Murat BELGE
Trump’ın iş arkadaşlarının ikisinin mahkûmiyet kararı aniden –hem de ikisi birden- geliverdi. Bakalım arkası nasıl gelecek.
Donald Trump, başlı başına, açıklanması kolay olmayan bir fenomen. Amerika’ya nasıl başkan oldu? Ama ondan önce, Donald Trump gibi biri nasıl olur? Dünyada tuhaf insanlar, eksantrik insanlar hep olmuştur da Trump kadar zengin bir “koleksiyon” bulmak zor. Böyle kişisel özelliklere sahip bir insan karşımıza üstüne üstlük Amerika Birleşik Devletleri Cumhurbaşkanı olarak çıkınca insan gerçekten şaşırıp kalıyor.
Yakın tarihte özellikle Cumhuriyetçi Parti şaşırtıcı başkanlar (ya da “başkan adayları”) çıkardı. Ronald Reagan ile George Bush Jr. bilgisizlikleriyle Amerikan mizah tarihine katkıda bulunmuşlardı. Nixon bilgisiz değildi, hattâ bilmemesi gereken şeyleri bilme merakına sahipti ve onun için istifa etmek zorunda kaldı. Yerine geçen Ford ise “yürürken jiklet çiğnemek ya da çiğneyememek” esprisinin kaynağı olan kişiydi. Nixon’ın Ford’dan önceki yardımcısı Spiro Agnew da Amerika tarihinde pek şanlı şerefli bir iz bırakmamıştır.
Bu arada “kazanamayan” Cumhuriyetçiler’i de unutmamalı. Başta Barry Goldwater gelir. Başlıca planı ve Amerikan halkına önerisi Vietnam’ı nükleer bomba atarak yenmekti. Epey açık farkla kaybetmişti. Kaybeden Başkan Yardımcısı adayı olarak Sarah Palin de kolay kolay unutulmayacak bir kişiydi.
Bütün bu zengin geçmişe rağmen Donald Trump Cumhuriyetçi “envanjelist-Jacksonian” gelenek çerçevesinde bile benzeri olmayan bir kişi. Ayrıca, Cumhuriyetçi Parti’nin belirli bir kanadının (ABD devlet gelenekleriyle daha içli dışlı olduğunu söyleyebileceğimiz kişiler) ciddi muhalefetiyle karşılaşmış bir kişi. Burada sayıca daha büyük yoğunluk oluşturan Evanjelist Amerikalılar’a pek de sevimli gelmeyecek bir hayat çizgisi var üstelik. Dolayısıyla, iş “karakola kalırsa” Cumhuriyetçi Parti içinden de onun aleyhinde tavır alacak birçok kişi var.
Ancak, Trump bir “sorun”sa, dünyada ve ülkesinde birçok insan onu bir “sorun” olarak görüyorsa (ki, görüyor) iyi güzel de, bir yanda da ona oy vermiş insanlar var. Tamam, Trump oyların çoğunu alamadı, Amerikan seçim sisteminin azizlikleri sayesinde ikinci seçicilerin çoğunluğunu kazandı. Ama Trump gibi birinin yüzde otuzlardan yukarıda oy alabilmesi bana yeterince ciddi bir sorun gibi görünüyor. Oysa aldığı oy bunun bir hayli üstünde ve Başkan olduktan sonra yapmayı başardığı nice gaftan, olmadık tercihlerden sonra da arkasındaki halk (seçmen) desteği azalmış gibi görünüyor.
Onun için, Trump’un Beyaz Ev’i bırakıp kendi kulesine dönmesi benim gözümde sorunun çözümü gibi görünmüyor. Impeachment, “azil” filan, aşağıdan yukarıya işleyen bir iradenin seçtiği bir adamı yukarıdan aşağıya işleyen başka bir iradeyle geldiği yere göndermek oluyor. “Trump’tan kurtulmak”, Amerika için gerçekten çok önemli, çok hayatî olabilir. Ama ona Başkan olacak oyu vermiş olanlar onunla ilgili aynı olumlu duyguları beslemeye devam ediyorlarsa, “sorun bitti” demek zor. Sorun zaten hiçbir zaman kendi başına Trump’tan ibaret değildi – yeni popülizm dalgasının bütün tekil örneklerinde de olduğu gibi.
Trump’ın iktidardan uzaklaşması, hangi yöntemle olursa olsun, şöyle bir ay kadar önce gerçekleşmiş olsa, sanırım belirli çevrelerde epey bir üzüntü yaratırdı. Bu “belirli çevreler”, aynı şey şimdi olacak olursa en gürültülü biçimde sevinecek olanlar, yani AKP’liler. Tayyip Erdoğan’a antipatisi epey saydam olan Hillary Clinton seçimi kaybedince bu kesim bayağı sevinmişti. Trump’ın çizdiği kişiliğe de herhangi bir itirazları olmadığı anlaşılıyordu. Ama hayat popülist önderleri de boğaz boğaza getirebiliyor – hem de sık sık. Amerika’nın State Department’ıyla, Pentagon’uyla dünya politikası Trump Başkan oldu diye kısa zamanda değişecek değil. Tayyip Erdoğan sürprizlerle dolu bu dünyada Trump’la barışabilir de. O zaman Trump yeniden “I like him!” diyerek dolaşmaya başlayabilir. Ama “Amerikan politikası” diye yuvarladığımız şeyin Erdoğan’la barışacağına pek ihtimal veremiyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025