Murat BELGE
Cumartesi günü başladığım “Maslak” konusuna bugün de devam edeyim, çünkü o günkü yazıya sığdıramadığım bir şeyler kaldı.
İlkin şu: “belediye sınırları”yla ilgili bir sorundan söz ediyoruz. “Belediye” deyince, belediye başkanları karşımıza önemli bir etken olarak çıkar: kişilikleri, imgeleri, üslûpları vb. Şimdi, bu sınır değişikliğiyle, Mustafa Sarıgül’ün elinden bir şey alınıyor. Yukarıda saydığım özellikler çerçevesinde Mustafa Sarıgül benim onayladığım, herhangi bir şekilde yakınlık duyduğum birisi değil. Tam tersine. Ama bu yapılanın bir haksızlık olduğu kanısındayım.
Tabii orta yerde bir “haksızlık” varsa, bunun “mağdur”u öncelikle, geçici bir başkan olan Sarıgül değil, orada yaşayan, çalışan insanlar. AKP bu olayda da, bir alışkanlık hâline getirdiği davranış biçimini sergilemekten geri durmadı. Orada evi, işyeri olan binlerce insan bir sabah uyandı ve gece vakti bir belediyeden bir başkasına geçtiğini öğrendi. Topluma ilişkin tasarrufunu topluma danışma ihtiyacı duymadan yürürlüğe koyan bu saygısız tavır, bu dönemde, bir “kural” hâline geliyor. Daha da olacağı anlaşılıyor artan bir “keyfîlik” dozuyla.
Sarıgül’e ya da başkanı olduğu bölgeye “haksızlık” dedim. Oysa Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç de “Hak yerini buldu,” diyor. Ne olmuş da, hangi zeminde, hak yerini bulmuş? Genç, anladığım kadar, bu önermesini coğrafyaya dayandırıyor. Maslak Yolu’nun ucu Büyükdere’de, Hacı Osman Bayırı’nda olduğuna göre, Sarıyer ilçesinin şimdiye kadarki sınırlarına paralel uzandığına göre, Sarıyer ilçesinde olmalı, demek istediğini sanıyorum.
Coğrafya açısından haklı olabilir; ama Maslak bölgesi, tarihî bakımdan, Sarıyer’in değil, Şişli’nin uzantısıdır. Sarıyer’in organik olarak batısına doğru genişlemesiyle biçimlenmemiştir. Aslında ta Taksim’den başlayıp Şişli- Mecidiyeköy- Levent aksı üzerinden uzanan yolun organik ürünüdür. Nüfus özellikleri bakımından da, tarihî oluşum bakımından da böyledir (ama Şişli’nin Karadeniz’e doğru uzayıp giden öteki mahallelerinin de Şişli’yle bu anlamda bir akrabalığı olduğu söylenemez). Bu nüfusun hatırısayılır bir bölümünün bu yeni “taksimat”tan hoşnut olacağını sanmıyorum. Bu yolda bazı “tehdit”ler de hemen uç verir gibi. Semt halkı, haklarında hiçbir “danışma” olmaksızın verilen bu “karar”ı protesto edecekse, ben onlara sadece hak verebilirim. Ancak, gönül ister ki, böyle bir protesto olacaksa, şimdiye kadarki benzerleri, “Onlar yaptı! O hâlde karşı çıkmalıyız!” havasıyla yapılmaz; ilkeleri öne çıkarır, şu şu şu demokratik ilkeleri, katılım değerlerini kabaca çiğneyen bir zihniyetin ürünü olduğu için yapılır ve o zihniyetin açmazlarını sergiler.
Diyelim ki Şükrü Genç benim göremediğim bazı olgusal gerçeklikleri gözönüne alarak Komisyon’un bu kararı için “Hak yerini buldu” dedi. Kararın herhangi bir “hak” sorununu çözmek üzere çıktığını düşünemiyorum “her şey bizim ‘hakkımız’ olmalı” tarzında bir “hak” dışında. Göz çıkaran bir üslûpla, “Haydi arkadaşlar, kendimizi kayıralım” zihniyetinin işlediği ayan beyan ortada. Türünün ilki de değil, Sulukule ve daha çeşitli örneklerini gördük.
Türkçede “ayak oyunu” diye bir laf var. Ona gelmeden, sokağa inmeden “kâğıt-üstü” veya “harita-üstü” oyunları da olabiliyor. Bu, ayrıca, ezelden beri bu topraklar üstünde yaşanan ikiliği (“beyaz” ve “siyah” Türkler...) haritaya aktarma anlamını da içerdiği için özellikle tehlikeli.
Bir not: Cuma sabahı yayımlanan yazımda Yirmisekiz Mehmed Çelebi’den dem vurmuştum; Temel İskit beni düzeltti: Osmanlı “geçici” elçi gönderiyor, daha öncelerinden başlayarak, ama gittiği yerde kalan “mukim” elçi göndermiyor. Uzun ikametine rağmen Yirmisekiz Çelebi de aslında “geçici”ymiş. İlk “kalıcı” elçi 1793’te Londra’ya tayin olunan Yusuf Âgâh Efendi’ymiş. Beş yıl kadar kalmış orada.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025