Murat BELGE
Başbakan, bu son seçim sonrası evrede, kendi “olgunluk” dönemine girdiğini söylemişti. Bense o seçimden önce başlayan tezahürlere baktıkça, bunun neyin olgunluğu olduğunu anlayamıyordum. Benim “olgunluk” diye anladığım şeyle bir ilgisi yoktu bu davranışların. Ama geçen gün Başbakan Hocalı mitingindeki pankartlar ve sloganlar üstüne bir kelâm etme gereğini duymuş ve bunların “münferit” olduğunu söylemiş. Bunu duyunca anladım neyin olgunluğu olduğunu. Elhak doğru. Kastedilen o olgunluksa, evet, o mertebeye varılmış.
Bu ülkede her türlü ilkellik ve iğrençlik yapılır. “Devlet adamlığı”, her zaman, bu yapılanın “münferit” olduğunu söylemektir. En çok “işkence” alanında işitirdik bunu. Olmadık işkence görmüş birini ya da birilerini gösterirsin, işkenceden ölmüş adam olgusu anlatırsın, cevap değişmez ve her daim hazırdır : “Münferit bir vaka. Evet, maalesef böyle münferit vakalar oluyor.”
Nerede olmuş, münferit vaka? Karakolda, devlete ait bir yerde, örneğin Kontr-gerillada, değil mi? İşkenceyi neyle yapmışlar? Eliyle saçını mı çekmiş, ne yapmış? Falakaya yatırmış, elektrik vermiş. Ee, bu biraz âlet edevat ister, kim bu âlet edevatın sahibi? Köşedeki bakkaldan ödünç mü alıyor falakayı? Mahallelinin elektrikçi ustasını çağırıp, “Şuna iki buçuk liralık cereyan ver” mi diyor? Hayır, âlet edevat da devletin. Peki, kim yapıyor? Sokaktan geçen adamları çevirip “Sevabına şunun tabanına birkaç değnek vur” mu diyorlar? Hayır, kendileri vuruyor. “Kendileri” kim oluyor? Devlet memuru!
Peki, bunun münferit değil de “sistematik” olması için ne lâzım?
Vurulan bir kızılcık sopası ya da çevrilen bir manyeto varsa, bunun ucunda vuran ya da çeviren bir “fert” vardır. Bu işleri, bu son aşamada, “fertler” yapar. Ama “fertler” yaptı diye, o iş “münferit” olmaz.
Miting yapıyor birileri. Sıfatı “İçişleri Bakanı” olan biri de orada bulunuyor, bulunmaktan öte, orada konuşuyor. O kişi konuşurken “Hepiniz piçsiniz” demiyor ; “Bugün Taksim yarın Erivan ; Bir gece ansızın gelebiliriz” de demiyor ; “Bozkurtlar burada! Hrantlar nerde!” de demiyor. İçinden deyip demediğini bilmiyorum, ama kürsüde bunları demiyor. Dedikleri, bunun yumuşatılmış benzerleri. Yani bunlardan çok farklı şeyler de söylemiyor, sonuçta. Sözkonusu ortamda, o adamı herhangi birinin yadırgaması için herhangi bir neden yok. Gayet iyi yakışıyor.
Ama bütün bu laflar “münferit”miş. Eh, o zaman Bakan’ın orada bulunması da “münferit” ; aklına esmiş, gitmiş. Yani o linç eşinmeleri içinde coşan güruha, “Yaşayın, aslanlarım, biz de sizin arkanızdayız, korkmayın biz varız” demek için, bunu hükümet adına demek için gitmemiş oraya. Onun orada olması çok normal. Bu İdris Şahin gibilerin aslında örneğin Madımak önü gibi yerlerde de bakan olarak bulunmaları gerekir de, bazen başka işleri çıktığı için bulunamazlar, öyle mi?
Neyse ki bu “münferit” pankartlar, Başbakan’ın Hocalı’da katledilen 618 Türk için acı duymasına engel olmuyormuş. Olmasın da.
Yalnız bu topraklarda öldürülen Ermeni sayısının 618.000’den az olduğunun hiç sanmıyorum (buna “bire bin” derler): daha fazla olduğunu bizzat Talat Paşa’nın defteri söylüyor. Hocalı için Başbakan’la acı paylaşan o kalabalık öldürülen o Ermeniler için de, öldürülemeyip bugünlere kalan soyları hakkında da bir şeyler bağırıyorlar, o meydanlarda, Başbakan’ın “İçişleri Bakanı” yaptığı o zatın önünde.
Başbakan Dersim için devleti adına özür diliyor. Ama “Ermeni” denince ağzı dili kilitleniyor. O pankartlara “münferit” demek için açıyor ağzını. Yani o mitinge sahip çıkmak için.
Bu, Başbakan’ın kişisel tavrı mı, daha genel bir eğilimin yansıması mı? Başbakan bu tavırları birilerini kendi yanına çelmek için mi yapıyor (onları yanına alma isteği başlı başına bir felâket zaten), yoksa zaten yanında olanların bir kısmını kaçırmamak için mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025