Murat AKSOY
Önceki akşam Garajİstanbul'da Bejan Matur'un 'Dağın Ardına Bakmak' kitabından pasajların okunduğu performansı izlerken bir kez daha Kürt sorununun bir an önce çözülmesinin ne kadar önemli olduğunu yeniden fark ettim. Daha önce kitaptan okuduğumuz hikâyeleri sahnede Bejan ve diğer değerli sanatçılardan dinlerken, acının nasıl beyninizde, damarlarınızda gezdiğini fark ediyorsunuz. Azad'ın, Kendal'ın, Brusk'un, Şevin'in hikâyelerini dinlerken bunların aslında çevrenizde yaşayan insanların hikayeleri olduğunu fark ediyorsunuz. Kürt sorunu artık bölgede değil tüm Türkiye'nin ana arterlerine, sokaklarına yayılmış durumda.
Sadece Bejan'ın performansı değil geçen hafta yaşananlar da Kürt sorununu yeninden hatırlamamıza yol açtı. Çarşamba akşamı Başbakan'ın konvoyuna dönüş yo-lunda Kastamonu'da düzenlenen saldırı, Perşembe DTK'nın BDP destekli adayların seçimlere girmemesi seçeneğinin de tartışıldığı gündemle toplanması, bu toplantıda DTK Eşbaşkanı ve bağımsız milletvekili adayı Aysel Tuğluk'un yaptığı konuşma insana gerçekten 'ne oluyor?' sorusunu sorduruyor. Aysel Tuğluk "Kötü şeyler olacak" diyor. Oysa Tuğluk bunları söyleyecek son isimlerden birisi.
Çünkü Tuğluk, 5 Ocak 2008'de Diyarbakır'da dershane önünen konulan bombanın patlaması sonucunda ölen çocukların ardından Yorum sayfamıza "Çocuklar öldürülürken ne söylenebilir" başlıklı makalesinde; "Kimse hayatın günlük akışı içinde sıradan yaşayan bu genç insanların öldürülmelerini açıklayamaz ve göğsünde çarpan bir yürek taşıyan hiçbir canlı bu ölümleri kabul edemez." (http://yenisafak.com.tr/ Yorum/?i=92218) satırlarını yazabilmiş birisi.
Yine Tuğluk DTP'ye kapatma davası açıldığı günlerde 20 Kasım 2007'de kendisi ile yaptığım bir söyleşide özeleştiri yaparak; "Bu konular önemli ve DTP bu konularda iyi bir sınav veremedi. DTP kendi içine dönerek bunların muhasebesini yapabilmeli. Bazı sorular sormalı kendine: 1. Nerede hata yaptık? 2. Hangi hassasiyetlere dikkat etmedik, 3. Siyasetin diyaloga, esnekliğe dayanan yönünü ne kadar geliştirebildik, 4. Ve en önemlisi de halkın taleplerine cevap verecek politikaları ve projeleri ne kadar gerçekleştirebildik? Her zaman belirtiyorum; önemli bir meseleyi popülist bir dille anlatmaya kalkarsanız, izah edemezsiniz! Bu tür ajite sözlerle halktan coşkulu bir tepki alabilirsiniz, ama aslolan bu halka ne kazandırdığınızdır. Bu dil sorunların çözümüne katkı sunmaz. Aşırı politize edilmiş bir dil kutuplaştırır. Kimi hassasiyetleri karşı karşıya getirmeden, çatıştırmadan bir sağduyuya ulaşmak gerekiyor. Kapatma ve dokunulmazlıklar hususu için belirtiyorum, reste rest çekmek tüm oyunun kaybedilmesine yol açabilir. ...
Bize oy verenlerin sadece kimlik ve kültür haklar sorunu yok. Bu toplum aynı zamanda huzur, barış ve ekonomik refah da istiyor. Alt yapı, eğitim, sağlık gibi sorunları da var ve bunlar da en az kimlik ve kültürel haklar kadar önemli. Türkiye partisi olma iddiamız vardı. Bunun için tüm Türkiye'yi kapsayacak, tüm topluma hitap edecek siyaset, politika, tarz, dil oluşturabildik mi? Hayır. Bırakın Türkiye partisi olma iddiasını kendisine oy verenleri de yeterince temsil edemedik. Başarısız olduk açıkçası. AK Parti'nin başarısı da burada belki. AK Parti tüm toplumu kavrayabildiği, taleplere sahip çıkabildiği için başarılı oldu" demişti. (http://yenisafak.com.tr/ Yorum/default.aspx?i=84145)
Bunları söyleyen Tuğluk'un geçen gün yaptığı açıklama tam bir hayal kırıklığı olarak okunabilir ama şaşırtıcı değildir. Her ne kadar kendisi son açıklamasını yanlış anlaşıldığını ifade etse de; genelde Kürt siyasi hareketi bir bütün olarak Demokratik Açılım ile birlikte siyaseten açığa düşmüştür. AK Parti'nin açılımı bölgede oy keybettiği 29 Mart 2009 yerel seçimlerinden sonra başlattığını bir yere not etmekte fayda var. Bu açıdan AK Parti'nin çözüm yöntemini beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama Kürt sorununu çözmek istemiyor demek haksızlık olur. Üstelik niteliksel kıyaslama yapacaksak AK Parti'nin Kürt siyasi hareketinden daha fazla çözümden yana olduğunu da söylemek mümkündür.
Son dönemde Kürt cenahındaki bütün gelişmeleri alt alta yazıp okuduğunuzda; BDP'nin 12 Haziran'a siyaset üzerinden değil şiddet üzerinden hazırlanmakta olduğu görürsünüz. Aralık 2010'da demokratik özerkliğin tartışıldığı DTK Kongresi ile başlayan gerilim politikasını, Kürt aydınlarının tehdit edilmesi, 31 Mart'ta biten eylemsizliğin uzatılmasını talebini "ahlaki" bulmayan DTK açıklaması izledi. Ardından sivil itaatsizlik eylemleri ve son olarak DTK'nın son açıklaması. Bunlar birini tamamlayan adımlardır.
Hemen not düşelim ki, bu süreçte Kürt siyasiler yalnız değildir. Onların bu çabasına katkı veren devlet içindeki Ergenekon artıkları vardır. Onlar, bu süreçte dış bağlantılarla hareket ederek demokratikleşme sürecini kesintiye uğratmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Tunceli'de 7 PKK'lının öldürülmesi, Kastamonu saldırısı birbirine misilleme değil aynı ortak aklın eylemleridir.
Peki Kürt siyaseti şiddeti yükselterek oylarını arttırabilir mi? Ya da artan bu oy Kürt sorununa çözüm sağlar mı?
İki sorunun cevabı da 'hayır'dır. Bu gelişmeler daha önce alınan oyları kemikleştirip, Kandil'in pozisyonunu güçlendirir ama siyasi olarak hem kendi geleceklerini hem de Öcalan'ın çabalarını sonuçsuz bırakmaktan başka işe yaramaz.
Bu konuları konuştuğumuz Balıkçı şunları söyledi; "Seçim sonuçları ortada. Şiddetin seçim malzemesi olarak kullanıldığı her dönem BDP ve öncüllerinin oyları düşmüştür. Bunun galiba tek istisnası var Cizre. Sık sık o örneği veriyorlar. Cizre'de kaç oy var. Oradaki o artışı genele ne kadar yansıdı, çözüme ne katkı yaptı bilmiyorum" dedi.
Balıkçı şunu da ekledi; "Referandumdan sonra verdiğim söyleşide devlet ile Öcalan'ın görüşmelere başlamadan bazı ilkeler üzerinde anlaştıklarını söylemiştim. Öcalan beni sonraki hafta yalanlamıştı. Ancak geçen haftaki görüşmelerinde 'Biz heyetle görüşmelere başlarken 'ölümler, tutuklanmalar olmayacak diye anlaşmıştık' diyerek beni doğrulamıştır".
Evet Kürt sorunu bir kez daha zor bir kavşağa yaklaştı. Bir tarafta PKK içindeki derin güçler ile onların sivil, siyasi unsurları, devletin içindeki Ergenekon artıkları ve bunları yönlendiren dış güçler var; diğer tarafta Kürt sorununu çözmeye niyetli (yöntemini tartışabilirisiniz) ama eksikleri olan AK Parti ve siyaseten Kürt siyasilerin önünde olan Öcalan var.
Bir uçta şiddet ve silah var, diğer uçta siyaset. Bir kez daha tercih Kürtlerin olacak...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları



































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018