olalım’ yaklaşımına teslim olmaktır.
Diğer taraftan belirlenecek adayın tek kriteri kazanabilir olması mıdır?
Sorunların üstesinden gelebilir mi? Toplumsal birlikteliği sağlayabilir mi? Kurumları çökmüş, mafyalaşmış bir devlet anlayışı karşısında yeterli dirayeti, cesareti, kararlılığı gösterebilir mi?
Bunlar dikkat etmemiz gereken özellikler değil mi?
Çünkü bu kararlılığı, dirayeti, cesareti gösterebilmesi için de arkasında güçlü bir toplumsal birlikteliğe ihtiyaç var.
Bu sağlanmadan kişilere kurtarıcı rolü yüklemek en hafif tabirle kolaya kaçmaktır.
Meseleyi kimin aday olacağına indirgemek, durumun vahametinin kavranmasını engellediği gibi muhalefette de gereksiz ayrışmalara, motivasyon kayıplarına ve sen ben kavgasına neden oluyor.
Biz biliyoruz ki muhalefetin ancak bir bütün olması halinde seçimi kazanma ihtimali var.
Hem siyasi aritmetik olarak hem de toplumsal birlikteliği sağlamak açısından bütün partilerin varlığına, desteğine, katılımına ihtiyaç var.
Aday tartışmalarının bu birlikteliği baltaladığını, mevcut liderler arasında anlamsız gerginliklere yol açtığını dahası muhalefette de sen ben çatışması yarattığını görmemiz gerekiyor.
Tekrar edeyim: Tek adam rejimi cumhuriyet tarihinin en ağır tahribatına neden oldu. Muhtemel bir seçime kadar da olmaya devam edecek.
Devasa sorunlarımız var. Bu sorunların altından tek başına bir partinin ya da bir kişinin kalkması neredeyse imkansız hale geldi.
Devlet vasfını kaybetmiş bir organizasyonu yeniden hukuk devletine dönüştürmek, kurumlara yeniden işlerlik kazandırmak için kişilerden çok toplumsal birlikteliğe ihtiyaç var.
Aday üzerinden yapılan tartışmalar hem bu durumun kavranmasını engelliyor hem de muhtemel birlikteliğe ciddi yara veriyor.
Günlerdir Afganistan’da gördüğümüz insanlık dramlarına üzülüyoruz.
Neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamamız için o görüntülerden ciddiyetle ders çıkarmamız gerekiyor.
Diyeceğim o ki Türkiye’nin yeni bir Atatürk’e değil her bir evladının Atatürk olmasına ihtiyacı var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023