Mehmet ALTAN
Geçen haftalarda Oya Baydar “İkinci Cumhuriyet’e Doğru” başlıklı anlamlı ve nitelikli üç yazı yazdı.
Birinci Cumhuriyet’in miadının dolduğu ama Demokratik Cumhuriyet’e geçmekteki zorluklara dikkat çekti. Sürece değginönemli ve zor sorular sordu.
Bu yazı dizisinin nedeni de Baydar’ın yazdığı o kapsamlı ve nitelikli yazılar zaten.
Baydar şöyle diyordu:
“…Onlar: yani başlıca Kürtler, Aleviler ve de siyasal İslamcılığa taban sağlayan Sünnî Müslüman halk.
Bunlar, kendilerine yasaklanmış tarih sahnesine siyasal hayatın doğal akışı içinde değil, söke söke, zorlayarak, dar gömleği yırtarak, 1923 Cumhuriyeti’nin ağır vesayet rejimini gerileterek, sarsarak çıkmaya çalışıyorlar.
İslamcılar, Müslüman muhafazakâr halk kesimlerine dayanarak bu çıkışı başardılar.
Ancak, AKP örneğinde görüldüğü gibi, iktidar olduklarında içinden çıktıkları rejimin ve kendi ideolojik bagajlarının ceberrutluğunu/otoriterliğini, ayrımcılığını kuşanarak kendi vesayetlerini kurmaya ve tıpkı Cumhuriyet seçkinleri gibi kendi toplumsal mühendislik projelerini uygulamaya, toplumu kendi modelleri üzerinden dizayn etmeye çalışıyorlar.
Bunu yaparken, mutlak iktidar hedefine kilitlenip, kendi kutsalları dahil hiçbir kutsal, hiçbir ahlak kuralı, evrensel-yerel hiçbir yasa tanımıyorlar.
Mağduriyetlerinin yarattığı öfke sadece siyasal değil toplumsal intikamcılığa dönüşüyor.
Tek’çilik bir kez daha hortluyor: ‘Sadece biz varız, millet biziz, bize benzemeyen ve biat etmeyenler ezilmeye mahkûm!’
Tayyip Erdoğan bu yeni vesayetçi zihniyetin hem en güçlü, hem de temsil kabiliyeti en yüksek figürü.”
xxxxxxx
Toplumun varlığını sürdürebilmesi için tarihin ona çizdiği “mecburi” istikameti konuşmadan once Kürt meselesine de değinmemiz gerekiyor.
“Şehirlilerin” ezdiği ve gelişmesine izin vermediği, “taşrayahapsedilmiş” kesimde iki büyük yapı vardı… Kendilerini Sünni dindarlıklarıyla tarif eden “muhafazakarlarla”, kendilerini ırklarıyla tarif eden “Kürtler.”
Devletçi şehirlilerin azınlık diktasını yıkıp, yeni ve demokratik bir cumhuriyet kurma potansiyeline sahip iki güç olarak da bunlar görülüyordu. Umut bağlanan iki güç de bunlardı.
Bu iki büyük kitle şu an için “güç birliği” yapmış görünüyor. Ama ne yazık ki bu işbirliği ümit edildiği gibi pek de “demokrasi” odağında gerçekleşmiyor.
Kürt siyaseti, görünen o ki Başbakan Erdoğan’ın “diktatörlük” yolundaki ilerlemesinin kendilerine de “özerklik” yolunu açacağına inanıyor ve onun “diktatörlüğünü” çeşitli pazarlıklarla destekliyor.
Cumhuriyetin en faşizan yasalarından biri olan “MİT yasasının” görüşülmesi sırasında kimi Kürt siyasetçilerinin MİT’e teşekkür ettiklerini gördük, buna da Kürt tarafından ciddi bir tepki gelmedi.
Bu küçük örnek bile Kürt siyasetinin nerede durduğunu gösteriyor.
Kürtler, kendi geleceklerini galiba artık “Türklerle birlikte” kurulacak demokratik bir yapının parçası olmakta görmüyorlar, kendilerine çok acılar çektirmiş olan Türklerin çekeceği büyük acılar pahasına bir diktatörlüğü desteklemenin kendi çıkarlarına olacağını düşünüyorlar.
Bu bir tercihtir, olabilir. Halbuki Kürtlerin haklarının, hukuk ve demokrasi içinde teslim edilmesi, yeni yaşam biçiminin nasıl olacağının hukuk ve demokrasi içinde belirlenmesi daha sağlıklı ve kalıcı olurdu. Ama belli ki onlar, en azından büyük bir bölümü ya da onları temsil eden siyaset kurumu böyle düşünmüyor.
“İslamcı kemalist” bir diktatörlükle anlaşıp özerkliklerini almanın daha iyi olduğuna, bunun onların düşündüğü kadar sorunsuz bir çözüm olduğuna inanıyorlarsa, bu Kürtlerin bileceği bir iş.
Bazı AKP yandaşlarının ve diktatörlük hayranlarının yaptığı gibi, “Kürtlerin özerkliği için Türkler özgürlüklerinden vazgeçsinler, esareti kabul etsinler, demokrasi mücadelesi yapmasınlar” demedikleri sürece bizim onlara söyleyecek bir lafımız olamaz. Onlar kendi geleceklerine kendi tercihleri doğrultusunda yürürler.
Tabii bu tercih, Kürtleri Türkiye’nin “demokratikleşme” mücadelesinin dışına taşıyor, bu takdirde onlar kendi maceralarını yaşayacaklar, yeni bir Türkiye arayanlar da kendi maceralarını.
Gelişmeler bu çizgide devam ederse artık Kürtlere ya da Kürt siyasetine, demokratikleşmeye yardımcı olacak bir güç olarak bakmak, onları böyle bir denklemin içine oturtmak çok zorlaşacak.
Onlar bu yıkılan devletin enkazından kendilerine ayrı bir yapı çıkarmaya çalışacaklar, şu anda görülen o ki bunu da devleti ve toplumu çökertenlerle anlaşarak yapacaklar.
Şimdilik karşımızdaki olgu bu.
Birinci Cumhuriyet’in “kurucu ortaklarından” olan ve büyük bir mağduriyet yaşayan Kürtler, bu stratejileri sürerse İkinci Cumhuriyet’in kuruluşunda yer almamayı tercih edecekler.
Elbette demokrat Kürt bireyler ve gruplar bu mücadeleye katılacak ama Kürt siyaseti bir bütün olarak bu mücadelede bulunmayacak.
Çünkü onlar kendi geleceklerini Türkiye’nin demokratikleşmesinde değil, onlara istediklerini vereceğine inandıkları Erdoğan’ın MİT destekli diktatörlüğünde görme eğilimindeler.
Bu siyasi tablo değişmezse belki de tarihimizde ilk kez demokrasi mücadelesini, içinde Kürtlerin yer almadığı bir “Türk hareketi” olarak yaşayacağız.
Bu nedenle, demokrasi değişimini Türkçü bir milliyetçiliğin etkilerinden arındırarak evrensel değerlere sahip bir harekete dönüştürmek için de özel bir çaba gerekecek. Kürtlerin eksikliği sürer ise sanırım bu eksiklik en çok bu konuda hissedilecek.
Şimdi gelelim, her “direğinin” yıkıldığı bir Türkiye’den yeni bir Türkiye nasıl doğacak sorusuna…
(Devam edecek...)
http://www.duzceyerelhaber.com/mehmet-altan/24507-ic-savasin-kanli-cehenneminden-gecmeden 1
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025