Murat BELGE
HSYK’nın neye göre biçimleneceği konusu gündemin tepesini işgal etmekte devam ediyor. Böyle olması da normal çünkü gerçekten önemli bir konu. Avrupa Birliği’nin de bu olayın başından beri çeşitli uyarılarda bulunması boşuna değil. Avrupa’nın “Türk-savar” güçleri, bu uygulamayla, Türkiye’yi reddetmek için şimdiye kadarki en inandırıcı kozu ellerine geçirebilirler.
Ancak, Başbakan’ın gözünde bunların hiçbirinin fazla bir önemi kalmadığı anlaşılıyor.
Başbakan’ın “Gezi” ile birlikte göstermeye başladığı araz konusuna hiç girmeyelim. “Kumpaslar”, “darbeler”, “lobiler” gırla gidiyor. Bu söylemin yaratmak istediği esrarengiz atmosfere rağmen, birçok bakımdan olayların olanca saydamlıkları içinde seyrettiği bir ortamda yaşıyoruz. Yolsuzluk iddiaları, buna karşılık işten el çektirilenler, son derece yalın ve çıplak bir hikâye anlatıyor. “Örtbas etme” fiilinin Türkiye’de çok eski kökleri ve yaygın uygulaması olagelmiştir. Ama hep insanın dikkatini dağıtan dekoratif unsurlar da bulunurdu. Şimdi dekorasyon falan yok. “Örtbas” etmenin böylesine “döksaç” üslûbuyla yapıldığını görmemiştik. HSYK sorunu da bu üslûbun dile geldiği noktalardan biri.
Bu “yalınlaşma” sürecinde. Başbakan da oldukça yalın bir pozisyon edindi ya da orada kaldı. “Çoğunluk” ilkesinden söz ediyorum. Gezi ile birlikte evlerinde tutmakta güçlük çektiği bir çoğunluk söylemini başlattı. Öylece devam ediyor.
Demokrasinin çoğunluk ve azınlıkların dengelenmesi demek olduğunu belki yeterince incelememiştir; ama hiç bilmiyor da olamaz, çünkü iktidarının daha erken dönemlerinde buna dikkat etmek ister gibi davranıyordu, ona göre konuştuğu oluyordu.
Ama şimdi oralarda değil. “Çoğunluk”tan başka bir ilke görmemiş, duymamış gibi.
Son olarak, HSYK’nın seçilmesinde, oluşturulmasında “parti kontenjanı” denebilecek bir yöntem önerdiğini medyadan öğrendik. Anlaması önce biraz zor geldi bana, çünkü bu da görülmüş, duyulmuş bir şey değil. Anlaşılan o ki, siyasî partilerin, herhalde Meclis’teki temsil oranlarıyla orantılı bir biçimde, “hâkim ve savcı tayin etme” kontenjanları olacak.
Böyle bir yöntem olmasa da, bu memlekette iş yapan hâkim ve savcıların tuttukları siyasî parti, destekledikleri veya hizmet ettikleri siyasî ideoloji zaten yok mu diye sorabilirsiniz. Var. Ama zaten sorun bu. Mücadele edilmesi ve geriletilmesi gereken alışkanlık, “eski hastalık” bu. Başbakan’ın önerisi de “patoloji”yi “metodoloji” haline getirmek.
“Nasıl olsa çoğunluk bende” diye düşünüyor herhalde. “Çoğunluk” tanımı da, “istediğini yapar” gibi iki kelimeyle özetlenecek bir şey. Bu anlayış onun önem verdiği “ulema” tarafından da yankılanıyor: Müslüman toplumda, dinî akidesi zayıf olanlar (herhalde kendi selâmetlerini de gözönüne alarak)çoğunluğu rahatsız edecek şeyler yapmasınlar.
Böylece “çoğunluk iradesi”ni egemen kılalım. İyi. İyi de, bu “irade”nin zaman içinde bazı değişiklikler gösterme ihtimali zayıf da olsa hiç yok mu? Çoğunluk iradesi ile Tayyip Erdoğan iradesi ebediyen özdeşlik ilişkisi içinde devam edecek mi? Böyle olmazsa ne olacak? Diyelim ki AKP seçimde geriledi, ABC ya da XYZ Partisi çoğunluk oylarını almayı başardı. Örneğin HSYK gibi bir yerde bu yeni irade nasıl tecelli edecek? Kontenjanın çizdiği sınırlar içinde birileri azledilecek, yerlerine yenileri mi tayin edilecek?
Pek pratik görünmüyor. Daha pratik çözüm, partiler, yalnız milletvekili adaylarıyla değil, hâkim- savcı adaylarıyla da seçime girsinler. Biz de bilelim, kim AKP’li yargıçtır, kim CHP’li yargıçtır vb.
Ama konu HSYK ile de bitmez. Nitekim şimdi Emniyet’te de kıyamet kopuyor. Yarın bakarsınız bilmem nerenin Tapu- Kadastro örgütünde anlaşmazlık çıkar. O zaman partiler kendi bürokrat kadrolarını belirleyip açıklasınlar. Çoğunluk kazanmış partiye de fazla zahmet çıkmaz böylece. O listeyi kızağa çeker, kendi listeni iş başına getirirsin.
Böylece dünya demokrasisine de katkıda bulunabiliriz. Onların akıllarına gelmemiş böyle dâhiyane formüller, onun için debelenip duruyorlar.
Bize bakıp öğrensinler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025