Ömer F. Gergerlioğlu
İslam tarihinde kriz zamanlarında terörist eğilimler kendisini göstermiş ve bunun muhasebesini yapmak çok mümkün olmamıştır. Yüzyıllar boyu baskıcı yönetimler , İslam düşüncesinin çeşitli nedenlerle kendisini geliştirememesi, geri kalma, oluşan çaresizlik, Batının sömürüsü ve, çifte standardı İslam dünyasının en önemli sorunlarıydı. İslamcılık akımının derde deva olmak için ortaya çıkışı ancak hem kendisini örnek model olarak geliştirememesi hem de karşılaştığı yönetim baskıları var olan gerilimi arttırdı. Bu, birlikte yaşam tartışmasını da aklı selimle çözme ihtimalini azalttı. Hem islamcılar konuya soğuk baktı hem de yönetimler çözüme darbeler yaptı.
Böylesi kriz anlarında el Kaide , IŞİD gibi yapıların ortaya çıkışı kaçınılmazdı. Yüzeyselliğin aşılamadığı Selefi ikliminden neşvünema buldular ve canlarını hiçe sayarak silahlandılar. Batıya savaş ilan ettiler ve İslam dünyasında savaşması için davetiye çıkardılar. Afganistan ve Irak işgalleri sonucu örgütler iyice kuvvetlendi, sonunda örgütlerin yanısıra devletler de çıktı ve Irak Şam İslam devleti doğdu.
Bu arada bu örgüt ve devletlerin yaptığı vahşetler Batı'da İslamofobiyi de arttırdı. Batıdaki dayatmacı anlayış ortaya çıkan terörde adaletsizliğinin payı olduğunu göremedi. Bu sefer terör olayları batıda da başladı. Her iki tarafın fanatikleri fobiyi tırmandırdı. İslama hakaret olan ifade ve yayınlar yargı ve yürütme tarafından hoş görüldü, ifade özgürlüğünün sınırları konusunda bir mutabakat sağlama ihtiyacı hissedilmedi. AİHM bunun sınırlarını belirlese ve bazen doğru kararlar verse de yer yer çifte standartlı kararlara imza attı ve Müslümanlar arasındaki zaten tereddütlü olan prestijini kaybetti. İfade özgürlüğünü korunması gereken bir değer değil de araçsallaştırma aracı olarak kullanma en başta ifade özgürlüğüne zarar verdi.
Zaten Müslüman fertlerin yaptığı kusurları bile onun grubuna yıkma düşüncesiyle yükselen bir İslamofobi varken IŞİD vb. örgütlerin yaptıkları, fobinin çözümünü iyice çıkmaz sokağa itti. Batı'nın Müslümanlarla karşılaştığı ilk günlere yani Endülüs'e kadar dayanan İslamofobi Avrupa'nın sömürge ülkelerdeki uygulamalarıyla daha da belirginleşti. İdeolojilerin çatışmasının pik yaptığı bir ortamın bitmesinden sonra artık çelişkinin kimlik temelli çatışma olacağını ileri süren Harvard Üniversitesinden Samuel Huntington belki doğru bir teşhis yapmıştı ancak bunun kaçınılmaz bir medeniyet çatışmasına döneceğini iddia etmesi, karşısında durulması gereken bir iddiadır.
İslamofobiyi sadece Müslümanların yaptığı hatalara indirgemeye çalışan bir aydın yaklaşımı var. Bu "Batı'nın zarar görmeseydi Müslümanlardan korku duymayacağı" tezine dayanıyor. "İslamofobi" değil "IŞİDofobi" var demek istiyor bazı aydınlarımız. Şiddet eğiliminde olanların ürkütmesi sonucu "İslamofobi" denen yanlış bir kavramın ortaya çıktığını, oysa Batılıların İslam'la bir sorunu olmadığını, onlarda korku oluşturanın "cihadistler" olduğunu söylüyorlar. Oysa daha dikkatli bakıldığında fobilerin çoğunun stres eşiğinin düşük olmasına benzer, tehdit edilme eşiğinin düşük olduğu durumu yaşayanlarda çıktığı anlaşılır. Her insan veya toplumda tehdit edilme eşiği farklı olabilir. Bünyenin zayıf düştüğü bazı anlarda veya oluşmuş kaygılarla bu eşik düşer. Fobide bir çeşit mekanizmayla korkulanla ilgili oluşmuş veya oluşturulmuş bir kaygı vardır. Ortaya çıkan kaygı, zarar vermese de ürkülen kimliğe karşı ön yargı ve korku oluşturur.
Her canlı, birey olarak varlığını tehdit eden ya da tehdit riski taşıyan varlık ve durumlardan içgüdüsel olarak kaçınır. Korkuyorsa önceden oluşmuş bir deneyim vardır. Nesneyi (dini) kendisi için potansiyel tehdit hissetme hali anlamsız bir şeye karşı bile fobi oluşmasına yol açar. Sonunda Batı'nın potansiyel tehdit olarak gördüğü, fobisi korktuğu başına geldi. Batı zarar gördüğü için zarar görmediği Müslümanlardan da korkmaya başladı. Müslümanların Fransa'ya gidişlerine bile zorlamalar getirildi. Bu İslamofobi değil de nedir? Zaten zarar görmese de Müslümana karşı tepki göstermesi patolojik bir ruh halidir. Konuşulan zaten tepkideki adres değişikliğidir.
ABD’de Pew Research Center tarafından yapılan bir araştırma İslamofobinin arttığını gösteriyor.Araştırma kapsamında anket yapılan ülkelerden İspanya’da yüzde 52, Almanya’da yüzde 50, Polonya’da yüzde 46 oranında Müslümanlara karşı olumsuz düşünme oranları düşündürücüdür. Artık ırkçılık etnisiteye göre değil, dine göre kategorize ediliyor, kültürel ırkçılık yapılıyor. Almanya'da 4 milyon Müslümanın dini resmi din olarak bile tanınmıyor, Almanya sorunlara çözüm üretmiyor.
Charlie Hebdo katliamından sonra AB ülkelerinin Schengen vizesi kurallarını sertleştirme kararı başvurulara yansıdı. Örnek olay olarak, işadamı Sami Kızıldağ, kızını ve yeğenlerini Paris Disneyland’a götürmek için başvurduğu Fransız Konsolosluğu’ndan vize alamadı. "Şirketim 20 yıllık ve yıllık cirosu 80 milyon lira. Zaten vize koşulları, parmak izi alınması yeterince aşağılayıcıydı. Potansiyel hırsız ve soyguncu olarak görülüyorduk, şimdi de terörist muamelesi eklendi. Türklüğümden utandım. Bir de kızıma verdiğim sözü yerine getiremediğim için çok üzüldüm. Heyecanla bekliyordu. Bundan sonra Fransa’ya gitmeyi asla düşünmüyorum.” diyor Kızıldağ.
Batı'daki Müslümanlara yönelik tepki ve korkunun en çok nedeninin Müslüman dünyanın kendi eksikliklerini giderememesi, şiddete başvurarak korku oluşturmaya çalışması olduğu bir gerçektir. Gerek tarihsel korkular gerekse de şiddet şoklarıyla karşılaşan Batılıların İslam'a karşı oluşturduğu fobi ilkine göre daha az nedendir.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, başkanlık yaptığı “Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu”nun hazırladığı “iyi niyet mektubu”nu kamuoyuyla paylaşmış, “Bugün bir endüstriye dönüşen İslamofobi, İslam dünyasındaki çatışmaları ve yaşanan manzaraları gösterip Müslümanlar aleyhine acımasız bir propaganda yaparak İslam’la ilgili korkuyu yüreklere salmaya çalışıyor” demiş. Buna katılıyorum ancak Diyanet'in de asıl sorunun İslam düşünce dünyasının ihyası ve inşası olduğunu görmesi gerekir.
İslamofobiyi de Hristiyanofobiyi de önlemek için asgari müşterekleri konuşmaktan başka çare yok. Birbirini besleyen bu korkuları yok etmek, fanatiklere bu dünyayı teslim etmemek, konuşmak, birbirimizi anlamak ve birlikte yaşamın ortak paydasını arama gayretinde olmaktan başka çare yoktur. Öteki gördüğünü tanımaya gayret, aynısı gibi olmaya niyetimiz olmasa da ortak paydaları bulmamız son şansımız artık.
www.omerfarukgergerlioglu.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018