Murat BELGE
Bazı arkadaşlar şu yaşamakta olduğumuz günlere bakınca bir “barışma” atmosferi görüyorlar. Bunu görüyor ve “Aman bozulmasın” diye çeşitli önerilerini sıralıyorlar. Cumhurbaşkanı hakaret davalarını geri çekmiş (“Affediyorum” dedi); Cumhurbaşkanı liderleri sarayına davet etmiş v.b.
Cumhurbaşkanı değil de, AKP’den başka sorumlu kişilerin, örneğin Yıldırım’ın, Kurtulmuş’un da bu yolda konuşmaları ve demeçleri oluyor ve ben kendi hesabıma bunlarda daha inandırıcı bir “tını” duyar gibi oluyorum. Ama bu ülkede ne olacağına, ne olması gerektiğine karar verecek olan, onlar değil – Başbakan, bakan v.b. olsalar da.
Laik – Müslüman, Türk – Kürt, Alevi – Sünni, tarihten gelen bu ayrımların gerçek anlamda aşılması benim en büyük umudum. Ama bugünün ortamına ve olaylarına baktığımda oraya doğru anlamlı bir kıpırtı görmüyorum.
Cumhurbaşkanı liderleri sarayına davet etti ve HDP’yi davet etmedi. Ardından, Yenikapı’daki mitingine de davet etmedi – zaten herhangi bir yere davet etmeyeceğini kendisi açıkça söylüyor.
Bu demektir ki, “Kürt sorunu” bilinen biçimleriyle devam edecek. Ama her türden zorlamaların dozu artacak; yani “çözüm” adıyla sunulan şeyler “çözümsüzlüğü” katmerlendirecek. Oradan çıkışın tek yolu var; ülkenin bütününde demokrasiyi egemen kılarken “barışçı çözüm”ün kapısını da gerçekten açmak. Böyle bir politika “Barış Süreci” denilen günlerde de içtenlikle benimsenmiş değil, şimdi tamamen rafa kalktı.
Bunlar hep söyleniyor, ama, “Sen söyle, sen dinle.”
Aslı Erdoğan ile Ragıp Zarakolu son “gözaltılar”! Herhalde “FETÖ” denilen metafizik bin kollu canavar münasebetiyle değil. Peki, “PKK’dan ötürü” deyince daha mı “münasebetli” oluyor.
Bu alanda da uyarıdan geçilmiyor – yetkililer de haktan, adaletten şaşmayacaklarına dair teminat veriyorlar.
Teminat veriyorlar ve Aslı Erdoğan gözaltına alınıyor. Ne olduğuna, neye bakarak, neye dayanarak karar vereceğiz?
Daha önce tutuklanmış gazeteci yazarları unutmadık ama bu garabet her gün devam ediyor; her gün yeni adlar ekleniyor. Başa çıkılır gibi değil.
“İnsan psikolojisi” diye bir şey var. Bu kadar bin insan böyle bir süreçten geçirilirken, kim bilir nerelerde neler oluyor!
Ve bunlar olurken, “Aman, milli birlik ve beraberliğimiz bozulmasın! Aman, yakaladığımız barış fırsatı kaçmasın!” vaveylasına anlam veremiyorum.
Dünyada her “kelime”nin, her “kavram”ın (her dilde) birden fazla tanımı var. “Barış”tan ne anlıyoruz? Farklı düşünceleri olan insanların bunları dile getirerek bir arada yaşamayı becermelerini mi, yoksa zaten bütün toplumda tek bir düşünce olmasını mı? Hangisi “barış”?
Şimdiye kadarki deneyimlerimizden biliyoruz ki Tayyip Erdoğan’ın bu dünyada en sevdiği ülke kendisine hiçbir itirazı olmayan ülkedir. Böyle bir ülke henüz dünyada yok. Buna en yakın olma potansiyelini gösteren ülke Türkiye. Tayyip Erdoğan zaten bu Türkiye’nin Cumhurbaşkanı ve Türkiye’yi kimsenin Tayyip Erdoğan’a itiraz etmediği bir ülke haline getirecek bütün mekanizmaları çalıştırmış durumda. Başarısız darbe ile “kurumlar” düzeyinde bu süreç hızla yürümeye başladı.
Tayyip Erdoğan’ın “barış içinde yaşayan ülke”den anladığı, kimsenin “otorite”ye itiraz etmediği ülke – “otorite”nin kendisi olması koşuluyla.
Bu ülkede Tayyip Erdoğan’ın A’dan Z’ye kendisi kurmasa da, A’dan Z’ye sonuçlarını, etkilerini izlediği bir “medya” var. Alışıldık anlamda şurada burada yazanlar, TV kanallarında durmadan konuşanlar, bir de tabii troller, bütün o curcuna içinde yazanlar.
“Çoğunlukçu otoriter” rejim kuracaksanız, böyle bir yayın faaliyeti gerekli. Sizi genel anlamda destekleyen kitlenize “bugün ne düşüneceğim? Ne söyleyeceğim?” sorularının doğru cevaplarını bildiren bir medya.
Bu benim izlediğim bir şey değil ama gördüklerimden, bu arada bana da isabet eden serpintilerinden anladığım, burada bir savaş havasının olanca şiddetiyle devam etmekte olduğu. Bu, tamamen Tayyip Erdoğan’ın denetiminde yürüyen bir faaliyet; dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ın memlekete nasıl bir barış getirmeyi tasarladığını orada görebiliyoruz.
Barış, Tayyip Erdoğan’dan farklı düşünen ve öyle olduğunu dile getirmeye cüret edenlerin gene Tayyip Erdoğan’ın onayladığı ölçüler içinde susturulmasıyla sağlanacak. “Tek”leri sıraladığı ideal Türkiye’ye böyle ulaşılacak. Şimdi muhalefet sesi çıkaranlar da bu mutlu sonu engellemek isteyen hainler olacak.
PKK ve Gülen cemaati ve IŞİD’in özdeş olduğu bir dünyada Türkiye Cenneti böyle kurulacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025