Merve Şebnem Oruç
MİT, FETÖ’nün ele geçirmek için can attığı ama başaramadığı, başaramadıkça da çıldırdığı kurumların başında geliyor. FETÖ’nün devlete yönelik kumpaslarının alenileştiği ilk saldırı çoğunluk tarafından 7 Şubat 2012 MİT krizi olarak kabul edilir.
17-25 Aralık 2013 yargı darbesinden Selam Tevhid Kumpası’na uzanan o ağır saldırı sürecinde MİT TIR'larının durdurulması meselesi çok kritik bir yer tutar. Ak Parti hükümetini uluslararası camiada zora sokmak, “Daeş’e destek veriyor” şeklinde yaftalamak, Recep Tayyip Erdoğan’ı savaş suçlusu durumuna sokmak ve Lahey’de yargılatmak amacıyla hazırlanan tezgahın en önemli sac ayaklarından biriydi Ocak 2014’te yaşanan o çirkin olay.
Muhakkak hatırlıyorsunuzdur en tepesine dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerleştirildiği ‘Selam Tevhid Örgütü’şemalarını... 17-25 Aralık’la finansmanının İran’dan sağlandığını, silahların MİT TIR'ları kumpası vasıtasıyla Daeş’e gönderildiği bir terör örgütü görünümüne sokacaklardı Ak Parti’yi; ardından Hamas gibi, Müslüman Kardeşler gibi ‘siyasal/radikal İslamcı’ tehdit, hatta bir ‘terör örgütü’ olarak etiketleyeceklerdi. Böylece, FETÖ’nün sahipleri Erdoğan’dan kurtulacak, Türkiye’yi istedikleri hizaya getirecek ve “İşte Türkiye’de de demokrasi rayına oturdu” diyeceklerdi; Mısır darbesi sonrası yaptıkları gibi.
Buraya kadarı işin hepimizin bildiği Türkiye boyutu. Ancak MİT TIR'ları kumpası, bir diğer boyutuyla, sınırın ötesinde yaşananlar açısından da oldukça acı sonuçları olan korkunç bir komploydu. Ve maalesef kimse konuşamıyordu.
Malum o dönemde ‘Rojava devrimi’ tabelası altında, Suriye’nin kuzeyinde Esad rejiminin PYD’ye teslim ederek çekildiği bölgelerde PYD/YPG’ye muhalif olan Kürtler, Arap ve Türkmenlerle birlikte sistematik şekilde yerlerinde yurtlarından ediliyor, Kürtlerin bir kısmı Türkiye’ye diğerleri Kuzey Irak’a kaçıyordu. Türkiye’nin Gezi olaylarıyla meşgul edildiği günlerde bütün 2013 yazı boyunca PKK Suriye’nin kuzeyinde korkunç bir temizlik yapmıştı. Daha Kobani olaylarına çok zaman vardı ama örgüt gözden uzakta ilerleyen günlerde girişeceği planın hazırlıklarını tamamlıyordu. Bölgede PKK/PYD baskılarına direnenlerse korkunç şekilde susturuluyordu. O anlardan biri de Amude Katliamı’ydı. Örgütün baskılarına isyan eden göstericilere sözde asayişi sağlayan YPG’liler tarafından Doçkalarla ateş açılmış, kimse kaçamasın, kaçıp da anlatmasın diye de Amude-Kamışlı yolu tutulmuştu.
Ne yazık ki o günlerde Türkiye’de de dünyada da PKK/PYD’nin vahşetinden kimse bahsetmiyordu. Elbette o zamanlar “Irak ve Şam İslam Devleti” adıyla devlet kurduğunu ilan eden Daeş terör örgütünün yaptıklarından başka bir şey konuşulmuyordu. Onu da uluslararası medya, kadrajını seçici geçirgen bir şekilde ayarlayıp öyle dünyaya anlatıyordu. Ağzını açıp PKK/PYD’nin yaptıklarını dile getirecek olanı, “IŞİDcisin sen!” diye linç ediyorlardı.
Dahası, o dönemde Suriyeli muhalifler ellerinde tuttukları bölgelerde Daeş’le savaşıyorlardı. Sadece Deyrezzor’da, Rakka’da değil, Halep’te ve İdlib’de, yani burnumuzun dibinde de muhalifler Daeş’e karşı mücadele veriyordu.
Hadi açık açık, tane tane, tarih vererek yazalım ki, MİT TIR'ları ihanetinin boyutları daha da iyi anlaşılsın. 1 Ocak 2014 tarihinde bir TIR, FETÖ savcısı kontrolünde Kırıkhan-Reyhanlı güzergahında jandarma tarafından durdurulmuştu. Jandarma savcılık talimatıyla TIR’da arama yapmak istemiş, ancak ortaya çıkan kriz sonucu neticede TIR’da arama yapılamamıştı. O görüntüleri herkes hatırlıyordur, jandarmanın MİT görevlilerine silah doğrulttuğu fotoğraflar kanımızı dondurmuştu. Olay sosyal medyada açık, gizli, gönüllü tüm FETÖ’cüler tarafından “MİT Daeş’e silah taşıyor” şeklinde yansıtılmıştı. Ardından 19 Ocak 2014’te Adana’da durdurulan 3 TIR aranmış ve taşıdıkları malzemeler fotoğraflanmıştı. Enis Berberoğlu’nun ‘casusluk’ suçlamasıyla hapis cezasına çarptırılmasına varan süreç Can Dündar’ın başında olduğu Cumhuriyet Gazetesi’nin bu fotoğrafları basmasıyla başlamıştı.
Ocak 2014’te Daeş’le çatışmakta olan muhalifler Cerablus’tan el Bab’aonlarca kayıp verdi, yüzlerce yaralının kimi sınırın Türkiye tarafına taşınıyor ve ne hazindir ki Daeş’le savaştıkları halde “IŞİDliler Türkiye’de tedavi ediliyor” diye yalan haberlere aktör oluyorlardı. Günler süren çatışmalar sonucu el Bab 13 Ocak 2014 günü Daeş’in eline geçmişti. Cerablus zaten Temmuz 2013’ten beri büyük oranda Daeş’in kontrolündeydi. 15 Ocak günü, Daeş’in elinde tuttuğu 70 esiri bir gün önce kurtarmayı başaran muhalifler ve yanlarındaki sivillerden 26’sı Daeş’in bombalı araç saldırısında hayatını kaybetti. Sınırımıza rahat rahat yerleşme imkanı bulan Daeş, 28 Ocak günü sınırda Türk askerine ateş açtı.
“Türkiye Daeş’i destekliyor,” yalanıyla Daeş’le savaşan muhaliflere verilen desteğin önü kesilince sınır ötesinde sınırımıza yerleşmeye çalışan teröristlerle çatışan muhalif gruplar desteksiz kaldı, çok sayıda ölü ve yaralı verdi, zayıfladı. Suriye’nin Türkiye sınırının bir kısmına PYD/PKK çöreklenirken ilerleyen günlerde öteki tarafına da Daeş iyiden iyiye yerleşti. Belki o gün MİT TIR'ları durdurulmasaydı, muhaliflere verilen desteğin önü kesilmeseydi, muhalefet partileri de FETÖ’nün arkasına takılmak yerine “Suriye’de olanlar bizim ulusal güvenliğimizi ilgilendiren meselelerdir,” diyebilse ve daha fazla yardım edilmesini teşvik etseydi, biz belki 2,5 yıl sonra Suriye’ye kendimiz girmek zorunda kalmayacak, kendi göbeğimizi kendimiz kesmeyecek ve 7 ay 5 gün süren Fırat Kalkanı Harekatı boyunca 70 şehit vermeyecektik. Ayrıca Suriyeli muhaliflere almaları gereken destek verilebildiği için, ABD Türkiye’ye “Daeş’le mücadele” etmek için PYD/YPG’yi seçme nedeni olarak kullandığı, “Sahada en organize, en hazır, en güçlü yapı bunlar. ÖSO, ya da Suriyeli muhalifler zayıf, eksik, düzensiz ve yetersiz” argümanlarını boşa çıkarabilecektik.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
29.12.2019
8.02.2019
29.07.2018
22.07.2018
15.07.2018
12.07.2018
5.02.2018