Mehmet AKBACAK
Tek parti zihniyeti ürünü olan Anadolu’yu Türkleştirme politikası iflas etmiştir. 12 Eylül askeri cuntasının vahşi ve acımasız uygulamaları sonucunda Kürtler sorunlarını şiddet yoluyla çözmeye kalkıştılar. (Her türlü şiddete karşıyım) Devlete egemen olan zihniyet PKK şiddetini yok etmek için daha çok şiddet uygulama yoluna gittiler. Kürtleri Kürt sorununu görmezden geldiler. 26 yıldan beri süre gelen bu çatışma sonunda taraflar birbirini yok edemeyeceklerinin farkına varmış oldular. Bu sorun tek başına PKK terör sorunu değildir. Bu bir Kürt sorunudur. Bu yalnız bize ait bir sorun olmaktan çıkmış, bölgesel ve küresel bir sorun haline gelmiştir.
Bu yüzden hem iç dinamikler hem bölgesel dinamikler ve hem de küresel dinamikler bu sorunun çözülmesini istiyorlar. PKK nın da silahı bırakmak istemesi veya istemek zorunda kalması barış sürecine giden ilk taşların döşenmesinde önemli rol oynamıştır. Referandum boyunca eylemsizlik kararının sürmesi toplumda önemli bir yumuşamaya neden olmuştur.
28 Ekim günü Radikal gazetesine Kandil sorumlusu Murat Karayılan’ın verdiği demeç PKK nın hem öz eleştirisini yapmış ve hem de gelecekteki politikalarının barışçı olacağının işaretlerini verdi. (Geçmişte sivillere çok zarar verdik. Bundan dolayı özür dileyebiliriz. Bundan sonra sivillere zarar vermeyiz. Devleti yenemeyiz ama yok da olmayız.)
Bu açıklamanın üstünden daha 3 gün geçmeden Taksim’de patlayan canlı bomba haberini duyduğumda eyvah dedim. Barış için yapılan tüm emekler boşa gidecek. Tekrar başa dönülecek, cenazeler gelmeye başlayacak, ocaklar sönecek ve analar ağlamaya devam edecek, toplumdaki çatışmacı unsurlar dereye girecek, Türkiye felakete doğru koşar adım sürüklenecekti. Eylemsizlik kararının bittiği gün de bu eylemin yapılması gerçekten çok önemli ve manidardı.
Bir gün sonra Kandil’den gelen açıklama toplumda var olan gerginliğin yumuşamasına neden oldu, yetkililerin hemen PKK’yı suçlamamaları olayın boyutunu değiştirdi. Demek ki bazı güçler (hem içerde, hem dışarıda) barış sürecini baltalamak istiyorlardı. Canlı bombaya PKK nın sahip çıkmaması ve toplumun büyük bir kesiminin (Türk ve Kürt kamuoyu) sert bir şekilde tepki koyması, terör olayını açığa düşürdü ve marjinalleştirdi. Terör eskisi gibi amacına ulaşamamıştı. Bu hengâmeden barışın daha da önem kazanması anlamlıydı. Hükümete ve yetkililere verilen destek daha da ileri boyutlara ulaşmıştır. Sayın Erdoğan bile devlet herkesle konuşabilir rahatlığını yaşıyordu. Barışın hiç bu kadar yakınımıza geldiğini hissetmemiştim. Gerçi barış süreçlerini sonuçlandırmak hiç de kolay değildir. Bu süre zarfında Taksim’deki olaylara benzer olaylarla karşılaşabiliriz. Bu bizi barış görüşmelerinden alı koymasın. Toplumumuz (hem Türk hem Kürt) olgunlaşma dönemini yaşıyor. Öncelikle yapacağımız barışın ortak dilini oluşturmak. Hem PKK nın hem de devletin topluma ve birbirlerine güven duygusunu vermeleri gerekir. Askeri operasyonlara son verilmesi, PKK lıların sınır dışına çıkarılması, KCK lıların tahliye edilmesi ve sivil siyasete katılmalarının engellenmemesi anadilde eğitim konusunda adımların atılması barış sürecini hızlandıracak ve Türkiye olarak büyük bir sorundan kurtulmuş olacağız. Bu sorun Türkiye’nin ayaklarındaki prangadır. Bundan kurtulmadan Türkiye 1. Sınıf devlet haline gelemez, Türkiye insanı dünyada başı dik dolaşamaz.
Bazen bu yaşananlar ve gelişen bu durum bizim ülkemizde mi oluyor (yeterli olmasa da ) diye soruyorum. Yuvalarında uçmak için kanat çırpan yavru kuşların heyecanını ve tedirginliğini yaşıyorum. Umarım kanatlarımız bizi barışa, huzura ve özgürlüğe doğru uçurur. Ne demiş şair “Güzel günler göreceğiz çocuklar.”
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019