Murat BELGE
Terane tekrarlanıyor: "Referandumda 'hayır' diyecekler, 15 Temmuz'da halkın üstüne bomba yağdıranlar!"
Daha önce, böyle yapacak olanların PKK'lı ve galiba "hattâ IŞİD'li" oldukları da söylenmişti.
Bir yandan bunlar söyleniyor; bir yandan "zevahir"i kurtarmak isteyen birileri her türlü oyun "saygıdeğer" olacağını beyan ediyor. Bu arada, bu laflar edilirken, Türkiye'nin "en özgür" olduğu çağı yaşadığını söyleyenler de var. Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan kişi "hayır" diyeceklerin bombacı olduğunu söylerken.
Nasıl bir kampanyadır bu? Siyasî partilerden bir tanesi fiilen kapatılmış denebilecek bir biçimde orasından burasından budanmış. Bir yığın gazeteci aslında sadece "muhalif" oldukları için hapiste. İktidar, polisiyle, savcısıyla (ama ayrıca "resmî" sıfatı olmayan militanlarının tehditleri ve tehdidi aşan eylemleriyle) "hayır" mealinde her sesi bastırmaya, susturmaya çalışıyor. Bir yandan da bu "vatan haini" edebiyatı!..
"Hayır" diyecek olanların eylemleri en hafif "vatanı bölmek" suçlamasıyla tanımlanıyor.
Bu söylediklerinde biz nebze doğru payı varsa, neden "referandum" yapıyorlar?
Bu "referandum"da verilecek bir tür oyu verenler vatan haini, şu bu ise, böyle bir referandum yapılır mı?
Halkın üstüne bomba yağdırmak suçtur, darbe teşebbüsünde bulunmak suçtur, silâhlanıp dağa çıkmak suçtur. Madem biliyorlar, inanıyorsunuz ki "hayır" diyecekler bu suçları işleyen kişiler, neden onları serbest bırakıyor, neden onlara "hayır" diyerek vatanı bölecekleri bir referandum imkânı veriyorsunuz? Ya, mazallah, referandumdan "hayır" çıkarsa? Vatanın akıbetini bu hainlerin eline mi bırakıyorsunuz?
Ama bu arada savcılığa tayin ettiklerinizin yazdığı iddianamelerde filan bile, 2003'ten sonra Silâhlı Kuvvetler'de Gülen taraftarlarının bulunmasına ve herhalde örgütlenmesine engel olunmadığı söyleniyor. Silâhlı Kuvvetler'in bu toplumda siyasetle ilişki üslûpları hakkında pek çok eleştiri mümkün. Ancak herhangi bir ülkede ordu kendi içinde böyle kadrolaşmalara göz yummaz ve burada da durum böyleydi. Bunu durduran sizsiniz. Gene sizin iddianamelerinizde 2014'ten başlayarak Gülenciler'in generalliğe yükseldiği, dilinize doladığınız 17 Aralık olayının da buna engel çıkarmadığını anlatıyor.
Bir de bir politika... demeli herhalde. Adamlara kapıları açacaksın, yani suç işlemelerine imkân vereceksin; sonra da yakalayacaksın. Dahiyane bir politika.
Referandum üstüne söylenenler bir yandan bunu da düşündürüyor. Belli ki iktidar bu oylamada "hayır" demenin suç olduğuna inanıyor. Çünkü iş "Böyle düşünmek yanlıştır" gibi bir tartışmayla başlayıp bitmiyor. İşin içine halkın üstüne bomba yağdıranlar, siper kazanlar, herkes giriyor. Öyleyse "Böyle düşünmek yanlış" değil, "Böyle düşünmek suç!"
O halde referandum olup bittikten sonra (nasıl olsa ezici bir "evet"le sonuçlanacağını biliyoruz" "hayır" diyerek suç işleyenleri toparlamak iyi olur. Şimdiden hapishaneleri doldurmaya başlamıştık. Referandumdan sonra "hızlandırılmış cezaevi" programını devreye sokmalı.
"Referandumda 'hayır' diyerek vatanı bölmeye teşebbüs ettiğini itiraf etmiştir" türünden cümleler yazılacak demektir, yeni iddianamelerde.
Yüzde on beş, on altı oranlarında oy almış bir partiye bu şekilde davrandıktan sonra, yüzde diyelim kırk dokuz oy almış "hayır"cılara da aynı muamele çekilebilir. İktidar, kendisiyle aynı inançları, aynı görüşleri paylaşmayan insanların serbest bir şekilde sokaklarda dolaşmasından hoşnut değil. Gerçekten "özgür" bir Türkiye kurulması için bu insanlardan bir şekilde kurtulmanın yolunu bulmak gerekiyor. "Toplama kampları"nda toplamak bunun bir yolu olabilir.
Tabii başka yollar da bulunabilir.
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025