Murat BELGE
Tayyip Erdoğan ve AKP birkaç yıldır “kafalarına göre takılıyorlar.” Yani, “Bu işler dünyada (“demokraside”, “medeni memleketlerde” vb.) böyle yapılır” düşüncesini bir yana bıraktılar; “Ben böyle istiyorum” diyen bir önder ve onun istediklerinin dışına çıkamayan bir örgüt var. Şimdiye kadar herhangi bir yerde Tayyip Erdoğan gibisi olmadığı için, bu şimdiki “iş yapma” tarzının da bir örneği yok. Tayyip Erdoğan “Şöyle olsun” diyor, onun dediği gibi olduruluyor.
Beşiktaş’ın stadyumu açıldı. Açılış töreninin olduğu gün: Tayyip Erdoğan sahada. Tribünler boş. Stadyumu yapılan (ve bir büyük bağış yapma havasıyla “armağan edilen”) takımın taraftarları içeri alınmıyor.
Futbol ve benzeri oyunlar kimin içindir?
Bu arada trafik yasakları konmuş, şuralardan geçmek yok! Stadyum açılışı olacak, bunun töreni yapılacak diye bir büyük kentin en işlek kanallarına böyle bir yasak getirilebilir mi?
Getiriliyor. İki gün sonra da o stadyumda maç oynanacak. Gene yasaklar.
Peki ne olacak bu? İnönü Stadı’nda her maç yapıldığında kentin ana arterleri kapatılacak, yasaklanacak mı? Böyle bir kent hayatı olabilir mi?
Ama herhalde böyle bir şey olmayacak. Şu geçtiğimiz iki günde olanlar stadyumun kendisi, kent merkezindeki yeri gibi -aslında sorunlu olan- etkenlerden ileri gelmiyor. Bunlar doğrudan doğruya Tayyip Erdoğan’a bağlı. Tayyip Erdoğan’ın Beşiktaş’ın “Çarşı grubu” diye tanınan taraftarlarıyla Gezi günlerine uzanan (ve belli ki devam eden) bir “hesabı” var. Herhalde istihbarat alındı ki bu grup Tayyip Erdoğan’la aynı mekânda buluşursa “Yaşa, varol Erdoğan! Yıkılmaz satvetinle” şarkıları söylemeye niyetli değil. O halde Tayyip Erdoğan oradayken taraftarlar orada olmamalı. Toplum, aralarından bazılarının “Big Brother” aleyhinde tezahürat yaptığından haberdar olmamalı.
Onun için Beşiktaş’ın Bursaspor maçını oynadığı gün bunlar yeniden yaşandı. Tribünler de Tayyip Erdoğan aleyhine epey ağır sloganlarla inledi.
Tayyip Erdoğan’ın Çarşı ile Gezi’den kalan bir hesabı olduğu gibi, polisin de kapanmamış bir hesabı vardı. Dolayısıyla stadyum çevresinde gene gazlar, tazyikli sular, uzun süre arbede yaşandı. “Sık bakalım” şarkıları stadyumun içinde de söylendi. Stadyumun yenilenerek açılma “bayramı” böyle kutlandı.
Böyle kutlanması şu günlerin genel gidişine aykırı değil. “Yasak” demek, bu iktidarla birlikte, “merhaba” demek gibi, gündelik, sıradan bir anlam edindi. Anında “yasak”, her şeye “yasak.” Bu, Tayyip Erdoğan’ın hepimize vadettiği “demokrasi”nin sinyali ya da simgesi.
“Arbede” de öyle. On beş yirmi güne 1 Mayıs arbedeleri çıkacak. Orada, o konuda, “ille Taksim” diyenlerle de bir tartışma gerekli olabilir, ama elbette ki en büyük sorumluluk “yasak”tan başka kelime bilmeyen “yetkililer” tarafında.
Birkaç gün sonra İslâm Konferansı mı toplanıyor. Gene trafik yasakları: Oradan geçiş yok, buradan geçiş yok. Bir toplantı olacak diye koca şehrin hayatını felç etmekten başka tedbir, çare düşünemiyorsanız, toplantı düzenlemekten vazgeçin.
Bu olaylardan bağımsız olarak, asıl arbede Güneydoğu’da sürüp gidiyor. “İş inada bindi” hesabı, kimsenin durmayı düşündüğü yok. Bu gelinen aşamada “durmak” zaten en zor şey.
Yetkililer bir yandan bu “savaş” durumuyla başa çıkmaya çalışıyor, bir yandan da, “turizm” falan gibi dertlerle, “Merak etmeyin, bir şey yok” mesajı vermeye çalışıyorlar. Çağrı yapan yapana: “Sokağa çıkın, gezin. Hiç çıkmadığınız kadar çıkın” vb. Bir yandan onlara bakıyoruz. Bir yerden bir yere gittiklerinde çevreleri bir orduyla sarılı. Bilmem kaç sokak, caddeden yasaklar başlıyor. İşte şu son stadyum saçmalığı: Tayyip Erdoğan aleyhinde bir tezahürat olmasın diye alınan gülünç tedbirler. Derken o korkulan tezahürat oluyor. Bu sefer olmamış gibi davranarak olayı örtbas etmek, saklamak... Kıyamet kopuyor, ama spikerler sarı, pembe güller içinde yeşil panjurla İnönü Stadı ile el ele dans eden Beşiktaş taraftarlarını anlatıyor.
Huzur için, istikrar için, “tek-parti” iktidarı gerekliydi. On dört yıl oldu, işte tek parti, işte istikrar, işte huzur. Doğuda bombardıman, uçaktan, toplardan; uzaktan bina yıkacak bir tip bombardıman konuşuluyor; TOMA’sız, gazsız bir maç yapılamıyor. Ve her yerde “yasak.” Bunlar, Tayyip Erdoğan’ın hazırladığı “tek-adam-sultası”nın uvertürü.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025