Münir AKTOLGA
Alper’in yazısından aktarıyorum[1].
„ABD Başkanı Donald Trump’ın PYD-YPG’ye ağır silahlar verilmesi kararını onaylamasından sonra neler olacak?
„Hürriyet gazetesinin Ankara Temsilcisi Hande Fırat, Türkiye’nin belirli koşullar oluştuğunda dört noktadan Suriye’nin Kürt bölgesine müdahale edeceğine dair önceden alınmış bir karar olduğunu söylüyor. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül de “en az dört noktadan tereddütsüz müdahale” diyor...“
„Hande Fırat, askeri kaynaklardan ve hükümet yetkililerinden aldığını söylediği, yukarıda sözünü ettiğim bilgiyi paylaştı izleyicilerle... Buna göre, Türkiye, kararnamenin imzalanması ve ABD ile PYD-YPG ittifakının resmiyet kazanması durumunda nasıl hareket edeceğini önceden belirlemişti: Harekât planları hazırdı, Türkiye en az dört noktadan Suriye’deki Kürt bölgesine müdahale edecek, oralarda “cep”ler oluşturacak ve böylece Türkiye-Suriye sınırını boydan boya geçecek bir “Kürt koridoru”nun oluşmasını engelleyecekti“...
Alper, „ABD, bunu nasıl ve neden göze alıyor“ dedikten sonra devam ediyor…
„Görebildiğim kadarıyla burada da iki ihtimal var:
Birinci ihtimal:ABD, bazı yorumlarda dile getirildiği gibi Türkiye’yi, “YPG’ye verilen desteğin geçici ve taktik” olduğu argümanıyla aşmayı düşünüyor olabilir. Bu ihtimalin ima ettiği şey açık: ABD, şimdi Kürtlere böyle diyor ama zamanı gelince ipe un serecek ve Türkiye’yi rahatlatacak.
İkinci ihtimal:ABD, Kürtlere verdiği sözün sonuna kadar arkasında duracak. Çünkü orada kurulacak bir Kürt oluşumu (devleti?), ABD için Türkiye’nin müttefikliği dahil her şeyden daha önemlidir.
İkinci ihtimal geçerliyse, sadece Kuzey Suriye değil bölgenin tamamı büyük alt üst oluşlara gebe demektir…“
Ben olaya biraz farklı bakıyorum:
Bence Amerika 20.Yüzyıldan çok şey öğrendi!.. Sanıyorum şöyle düşünüyorlar: Bunların eti ne budu ne, „devlet istemiyorlarmışta“, kantonlar adı altında"komünal yaşam alanları kuracaklarmışta“!!.. Dünya girmiş bir sürecin içine, küreselleşme denilen bu süreç almış başını gidiyor... Bu süreçte ayakta kalabilmen için daha fazla bilgi üretmekten başka yolun yok. Daha iyi kalitede ürünleri daha ucuza üreteceksin ki kendine bir yaşam alanı yaratabilesin… E, bütün bunlar seni ilgilendirmiyor, öyle mi? Peki seni ilgilendiren ne? 20.Yüzyıl kalıntısı ideolojik takıntılar!! Marksizmi-Leninizmi daha da geliştirmeye çalışıyormuşsunda! Sovyet devrimini yapanlar daha sonra ulus devlet olarak da örgütlenerek stratejik hatalar yapmışlarda… bunlar o hataları yapmadan, yani ulus devlet haline gelmeden direkt olarak „komünler kurarak“ işe koyulacaklarmışda!! Yani, devlet olmayan bir devlet ve adı devletçilik olmayan tek parti yönetiminde „komünal“ bir devletçilik aracılığıyla 21.Yüzyıl yollarında koşar adım ilerleyeceklermiş!.. Adamlar ciddiye almıyorlar ki bunları, varsın onlar öyle düşünsünler biz işimize bakalım diyorlar ve ona göre bir oyun kuruyorlar… Var mı bunun başka bir izahı?..
Amerika (ve Rusya da), kafası bu kadar karışık bir örgütü tehlike olarak görmüyor (lar), bu kadar!!. Tam tersine, Türkiye'yi, İran’ı, Barzani'yi ve de Arapları kontrol altında tutabilmek amacıyla, yaşayabilmek için daima kendilerine bağlı kalmak zorunda olan böyle bir oluşuma ihtiyaç duyuyorlar... Bitti!!.. Öyle ya, Amerika’nın ve Rusya’nın desteği-koruyucu kanatları- olmadan, bir yanında Türkiye, öte yanında İran, Barzani ve de Araplar olan öyle hayali "komünal" bir yaşam alanı nasıl ayakta kalacak ki?.. Şu anda bile, Amerika’yı ve Rusya’yı çekin bir tarafa, ortada ne kantonlar kalır ne birşey, öyle değil mi?.. Niye Türkiye sınırına boyuna Amerikan ve Rus bayrakları çekiliyor ki!! Düşünün, ortada ISİD diye bir tehlike yok; tabi bu durumda Amerikan ve Rus şemsiyesi de yok… ne kalır geride!?..
Kısacası, Amerikalılar ve Ruslar olaya milliyetci-komünal ideolojik motiflerle dizginlenmiş, her zaman kendilerine muhtaç tam bir gönüllü askerler potansiyeli gözüyle bakıyorlar...
Aslında Türkiye biraz daha akıllı davransa aynı oluşumu o da gene kendisi için avantajlı hale getirebilirdi!.. Düşünün, Suriye’nin kuzeyinde Türkiyenin hayırhah baktığı, hatta daha da öteye, çok iyi ilişkiler kurduğu-imar etmeye başladığı- bir kantonal yönetim kurulsa bunun Türkiye’ye ne zararı olabilir ki? Bence hiç!.. Türkiyedeki Kürtler ellerindeki avuçlarındaki olanakları bırakarak-Türkiye’de üretici güçlerin gelişmesindeki katkılarını bir yana bırakarak- ideolojik emeller uğruna hemen Türkiyeden kopup bu türden bağımsız kantonlar kurmaya mı koşacaklar!? Hiç sanmıyorum, niye yapsınlar ki böyle birşeyi!?.. Bırakın bu türden paranoyaları bir yana, Türkiye bir an için dese ki, „ne haliniz varsa görün, ben karışmıyorum“! bir süre sonra bu işin ucu Kürt iç savaşına gider!.. İnsanların-geniş halk kitlelerinin- davranışını belirleyen son tahlilde yaşamı devam ettirme kaygısıdır-kavgasıdır... „Aç ayı oynamaz“ diye bir söz vardır!.. „Kantonal yönetim“, Suriye’de şimdiye kadar kimliği bile olmamış Kürtler için belki ilginçtir ama Türkiye Kürtlerine ne verecek?.. Unutmayın koskoca Sovyetler Birliği vardı bir zamanlar niye yıkıldı? Sosyalist de olsa bir ulus devlet olarak örgütlendikleri için mi!?..
Türkiye meseleye aklı başında bir 21.Yüzyıl gücü olarak bakabilse karamsarlığa hiç gerek olmadığını görecektir. Yok efendim, bütün dünya bize savaş açmışta, Türkiye’yi parçalamak istiyorlarmışta!!. Yok böyle birşey! Düşünsenize, istikrarı bozulmuş, kaos içinde debelenip duran bir Türkiye’yi ne yapsın Amerikalılar, ya da Ruslar!.. İkide bir durup durup Avrupa Birliği’ne saldırıyor bizimkiler! Yahu kardeşim Avrupa’nın sadece güvenliği değil, ekonomik çıkarları da Türkiye’nin istikrarına bağlı. Hem bir TANAP’tan, Türk Akımı’ndan bahsediyorsunuz, İsrail Gazından bahsediyorsunuz… e, Türkiye’nin istikrarı bozulursa Avrupa’nın gaz ihtiyacını kim karşılayacak? Ruslar Türkiye’yi istikrarsızlığa sürüklerse Güney Akım projesi ne olacak? Yani bütün mesele bizde, bizim travmalara dayalı paranoyak düşünceler cenderesinden kurtulabilmemizde!..
Türkiye açısından baktığımız zaman, Suriye’nin kuzeyinde ortaya çıkacak bir oluşum Barzani’yle, İran’la ve Araplar’la olan ilişkilerde bir tampon rolü oynayabileceği gibi, Kürtlerle yapılacak böyle bir ittifak aynı zamanda Türkiye’nin enerjisini ikiye katlayarak onun sadece içerde değil bütün bir Ortadoğu ve Afrika coğrafyasında da önemli bir güç haline gelmesine neden olacaktır…
Türkiye öyle bir noktada bulunuyor ki, ya Amerika’dan Rusya’ya kadar herkese savaş açarak intihar edecek, ya da alıp başını uçacak!.. Türkiyenin önünde tek bir çözüm yolu var: Etnik temelin ötesinde yerelden yönetime ağırlık veren yeni demokratik bir anayasa ile sil baştan herşeyi yeniden düzenlemek... Başkanlık sistemi de zaten ancak bu şekilde adem-i merkeziyetçi bir sistem içinde anlam kazanabilir. Yoksa bütün dünyaya savaş ilan ederek varılacak biryer yoktur... Ertuğrul Diriliş Dizisi senaryosunu siyaset malzemesi yaparak 21.Yy da bir yere varılamaz!!..
[1] http://www.serbestiyet.com/yazarlar/alper-gormus/kurt-koridoruna-en-az-dort-cepten-mudahale-787501
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023