Murat BELGE
Bayağı karanlık günlerden geçiyoruz. “PKK terörü” başlığı altında sıraladığımız, çeşitli olaylar, özelliği ölüm getirmesi. “Şehit cenazesi” artık toplumun günlük olaylarından biri hâline geldi, ama bunu bir milliyetçi ajitasyon fırsatına dönüştürmekten vazgeçmeyen bir kesim de olduğu için, bir milliyetçi nümayiş olmaktan çıkamıyor. Tabii öbür tarafta da sessiz sedasız gömülen PKK’lılar.
PKK şimdi stratejisini askerî alanda üstünlüğünü kanıtlama üzerine temellendirdiği için bu durumun tırmanarak devam etmesini beklemeliyiz sanıyorum.
Bu devam ederken, sözgelişi, Afyon’daki patlama oluyor. Şimdi bu ne? Bu toplumun tarihi açıklanmamış sırlarla dolu olduğu, bu sırların birçoğu aslında “devlet suçu” kategorisine girdiği için, “kaza oldu” mealinde bir açıklama kimseye inandırıcı gelmiyor. “Mutlaka işin içinde başka iş var. Saklıyorlar.” Sahiden öyle mi, saklıyorlar mı, bilmeme imkân yok. Ama bir toplumda bu algılama ve sonuç çıkarma tarzının “doğal refleks” hâline gelmesi yeterince ürkütücü bir durum değil mi? Ayrıca, bu tarihi yaşamış bir toplumun başka türlü bir refleks geliştirmesi mümkün mü?
Bunlar olurken, bu toplumun iç işleriyle, politikasıyla ilgili olmayan, kurbanları da zaten bu ülkenin yurttaşı olmayan bir kaza daha patlak veriyor ve Yunanistan’a tekneyle kapağı atmaya çalışan yüzün üstünde insandan altmış küsuru boğulup ölüyor. Bu “terör” değil, ortada patlayacak bomba da yok, ama “batacak tekne” var ve tekne batıyor; bilanço ötekilerden kabarık.
Bizim Bilgi Üniversitesi’nin Santral kampusunda bir çerçeveye asılı (biri ters, biri yüz) iki pejmürde tekne duruyor. Gören, muhtemelen, ne olduğunu anlamıyor, “modern sanat” deyip geçiyordur. O pejmürde tekneler tam da bu son olayı anlatıyor. Çünkü bu “kavramsalcı” kompozisyonu yapan Yunan kadın sanatçı muhtemelen Ege’de batan tekneleri bularak yapmış bunu. Dört tane olduğunu söylediler, bu sandal düzenlemesinin, ikisi Türkiye’de, ikisi Yunanistan’da.
O kadar adamı öyle bir kayığa yükledin mi, olacağı bu. Olmasa asıl o zaman şaşmak gerek. Ama götüren adam risk almış, suç işliyor, o da yükleyecek ki aldığı riske değsin. Hem alacağını peşin alıyordur...
Bunların her birinin ayrı matrisleri, ayrı mekanizmaları, ayrı nedensellikleri vardır. Bu ayrılıklara karşılık, derinlerde, bir ortak zemin bulunduğunu sanıyorum: zihnimizde insan hayatına verdiğimiz değer, daha doğrusu, insan hayatına vermediğimiz değer.
Kültürümüzün derin tabakalarına sinmiş bir anlayış bu. Belki ilkin “kader, kısmet” anlayışının bir uzantısı. “Allah yazmışsa olur”! Uğraşmanın, tedbir almanın gereği yok, kadere karşı gelinmez. Dinî ideolojide elbet bunun karşıtı sözler de var; ama hayatın başka parçalarıyla da birleşince onlar öne çıkmıyor, bu çıkıyor. Nedir “başka parçalar”? Örneğin, karşı konulamaz bir ceberut devlet var, “Allah’ın emri” sayılan sınıf hiyerarşileri var, bilgisizlik ve yoksulluk sonucu yüksek çocuk ölümü oranı var; yani birçok şey var.
“Modernleşme”, bu geleneksel ideolojiyi “geriliğimizin sorumlusu” konumuna getirdi. Bunlara savaş açtık... mı? İnsan hayatının değerinin buralarda olması, “vatan için ölecek” yurttaşa ihtiyaç duyan “modern” devletin de işine geliyordu. Onun için öyle bir kavram vurgulanmadı; tersine, “daha çok ölelim” edebiyatına hız verildi.
Onun için o “şehit cenazesi” edebiyatı, o nutuklar, sahiden, hayatını kaybetmişlerle ilgili değil. Onları çoktan gözden çıkarmışız. “Vatana” son hizmetleri de, asıl ihtiyaç duyduğumuz “ajitatif milliyetçi” yapının sürekliliğine bu katkıları oluyor.
İnsan hayatına sahiden değer versek, yapılacak işlerin listesi çok farklı olurdu.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025