Mehmet ALTAN
‘Yeni Türkiye’nin ‘ileri demokrasi’ olduğunu iddia eden siyasal iktidar, çok tartışmalı ve fırtınalı geçen on küsur saatlik Milli Güvenlik Kurulu’nda, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne ne idüğü belli olmayan, hukuksal bir nitelik de taşımayan, ‘legal görünüm altında illegal paralel yapılanmalar’ lafını sokuşturmaya çalışırken, yoksul köylüler kredi borçlarını ödemek için madenlerde, Isparta’nın Yalvaç İlçesi yakınlarında köhne bir midibüse tıklım tıkış istiflenmiş elma toplamaya giden ‘mevsimlik işçiler’ de yollarda ölüyordu.
Kısacası ‘cinayet ekonomisi’ geçen hafta da kan içmeye...
Hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet de yapışkan arsızlığıyla ortalıkta sırıtarak çalıp çırpmaya devam ediyordu.
xxxxxxxxxxxxxxx
Siyasal İslamcı siyasetin paraya doymayan açgözlülüğü, kan ile palazlanma vicdansızlığı en çok yoksulları vuruyor.
AKP iktidarında ölen işçilerin sayısı on beş bine yaklaşıyor, bu bir fıtrat değil, bugünkü ekonomik sistemin tercihi…
Çaresiz insanların ucuzlatılmış ölümleriyle üretim yapmak, çaresiz insanların ucuzlatılmış ölümleriyle ihracat yapmak, bugünün ekonomik politiği…
Yeni bir ekonomik büyüme modeli olmadıkça, AKP’li müteahhit ve madenciler öldürmeye devam edecek, bu siyasal iktidar da buna Soma’da olduğu gibi açık ya da son ölümlerdeki gibi gizli alkış tutmaya devam edecek.
xxxxxxxxxxxxxxx
Yeni raporlara dayanarak üretime açılan Soma’da yangın çıkması ya da Ostim’de yeniden insan hayatlarını hedef alan patlamalar artık haber bile olamıyor.
Üstelik bu kan içerek palazlanmaya çalışan büyüme modelinin neden olduğu bunca cinayete rağmen tüm sorumlulara takipsizlik verme yüzsüzlüğü yanında, istifa eden tek bir siyasi yetkiliye de rastlanmıyor. Mezar kazıcıları gibi beraberce cinayet mahallerinde boy göstermeye devam ediyorlar.
AKP onca yıllık iktidarına rağmen eşi menendi görülmemiş bir pişkinlikle mağdur rolü oynamayı sürdürüyor, başka çakma suçlular bulma gayretini de hiç eksiltmiyor.
Başarıların sahibi siyasal iktidar iken, lime lime dökülen her türlü başarısızlığın ve beceriksizliğin ya da yolsuzluğun sorumlusu hep başkaları.
xxxxxxxxxxxxxxx
Bu korkunç ve kanlı vurgunun ‘anıtkabiri’ ise Aksaray ismiyle inşa edildi.
Madenlere üç kuruşa yapılacak yaşam odalarına para sarf etmeye yanaşmayan zihniyet, milyonlarca dolar harcayarak kendisine bin odalı bir utanmazlık abidesi inşa edip ‘insan haysiyetini’ o sefil kabire gömdü.
25 milyar cari açığı olan ülkede, 500 milyon dolar bir adamın şahsi keyfi için harcandı.
Türkiye’nin aldığı borçlar saraylara, gösterişli uçaklara sarf ediliyor.
Cinayet ekonomisinin klasik görüntüsüdür bu, zavallı kurbanlar madenlerin çamurlarına gömülürken, cinayetlerin sorumluları o kanlı paralarla kendilerine saraylar yaptırırlar.
Kan üstünde yükselen o binalara günahlarını ve suçlarını sığdırmaya çalışırlar… O suçlar saraylara sığmaz.
Sığsaydı, daha önce aynı yollardan geçenler, suçlarını saray duvarlarının arkasına saklamaya uğraşanlar, ‘tarihin lanetlileri’ olarak birer karanlık hayalete dönmezlerdi.
xxxxxxxxxxxxxxx
Bunu bildikleri için saraylarının yanı sıra ‘yeni bir hukuk’ icat edip, yasalarda tarifi olmayan suçları ‘kırmızı kitaplarına’ yazdırmaya uğraşıyorlar.
Açıkça ortada duran kendi suçları yargılanmayı beklerken onlar kendilerini yakalayanları suçlamak için ‘legal görünüm altında illegal paralel yapılanmalar’ türünden safsatalar üretiyorlar.
Demokrasilerde Milli Güvenlik Kurulları ya da ‘paralel anayasa’ sayılabilecek ‘kırmızı kitaplar’ olamayacağı gibi, ‘legal görünüm altında illegal paralel yapılanmalar’ diye bir suç tarifi de olmaz.
Bu lafın altına imza atan herkes, bir gün gelecek bu saçmalığı devlet kayıtlarına geçirmenin, devletin hukuki temelini böyle meşum belirsizliklerle dinamitleme girişiminin hesabını verecek.
Böyle bir tanımı ‘hukuki kabul etmek’, bir devleti yok etmektir.
Olmayan bir suçtan dolayı insanları suçlayacak bir alt yapı hazırlamak ciddi bir suçtur.
Sarayların parlak avizelerinin göz kamaştırıcı ışıkları altında işledikleri suçları fark edemeyenler, bunların suç olduğunu mahkeme salonlarında öğrenirler.
xxxxxxxxxxxxxxx
Ayrıca bu abuk sabuk tanımlamalarla cemaatler ‘fişlenecek’ ise, bunlar ‘legal görünümlü illegal paralel yapılanmalar’ ise, ‘Allah için siyaset yaptım’ diyenler ya da şimdi ‘paralel’ olarak düşman ilan edilen yapılara ‘ne istediler de vermedik’ diyenler ‘Kırmızı Kitap’ın neresinde yer alacaklar?
Ya da eğer Milli Güvenlik Kurulu ve Kırmızı Kitap olacak ise, ‘legal görünüm altında illegal paralel yapılanmalarla’ işbirliği yaptığını alenen ikrar eden bu siyasal iktidar yeni icat ettiği bu suçu işlemiş olmaktan nasıl kurtulabilecek?
Suçları o kadar büyük ki o suçlardan kurtulmak için icat ettikleri ‘hukuksuz’ ölçülerle bile suçlu oluyorlar.
Yeni ‘kurtuluş savaşı’ diye ‘hukuktan kurtuluşu’ kast ediyorlar ama en hukuksuz yapıda bile suçlu olmaktan kurtulamıyorlar.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Bu siyasal iktidarın hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet suçundan kurtulmak için Milli Güvenlik Kurulu ve Kırmızı Kitap’tan medet umar hale geldiği bir ortamda, Türkiye’den geçen Kürt ordusu bölgede büyük bir coşkuyla karşılandı.
Halk ‘bijiserok Obama’ sedalarıyla yol boyunca peşmerge konvoyuna büyük sevgi gösterileri yaptı.
Bu devlet, ‘legal görünüm altında illegal yapı’ gibi saçmalıklarla uğraşmak yerine gerçekleri görmeye uğraşsaydı, Türkiye’nin sınırları içinde yabancı bir askeri gücün ‘özgürlük ordusu’ gibi sevinçle karşılanmasının nedenlerini merak eder, ‘bu ülkenin ordusu düşman görülürken başka bir ülkenin ordusu neden böyle dost görünüyor, buna yol açacak hatayı nerede yaptım’ diye düşünürdü.
Onlar bu olayın gerçek nedenlerini merak etmediler. Olayın temelindeki kendi hatalarından değil ‘görüntüden’ rahatsız olup aralarında kavgaya tutuştular.
Olay Genelkurmay ile MİT arasında polemiğe neden oldu.
MİT’in, Genelkurmay’a karşı kendisini, ‘plana göre peşmergeler gece saat 23.00’da Türkiye sınırından girecek ve 06.00’da ise Kobani’de olacaktı. Lastik patladı, araç bozuldu, gerekçeleri ile plan bozuldu’ şeklinde savunduğu duyuldu.
‘Görüntünün’ kavgası yapıldı.
‘Barış sürecini’ iktidarın faşist uygulamalarını perdelemek için kullananlar da, ‘iki yıldır süren bu barış sürecinin Kürt halkının kalbini neden kazanamadığını’ hiç merak etmediler.
Onların merak etmediği sorunun cevabını ben vereyim, barışla değil kurnazlıkla uğraştığınız için kendi Kürt vatandaşlarınızın kalbini kazanamadınız, sizin kurnazlıklarız ve çıkarcılıklarınız yüzünden kendi vatandaşlarınız yabancı bir orduyu sevinçle karşılıyor.
xxxxxxxxxxxxxxx
Türkiye dört bir yanından su alıyor.
Dünya, aç gözlü hırsızların elinde bir devletin batışını izliyor.
O batan devletle birlikte 80 milyon insanın hayatı ve geleceği de batıyor.
Onlar saraylarda otursunlar, bin odanın her birinde ayrı bir suçun hayaletini saklasınlar diye insanlarımız ölüyor.
Türkiye’yi kurtarabilmek, bu devletin batmasını, insanların hayatlarının bir felakete doğru savrulmasını önlemek için yeniden hukuku bulmamız gerekiyor.
Bunları o koltuklardan indirecek, bizi de kurtaracak olan hukuktur.
Bir gün hukuk bu ülkeye gelecek.
O zaman bütün bu katillerle hırsızlar da hak ettikleri yere gidecek.
http://www.gazete360.com/Yazarlar/mehmet-altan/kirmizi-kitapli-kirmizi-baslikli-kiz/2150
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025