Markar ESAYAN
Soğuk Savaş'ın sona erdiği, küreselleşme denen nebula aşamasındaki alt üst oluşta, Türkiye'deki dindarlar da kendilerine yeniden baktılar ve sürece kendi cevaplarını geliştirdiler.
Bu sürecin ön safhalarında yaşanan 28 Şubat postmodern darbesinin birçok okuması yapılabilir ve yapılmalıdır da. Mesela benim en çok dikkatimi çeken ilk şey, darbecilerin, devletten geçinmeli İstanbul sermayesinin aksine dünyayla iş yaparak sermaye artıran “Anadolu Kaplanlarına” (Yeşil Sermaye) dönük ağır saldırısı olmuştu.
Bunu çok anlamlı bulmuştum; zira toplum mühendisleri şu çok basit kuralın çalışmaya başladığını fark etmiş olmalılardı.
Orta sınıflaşan toplumsal kesimler önünde sonunda politik bir aktör yaratırlardı. Muhafazakârlar devletten geçinmeli olmadığı için vesayet tarafından kontrol edilemeyeceği gibi, ülkeyi değiştirecek bir muhalif hareket yaratabilirlerdi.
O zaman ya bu aktörün doğumunu engellemek, ya da çocuğu hastaneden kaçırıp istenen şekilde büyütmek gerekirdi.
Engellenmeye çalışıldı. Darbeleri Araştırma Komisyonu raporlarına göre 350 milyar dolarlık bir kaynağa el kondu, müesses nizamın aktörlerine aktarıldı. Ama bunun doğum anına tanıklık edilen muhafazakâr orta sınıfın önünü kesmeye yeterli olmayacağı belliydi.
Sanırım, o dönem diğer cemaatler baskı altına alınırken, Gülencilerin önünün açılması da bu nedenle oldu.
Bir yanda Taliban ve El Kaide örnekleri kenarda durur, ülke içindeki Milli Görüşçüler de şeytanlaştırılırken, Gülen'in Dinlerarası Diyalog Projesi, ABD ve İsrail ile yakın ilişkilerle paralel giden İran karşıtlığı makbul muhafazakârlık modelini ortaya koyuyordu. Bu modelin Türkiye merkezli olarak tüm İslam coğrafyasına okullar üzerinden ihraç edilmesi, belli ki öyle üç beş yılın değil, 50 yıllık planlamaların sonucu olmalıydı.
Derin devlet patron değiştirmez, değişen sadece taşeronlardır. Bizler olay anında meşru, şeffaf siyasi hareketleri gözlemleyebiliyoruz. Ancak belli ki, vesayet görüş dürbünleri ile Türkiye'ye bakıldığında, asıl iktidar olarak görülen şey, Gülen cemaati idi.
Nitekim, AK Parti, devleti içeriden ele geçirmekte olan paralel yapı ve bağlı olduğu merkez için ancak geçici bir unsur veya makbul muhafazakarların makbul siyasi partisi olabilirdi.
Ergenekon ve Balyoz davaları, Hablemitoğlu, Dink, Santoro, Malatya, Danıştay gibi cinayetler, AK Parti ile seçmenin dikkatini farklı yere yoğunlaştırırken, TSK, MİT ve genel bürokrasinin milli öğelerini ele geçirme operasyonunun kamuflajı olarak kullanıldı. Belki de bizzat tertip edildi.
Burada sapma daha çok Recep Tayyip Erdoğan'ın politik bir kimlik olarak umulan, hesaba katılandan daha tayin edici rol oynamasında yaşandı. AK Parti onun önderliğinde, planlanan mühendislikte kendisine biçilen rolün dışına çıktı.
Takriben, 2009 yılından beri Erdoğan'ın hedef seçilmesi bu nedenledir.
Mühendisliklerin zayıf noktası kendisini Yaratıcı yerine koyması, birey ve toplumların sürprizli yapısını, hayatın umulmadık tepkilerini hesaba katamayacak kadar fani olması, ama bunu bilmemesidir.
İslam'ı, Batı'nın 17. Yüzyıl'dan beri Kıta Avrupası'nda Hıristiyanlığa yaptığı üzere, kültürel bir boşgösterene, seküler âlemin kültürel bir alelade figürüne dönüştürmek üzere Gülen maskeli toplum/siyaset mühendisliği, ilginç ve bana çok keyif veren şekilde istenen başarıya ulaşmadı.
28 Şubat'ta ve AK Parti'nin ilk dönemlerinde, bir hegemonya aracı olarak sekülerlik parantezindeki liberal aydınların, yazarların, ünlü sosyologların muhafazakârlara gösterdiği yakın alaka, mesela başörtüsü özgürlüğüne verilen destek, başörtüsünün bir tür modernleşme olduğuna dönük araştırmalar vs, bunların çoğu, muhafazakârları biçimlemek üzere ve izah ettiğim çerçevede devşirilmesi kaydı ile cari olan mühendislik hareketleriydi. Bir tür sızmaydı.
Bunların bir kısmının 2009'dan sonra, ama özellikle Gezi'de gerçek yüzlerini göstermeleri, mühendislikteki umulmadık başarısızlık nedeniyleydi. Dikkati çeken diğer bir husus ise, bunların çoğunun işvereninin Gülen olmasıydı.
Peki bu mühendisliğe şimdi ne mi oldu? Sürüyor. Yarın ona bakalım biraz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019