Namık ÇINAR
Helâl olsun Ahmet Hakan’a.
Çarşamba akşamı CNN-Türk’teki Tarafsız Bölge programında, her zamanki tarafgirliğiyle sanık yakını ve sanık avukatlarını stüdyoya doldurarak, darbeci generallerin ne denli masum olduklarının propagandasını bir kez daha yaptırdı onlara.
Bravo doğrusu; dezenformasyon kuvvetlerinin sıkı dostlarından biri olarak, medya ayağındaki işlevini sadakatle yerine getiriyor.
Lâfı sakın ola “insanîlik”miş falan gibi bir yere getirmesin hiç kimse; çünkü koktu o ayaklar. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, darbeci zihniyeti temize çıkarmak için her türlü yolun denendiği bir mücadeledir bu.
Amaç, gerçeği arayıp bulmak olsa, sanık yakınlarından sanık avukatlarından mı gider insan? Onlardan mı öğrenilir, doğrular?
Doğrular, Türkiye’nin yarım yüzyıllık askersel rejimi, 27 Mayıs’la başlanan ve sonrasındaki diğer müdahalelerle sürdürülen, her bir aşaması kopuk kopuk değil, süreç içerisinde birbirini tetikleyen ve günün ihtiyaçlarına göre yeni şekiller verilerek yürütülen safhalar olarak algılanıp, bir bütünlük içinde irdelenirse anlaşılabilir ancak.
İyi de, Türkiye halkına nice çileler çektirmiş bu adamların kurmuş oldukları o despotik nizamın yıkılmamasında rol oynayıp da ne geçecek eline?
Daha çok genç. Bu yaptıklarının utancını yaşayacağı uzun yılları olacak önünde, hiç kuşkunuz olmasın.
Hâkim olmak “out”, sanık olmak “in”
Ben Silivri’de yargıç olsam, daha fazla rezil olmadan basardım istifayı.
Ağzı var dili yok koşullarda, “nedir bu üstümüze yağan yıldırımlar?”, derdim. “Payıma düşen bütün ülke kamuoyunun nefreti olacaksa, içine ederim ben bu işin.
Yargıla ama hapse atma! Suçla ama cezalandırma!
Madem yüreğiniz kaldırmayacaktı bu yargılamaları, neydi o başlangıçtaki afralar tafralar?”
Zaten birinci sınıf hâkimimdir muhtemelen. Emekliliğim de çoktan gelmiştir. Sanki gümüşletecek miyim kalıp da, bundan sonrasını?
Gider, bir güzel yerleşirim Antalya’ya. Yazlığımı, hem de tam Karpuzkaldıran’a karşı alır da, öyle bakarım keyfime.
“Bu ülkede darbecileri yargılama iradesi, Başbakan dâhil artık hiç kimsede kalmadıysa, mahallenin enayisi ben miyim, bana ne askerî vesayetten? Ne hâliniz varsa görün!”derim.
Hoş, o hâkimlerin o savcıların günahları da az buz değil hani!
Askerî meseleleri doğru dürüst kavramadan; orgenerali de yüzbaşıyı da, komutanı da karargâh subayını da aynı çuvala doldurarak, hâsılı ellerine yüzlerine bulaştırarak, en sonunda bu ülkenin ceberutlarını bile mazlum kıldılar ya, aferin onlara.
Hâlbuki ben malımı iyi bildiğim için bakın buraya yazıyorum, eğer tutuklu yargılanmasalardı, boş durmayıp şimdiye kadar on kere darbe yapmışlardı o generaller, bilmiş olun.
O yüzden, sosyopolitik ve bilimsel analizlere yaslanıp da bir an önce somut reformlar yapmak dururken, darbeci faşizan zihniyetlerin ürettiği yargısal mekanizmalara bu denli bel bağlamayın, askerî sorunlarımızı o mekanizmaların bakacağı dava sonuçlarından hâsıl olacak çözümlere endekslemeyin, hüsrana uğrarsınız sonra, dedimdi de kaç sefer, ya gülmüştünüz ya da anlamak istememiştiniz ne demeye getirdiğimi.
Nihayet iş işten geçtikten sonra şimdi görüyorsunuzdur sanırım, bu çıfıt ilişkiler dünyasının kaç bucak olduğunu.
Harç bitti, yapı paydos
Sizce masum bir nezaket midir Başbakan’ın yaptığı? Onun gibi birinin sergilediği davranışlar ne gibi sonuçlara yol açar, yok mudur bunun önemi?
Bu ziyaret, ulusalcıların değirmenine su taşımaktan, onlara sinyal vermekten, saf değiştirmekten başka nedir ki?
Tarihe de, kendi gemisini ilk terk eden bir kaptan olarak geçecektir.
Siz de heba edilmiş o cânım dinamik konjonktürler ve enerjilerden sonra, artık reform meform yerine, duvar yalayan sabi sübyanlar gibi yahut daha iyisi postal yalayanlar gibi, avucunuzu yalarsınız, olur biter.
Eğer bundan sonra darbe heveslisi genç adaylar olursa, onlara da tavsiyem; sakın korkmasınlar! Bakın görüyorsunuz hiçbir şey olmuyor. Yargılayamıyorlar bile.
Siz de artık biraz dikkatli olun, canım! Ne o öyle dört bir yana saçılmış sayfalar dolusu plânlar... plânlar... Ne lüzum var bunlara? Zaten “höt” demenize bile gerek yokmuş, baksanıza!
Bir darbeye mi niyetlendiniz, gece yarılarına sarkıp da uykunuzdan olmayın, değmez. Arkanızdan atlı kovalamıyor. Öğlene doğru yavaş yavaş olursa iyidir. Hâttâ Cuma namazına rastlatırsanız, birçoğunu camilerde yakalarsınız.
Anons için TRT’yi değil de, minberlerde okunacak fetva için Diyanet İşleri’ni çağırırsanız, yeter.
Biz mi?
Biz teknede su seviyesinin altındakiler, daima ilk boğulanlar oluruz.
Takma kafana!
Sen batıradur gemiyi...
[email protected]
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kendi ayak izlerini görmek, boşuna heveslenmektir
11.05.2022 - Emperyalizm
24.03.2022 - Hoparlörden ezan ve linç
6.02.2016 - Bugün için artık yapacak tek şey var
30.05.2016 - Darbe plânları yasal mevzuata uygundur!
24.05.2016 - Liberalizm, demokrasinin öteki adıdır!
13.05.2016 - Ne durumdayız?
10.05.2016 - Kut’ül Amare kahramanı (!) aslanlar aslanı Engin Ardıç
8.02.2016 - Kut’ül Amare yahut en son yoksul kandırma numarası
3.02.2016 - Demokrasi mi, askerî veya dinî faşizm mi?
29.04.2016
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Hrac Madooglu
Hayvan sevgisinin ne oldugundan haberin yok. Hayvan sevgisi sadece onlara mama vermekten ibaret degildir ve de sadece yaslilarda degil her yastan insanlarda hayvan sevgisi vardir. Hayatin anlamini da senden ogrenecek degiliz. Bildigin konular ustune yaz da cahilligin belli olmasin. Propaganda nasil yapilir mesela. Nasil iyi bir dalkavuk olunur, vs. Senin uzman oldugun konular bunlar.