Markar ESAYAN
Başbakan Erdoğan'ın Köln konuşmasını dikkatle dinledim. Her şeyden evvel Erdoğan tartışılmayacak bir politik fenomen olmuş durumda. Sevenleri ve sevmeyenleri açısından da bu böyle. Herhalde yurt dışında böyle bir kalabalık toplayabilecek, toplasa bile bu heyecanı yaratabilecek bir lider dünyada bulmak zor.
Bunun nedenleri nedir? Artık herkesin düşmanlığı bırakarak Erdoğan'ın değerinin nereden kaynaklandığını düşünmesinin vakti gelmiş olmalı.
Evet Erdoğan iyi bir hatip ve başarılı bir siyasi lider, ancak bu ilgiyi bunlarla açıklamak zor. Köln'deki salonda ve Türkiye'de televizyonları başında gözleri yaşlarla dolu insanları açıklamakta yetersiz kalan özellikler bunlar. Bu tanıma uyan birçok siyasi lider var ama aynı etkiyi yaratamıyorlar.
Köln'deki konuşmada bir kez daha ortaya çıkan temada gizli Erdoğan'ın değeri...
Erdoğan, Birinci Dünya Savaşı'nı, Sykes-Picot'yu ve kolonyal eşitsizliği bitirmek isteyen bir lider.
Erdoğan Avrupa'ya Köln'de basitçe şunu söyledi: Benimle eşit ilişki kur. Bana saygı göster. Süreçlerde nesne değil, özne muamelesi yap. Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değil...
Bu söylemin her Türkiye vatandaşının hafızasında ve kişisel tarihinde denk düştüğü bir yer var. 'O fakir delikanlı vardı ya' kompleksinden bahsetmiyorum. 1960'larda en ağır işleri yapmak üzere gurbete çıkanlar kadar, onların çocukları ve torunları için de Erdoğan'ın 'eşitliği' 'onurlu yaşam'ı ima eden tavırları bu nedenle çok hayati. Bunu Anadolu'yu gezdiğinizde de hissediyorsunuz. Mesele sadece maddi olarak zenginleşmekten öteye taşmış durumda ve bu iyi bir şey. İnsanlar kimlikleri, gelenekleri, inançları ile kabul ve saygı görmek istiyorlar. Ama aynı insanlar AB'ye girmek, dünyaya entegre olmak, dışa açılmak da istiyorlar. Ama bunu kimlik ve geleneklerinden taviz vermeden, onurlu ve özgün biçimde yapmak istiyorlar.
İşin özü bu... Bu doğru bir yol. Tarihin doğru yerinde duruyoruz.
İşte Tayyip Erdoğan bu özgüveni insanlara hissettirdiği için değerli. Eskinin içi boş 'Türk'e Türk propagandası' değil bu. Altında siyasi, ekonomik başarılar olduğu kadar, dünyaya entegrasyon ve dışa açılma arzusu da var.
Erdoğan'ın, 'Ben' diyerek konuşarak Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini başlattığı Köln toplantısında, hem Merkel'i hem de Almanya ile olan işbirliğini överken, aynı zamanda AB üyeliğini önemsediğini ifade etmesi önemliydi. Benim de AB için önerdiğim formülü Erdoğan da tekrarladı: 'Avrupa'da yükselen ırkçılık, İslamofobi ve antisemitizmin panzehiri Türkiye'dir. Batı-Doğu kucaklaşmasının kilidi Türkiye'dir' dedi.
Avrupa'nın güçlenen Türkiye'den tedirgin olmak yerine, jeopolitik önemini bir kenara bırakın, Türkiye'nin Batı-Doğu arasındaki yıkık köprüyü onarabilecek nadide bir imkân olduğunu keşfetmesi dünya için de en hayırlı olandır.
İslam coğrafyasını kontrol altında tutmak için 'Ilımlı İslam' gibi mühendisliklere sarılmanın, bir yandan da Boko Haram gibi örgütleri el altından desteklemenin artık 20. Yüzyıl'da kaldığını görmek için geç değil. Batı Erdoğan'ı yıpratmanın derdine düşmek yerine, Erdoğan'lı Türkiye'nin büyük potansiyellerini keşfetse, yeni bir real politiğin de temelini atmış olur. Mısır'da yapılan büyük hatadan Türkiye'nin ayakta kalmasıyla dönme fırsatını Batı hala kaçırmış değil.
Bir yüzyıl daha İslam ve Doğu coğrafyasını yarı sömürge durumunda, bu olmadı darbe veya iç savaşlarla kontrol etmenin artık mümkünü yok. 17-25 Aralık darbesi amacına ulaşmış, Erdoğan hal edilmiş olsaydı bile, bu tesbit geçerliliğini yitirmiş olmayacaktı. Mısır'da durum ertelendi ama, göreceksiniz Sisi o makamda uzun süre kalamayacak. Ukrayna'da olanlar ortada. 'Kiev İngiliz mi, yoksa Alman etkisinde mi kalsın' derken, Kırım Rusya'nın eline geçti. Rusya, Çin ile yaptığı devasa anlaşma ile Avrupa'ya enerji kartını daha sağlam kullanmak için büyük bir fon temin etti. Bu arada Türkiye'nin enerji bölgesindeki ağırlığı biraz daha artmış oldu. Bu manada birkaç sene içinde Türkiye açısından önemli gelişmeler yaşanacak. Türkmenistan, Azerbaycan, Irak, Kıbrıs ve İsrail enerji kaynaklarının dünyaya açılmasında Türkiye en güvenli ve en rasyonel kilit ülke durumunda.
Türkiye tüm projelerde güvenilebilecek, birlikte çalışılabilecek, katma değer yaratabilecek güçlü bir ülke.
Ama bunun için Türkiye'yi dizayn etme hevesinden vazgeçmek ve eşit bir ilişki kurmak, Türkiye'nin maddi, manevi hakkını teslim etmek zorunluluğu var. Kürt, Ermeni, Alevi, Kıbrıs gibi sorunları çözebilecek bir vizyona sahip bir ülkeyi kaosa sürüklemeye çalışmak ahmakça. Türkiye'de, çifte standartlı, kolonyal refleksli tavırları nedeniyle kendisine küsmeyen, rasyonelliğini yitirmeyen ve Köln'de olduğu gibi işbirliği çağrısı yapan bir hükümet olduğu için Batı kendisini şanslı hissetmeli.
Yeni Türkiye, yeni dünyanın da habercisi ve büyük bir şans. Bu nedenle Türkiye'nin ayağa kalkmasını Batı bir tehdit değil, büyük bir olanak olarak görmeli. Türkiye de rasyonellikten kopmamalı, özgün ve onurlu bir siyaset izlerken, bunun eforizme, 'fakir delikanlı' kibrine savrulmamasına özen göstermeli.
Herkes üzerine düşeni yaparsa, dünya için daha iyi bir dönem açılabilir. Batı ve Doğu'nun birbirinin bileğini sırayla bükmeye değil, beraber dünyayı yaşanabilir bir yer haline getirmeye ihtiyacı var.
İki coğrafyanın geleneğinde de yeteri kadar tecrübe mevcut.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019