Münir AKTOLGA
Yazının başlığı Facebook’da yaptığım paylaşımdan!.. Paylaşım daha sonra şöyle devam ediyordu:
„AYNI SORUYU BANA ŞİMDİ SORSALAR, "SON ZAMANLARIN EN BÜYÜK DEVRİMCİLERİ KİMLERDİR" DESELER, HİÇ DÜŞÜNMEDEN HEMEN, UĞUR ŞAHİN VE ÖZLEM TÜRECİ'Yİ -BioNTech- GÖSTERİRDİM...[1]
NEDEN?..
Birçok kişi -özellikle eski „solcu“ arkadaş çevresinden- bunu anlayamadı!..
Evet, neden?..
Önce şunu söyleyeyim, ben artık „devrim“ deyince bundan -eskiden olduğu gibi- bir sınıfın diğerini yok ederek devleti ele geçirip kendi iktidarını inşa etmesini falan anlamıyorum!.. Bu defter bende ta Selimiye’de kapanmıştı! Bu süreci „Hatıralar“ da bütün ayrıntılarıyla anlattım.[2]
İsterseniz önce varılan sonuçlara ilişkin olarak bu konudaki şu iki calışmama da bir bakın:
1-„Devrim Teorisi üzerine“: http://www.aktolga.de/m67.pdf
2-„Diyalektik Materyalizmin ve Marksist Devrim Anlayışının Eleştirisi“:http://www.aktolga.de/m23.pdf
Eğer bu çalışmalara şöyle bir göz atarsanız, ne demek istediğimi zaten hemen anlayacaksınız!..
Bence işin özü tek cümle ile şudur: Artık 20. Yüzyıl sona ermiştir!.. Bitti!..
İnsanlık, bilgi toplumuna -ben ona Modern Sınıfsız Toplum da diyorum- giden yolda son derece sancılı bir doğum sürecinin içine girmiştir. Bir yanda çevre sorunu, diğer yanda ise eski güzel günleri kaybetmek istemeyenlerin atalet direnci…
Bütün o „sağ“-„sol“ görünümlü popülist liderlerin ve de onları destekleyenlerin anlayamadıkları „acı“ gerçeğin altında yatan budur!.. İşte zaten bu yüzdendir ki, bugün bütün o popülist akımların hepsi de suyun akışına karşı kulaç atmaktan başka bir şey yapamıyorlar! Evet, insan suyun akışına karşı kulaç atarak da bir süre bulunduğu yerde kalabilir. Ama ne kadar?..
Gelelim konuya: BioNtech, Uğur Şahin, Özlem Türeci konusuna… Onların başarılarının neden devrimci bir başarı olduğuna…
Bakın geçenlerde Merkel dedi ki: „Almanya’nın bir göçmenler ülkesi olduğunu anlamakta çok geç kaldık“!..
Bu ne demektir biliyor musunuz? Sadece bu söz bile Alman toplumunda bir devrimin -küresel demokratik bir devrimin- başarısının ilanı demektir… Buradaki göçmenler on yıllardır kendilerini bu sözlerle ifade etmeye çalışırken sıradan Almanlar bile onlara hep „Ausländer-yabancı“ gözüyle bakıyorlardı…
Ama bu sadece Almanya’da olan bir şey değil, bugün artık bütün dünyada gelişmenin yönü böyle. Bütün o ABD etiketli „küresel firmaları“ alın, çalışanlarının büyük çoğunluğu hep „yabancılar“ diye küçümsenen dünyanın her yanından gelen göçmenler… Bir İPONE’nin parçalarının kaç ülkede yapılarak daha sonra monte edildiğini biliyor musunuz?.. Benim ailemdeki gençlerin büyük çoğunluğu bile hep artık milliyetinin hiçbir öneminin kalmadığı o küresel firmalarda çalışıyorlar…
BioNtech de bu tür küresel girişimlerden biridir işte… Uğur Şahin diyor ki, „bizim firmada 60 civarında dünyanın farklı yerlerinden gelen göçmenler çalışıyor“.
Ne oldu şimdi, BioNtech firması sadece bir „Alman“ firması mıdır?..
Yeni doğan bir çocuğu düşünün, onu dünyaya getiren elbette ki bir annesi ve babası vardır, ama o artık onlardan bağımsız bir unsurdur… İşte küresel dinamikler de bunun gibi bir şeydir!.. Eski dünyanın içinde gelişen, güçlenen ve sonra da onun kabuklarını kırarak kanatlanıp dünyanın dört bir yanına giderek oraya konan bir kuş gibidir bunlar da! Elbette ki bugün halâ bütün bu süreçler kapitalizmin çerçevesi içinde olup bitiyor, ama bu gidişin sonu nedir diye şöyle bir düşünürseniz olay apaçık çıkar ortaya… Bu yazıda ayrıntıya girmiyorum, verdiğim linklere şölye bir bakarsanız ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır sanıyorum…
Burada sadece şunu söyleyelim, şimdiye kadar hiçbir olay, yurt dışında „yabancı düşmanlığına“ karşı mücadelede bir U. Şahin ve Ö. Türeci olayı kadar etkili olmamıştır!.. Üstelik bu sadece Türkiye kökenliler için değil, bütün göçmenler için geçerlidir… Bütün o „aşırı sağcılar“ denilenlere karşı bunun kadar etkili olan bir ses duyulmadı şimdiye kadar. Baksanıza, sırf bu yüzden olacak, Alman istihbarat kaynakları bile, “aşı nedeniyle radikal sağın hareketlendiğinden” bahsediyor!..
Evet, bilgi toplumuna -modern sınıfsız topluma- giden yol daha çok öğrenmekten geçiyor… Eskiden „proletaryanın devrimci öncülüğünden, profesyonel devrimcilikten“ falan bahsederdik!.. Şimdi artık devrimci mücadelenin öncüleri o bilme, öğrenme aşkıyla yanıp tutuşan insanlardır… Ama unutmayın, bu insanlar artık sadece o küresel firmalarda çalışanlar falan değildir, her yerdedir!.. Tek ki siz bir şeyler öğrenmek isteyin! Bugün artık iki „tik“la ulaşamayacağinız bilgi yoktur!.. İşte DEVRİM budur!.. Bundan daha büyük DEVRİM OLUR MU?..
[1]Bu konuda daha önce yayınlanmış olan bir makalemin linki:http://www.aktolga.de/a176.pdf . Bu makale daha önce yayınlanmış olan kitabımdan bir alıntıydı: „Öğrenmek Nedir, Neden Öğreniyoruz, Nasıl Öğreniyoruz, Nasıl Bir Eğitim Sistemine İhtiyacımız Var „ : https://www.kitapyurdu.com/kitap/ogrenmek-nedir-neden-ogreniyoruz-nasil-ogreniyoruz /557976.html&filter_name=m%C3%BCnir%20%C3%B6grenmek
[2] „Hatıralar-68’den bu yana ideloljik, teorik bir arkeoloji çalışması- „https://www.kitapyurdu.com/kitap/hatiralar-amp-nereden-baslamistik-nerelere-gitti-isin-ucu-/487478.html
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023