Namık ÇINAR
Eğleniyor mu bizimle, nedir?
Köstekli saatinin sallantısından gözlerimizi alamadığımız bir illüzyona benziyor, Başbakan’ın gündemleri.
Kendisini oraya buraya kaçan nesnelere kaptırarak ardı sıra helâk olup giderken, esasen dikkati yönetilen bir kediciğin komikliklerine düşüyoruz, sanki o böyle yaptıkça.
Oysa yığınla problem var.
Son on yılın çatışmalarında şehit düşen asker sayısı 818 iken aynı zaman dilimine isabet edenintiharlar bunu geçerek 934 olmuşsa, olağan kışla yaşamı can güvenliği bakımından muharebe sahasından daha tehlikeli hâle gelmiş demektir.
Bu kardeş kavgası kirli savaş, sırf bu nedenle bile bitirilse yeridir.
Ne ki, sorunu barışla çözmek varken bunu öncelemeyen siyasal anlayış, bir yandan da ordunun çağdışı mevzuatlarını yeni biçimlere çevirerek, kışla gerginliklerini gidermeye çalışacağa benziyor.
Bunlardan bir tanesi, hani gazetelerin “disko kalkıyor” diye haber yaptıkları şu kışla içi yargılama usulleri var ya, işte o konuya değişiklik getiriliyor olması meselesi.
Esasında yapılmakta olan, “Disiplin Mahkemelerinin Kuruluşu, Yargılama Usûlü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkındaki Kanun”un bütünüyle ortadan kaldırılmasıdır.
BİR. İlkin şunu söyleyelim ki; bu düzenlemeler, özellikle AKP yanlısı basın organlarında dile getirildikleri gibi “orduda yapılan bir devrim” mahiyetinde değillerdir.
Konuştuğumuz şey çok önemli ve değerli, fakat nihayetinde üç günden iki aya kadar verilen göz ve oda hapsi cezalarını öngören ve askerî ceza hukukunun dışında kalan disiplin tecavüz ve suçlarını düzenleyen bir mevzuatla ilgilidir.
Ordunun beklenen köklü reformları, çok başka boyutlardaki işlerin kotarılmasıyla mümkündür.
İKİ. Elbet de küçümsüyor değilim; ancak bu, hukuk anlamında da devrimin asıl merkezi olamaz.
Çünkü askerî hukukta yapılacak gerçek devrim, askerî hâkimlik sınıfının kaldırılmasından, ya da hiç değilse emir-komuta hiyerarşisi içerisinde aynı zamanda bir subay da olan asker hukukçuların “askerî mahkemelerin yargıç kürsülerinde oturamamalarından” geçer.
Bununla da kalınamaz. Sadece Askerî Yargıtay ile Askerî Yüksek İdare Mahkemesi değil, tüm birinci derecedeki Askerî Mahkemeler de kaldırılır ve adli yargının bünyesine alınırlarsa, işte o vakit adam gibi bir hukuk reformundan bahsediliyor denebilir.
Ordu ille de subay statüsünde hukukçuları olsun istiyorsa, ki ihtiyaç duyabilirler ; bu dahi mümkündür. Yalnızca hukuk müşavirliği yapacak kadarlık kadroları elbet de istihdam edebilirler; yeter ki dava süreçlerinde yargıç olarak bulunamasınlar; hâttâ bu hâlleriyle mahkemelerde kurumun avukatlığını bile üstlenebilirler.
ÜÇ. Bu değişiklikleri içeren kanun tasarısı ile ilgili olarak henüz kamuoyuna tam ve sağlıklı bir metin açıklanmış da değildir. Onun yerine, beş yüz sene öncesinin oyalayıcı sultan hikâyelerine yönlendirilerek, böylesi konular gözden kaçırılmaktadır.
Bu tasarıyı yasalaştıktan sonra eleştirsek ne yazar!
DÖRT. Belli ki hukuk nosyonu bulunmayan kışla subaylarınca duruşmaları yapılıp kararları verilenDisiplin Mahkemeleri tamamen ortadan kaldırılmakta; bu kanunun dahi “disiplin suçu” olarak öngörmediği hâlleri bugüne kadar kendi kafasına göre “disiplin tecavüzü” sayarak cezalandırabilmiş olan disiplin âmiri keyfiliklerine de son verilmekte; hâsılı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Disiplin” başlığı altında topladığı, 124 ve devamındaki maddelerden mülhem yeni bir hukuksal yapı orduda da ihdas edilmektedir.
Buraya kadar güzel.
Ya bundan sonrası?
Çünkü bu kaldırılanların yerine “Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurulları” geliyor. Ve bu kurullar, meslekten atmaya kadar varan geniş yaşamsal yetkilerle donatılacaklarmış gibi gözüküyorlar.
Yargının rolü, bu tür idari kararların alınması safhasının öncesinde mi, yoksa bir delinin kuyuya attığı taşı kırk akıllının çıkaramayacağı sonraki safhalarda mı olacaktır?
Bu disiplin kurullarının teşkilinde marifet, tıpkı eski HSYK’nın yerine yenisini oluştururken yaptıkları gibi sadece üye sayısını yediden 21’e yükselten sayısal bir nicelikte midir, yahut asıl emir-komutadan bağımsız hukuksal niteliklerle bezenmişlikte midir?
Toplumu boş işlere sevk edeceğinize, tasarılarınızı açık açık anlatın da, biz de size kanaatlerimizi aktaralım.
Böyle gizlilikler ve başka şeylerle oyalamalar, oldubittilere getirmeye yeltenecek dümencilerin işidir çünkü.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016