Pelin CENGİZ
Uluslararası finans kuruluşlarının ve bankaların verdikleri kredilerin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini araştıran izleme örgütü Bankwatch'un "Riskli Proje - Güney Gaz Koridoru Kime Fayda Sağlıyor" raporu, Türkiye'nin nasıl riskli bir projenin daha içinde olduğunu gözler önüne seriyor.
Nedir bu proje? 3500 kilometrelik bir boru hattıyla Azerbaycan'dan Avrupa'ya gaz taşıyacak olan Güney Gaz Koridoru, Avrupa Birliği'nin enerji sektöründeki en yeni gözde projesi. Proje, her derde deva gibi sunuluyor: Avrupa'nın Rus doğalgazına bağımlığını azaltacak, kömürden vazgeçilmesine katkı sağlayacak ve daha yoksul Güneydoğu Avrupa'ya hem enerji hem iş getirecek.
Raporda, "Avrupa'nın enerji ihtiyaçlarının güvenceye almak için otoriter Azerbaycan'a ve Türkiye'ye bel bağlamanın Rusya'ya bel bağlamaktan çok farklı olmaması bir yana, daha çok sayıda otokratı da güçlendirmenin bir yolu. Geçmişte, Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi, Avrupa'nın desteklediği büyük boru hattı projelerinde insan hakları ihlalleri ve boru hattı güzergahlarının askerileştirilmesiyle karşılaşılmıştı, bunun bir uyarı teşkil etmesi gerekiyor. Projeyi eleştirenler, enerji güvenliğinin yolunun mega projelerden değil merkezsizleştirmeden geçtiğini ifade ediyor" deniyor.
Güney Gaz Koridoru tamamlandığında büyük politik ihtirasları gerçekleştirecek ya da Avrupalılara fayda sağlayacak olsa bile, bu projenin desteklenip desteklenmemesi yanıtı belirsiz olan büyük bir soru. Ancak, kesin olan bir şey varsa o da bu mega boru hattından şimdiden faydalanmaya başlamış olanların, bunu inşa edecek olan şirketler olduğu. Rapor, boru hattının Avrupa bölümünü Yunanistan, İtalya ve Türkiye'de inşa etmek üzere sözleşme imzalamış şirketleri ele alıyor. Temel olarak yerel aktörlerin kim olduklarına odaklanıyor. Boru hattının bazı bölümlerini inşa edecek şirketlerin, çoğu zaman resmi soruşturmalarla kanıtlanarak suçlu bulundukları ve yolsuzluk geçmişleri olduğu belirtiliyor.
Gelelim meselenin Türkiye ile ilgili bölümlerine... TANAP (Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi), Güney Gaz Koridoru'nun en uzun bölümü. Türkiye-Gürcistan sınırından başlayan boru hattı, Türkiye'nin 20 ilinden geçerek Şah Deniz II gaz sahası doğalgazını Avrupa'ya taşıyacak. 1850 kilometrelik boru hattının maliyetinin 10 milyar doları olması bekleniyor.
TANAP'ın asli yüklenici şirketi kamu kuruluşu BOTAŞ, boru hattı bölümlerinin inşaatı için dört şirketle anlaştı: Limak, Yüksel, Tekfen ve Fernas. Limak, boru hattının Eskişehir ve Edirne'nin İpsala ilçesi arasındaki 459 kilometrelik bölümünün inşaat ihalesini kazandı. Fernas, TANAP'ın Gürcistan sınırındaki Ardahan'dan Erzurum'a kadar olan 375 kilometrelik bölümünü inşa edecek. Yüksel, Erzurum ve Sivas arasındaki 450 kilometrelik bölümü, Tekfen ise Sivas ve Eskişehir arasındaki 500 kilometrelik bölümü inşa edecek.
Şimdi sıra bu şirketlerin sicilinde...
BOTAŞ
BOTAŞ, TANAP'ın yüzde 30 hissesine sahip ve projeyi bu paya göre finanse edecek.
Rapordan, BOTAŞ ile ilgili satır başları şöyle: "Beyaz Enerji Operasyonu, 2001'de birçok elektrik projesinde yolsuzluk ve rüşvet soruşturması olarak başladı, 15 kişi hakkında soruşturma açıldı. Savcı Hakan Kızılarslan'a göre, TEAŞ ve Enerji Bakanlığı bürokratlarınca iki ayrı çete oluşturuldu ve farklı şirketlerden işadamları bu çeteye yardım etti. Dava, 2012'ye kadar devam etti, bu süreçte mahkumiyet hükümleri dört kez bozuldu. Skandal duyulduktan üç ay sonra istifa eden eski Enerji Bakanı Cumhur Ersümer ve eski Devlet Bakanı Birsel Sönmez haricinde enerji sektöründe faaliyet gösteren yetkililer ve iş adamları ihaleye fesat karıştırma ve organize suç örgütleriyle bağlantılarından dolayı hapis cezası aldı.
Bu kişilerin arasında, -Fernas'ın sahibi de dahil olmak üzere- daha sonra TANAP ihalelerini kazanan şirketlerin üst düzey yöneticileri de vardı: Muzaffer Nasıroğlu, eski AKP milletvekili Nezir Nasıroğlu'nun kuzeni ve TANAP'ın Ardahan-Erzurum bölümü inşa edecek olan Fernas'ın sahibi. Nasıroğlu, Mavi Hat Operasyonu'nda da hüküm giymişti. Yaşar Giregiz, Fernas İnşaat Genel Müdürü. Fuat Çelepçi, 1999-2005 yıllarında BOTAŞ Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesiydi. Şu anda Zorlu Enerji Doğal Gaz Grubu Genel Müdürü.
2007'de de yine BOTAŞ'ta yolsuzluk iddiaları üzerine Mavi Hat Operasyonu başlatıldı. Sanıklar, iddianamede yer alan suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve üye olmak, örgüt kapsamında ihalelere fesat karıştırmak, rüşvet almak ve vermek, ve suç gelirlerini aklamak konularında soruşturuldu. Aralarında eski Botaş Genel Müdür Vekili Rıza Çiftçi, eski Enerji Bakanlığı Müsteşar Yardımcı Bekir Aksoy ve Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir'in bulunduğu davada, sanıklar 3 ile 52 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. Ancak Mart 2016'da Yargıtay yerel mahkemenin kararını bozdu."
LİMAK HOLDİNG
Limak, 2002'de AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte altın çağını yaşamaya başladı. 2004'te Türkiye tarihindeki en büyük özelleştirme ihalelerinden birine katıldı, 292 milyon dolara Tekel'in özelleştirilmesi ihalesini aldı. 2007'de Sabiha Gökçen Havaalanı'nın 20 yıllık işletme haklarını almak için 3.1 milyar dolar ödedi. 2010'da enerji dağıtımı alanına girdi, 2011'de İskenderun Limanı'nı satın alarak liman işletmeciliği alanına da el attı. 2012'de Limak-Cengiz-Kolin konsorsiyumu Yusufeli barajı ve HES projesi ihalesini aldı. Aynı konsorsiyum Erdoğan'ın mega projelerinden üçüncü havalimanı projesi ihalesini de kazandı. Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir'in 2008'deki Mavi Hat Operasyonu sırasında 30 yıla kadar hapsi istenmişti. Özdemir hakkında açılan dava yukarıda izah edildiği üzere düştü.
FERNAS ŞİRKETLER GRUBU
Fernas Grubu alt yapı, endüstriyel tesis inşaatı, doğal gaz dağıtım, enerji, madencilik, turizm, alçı imalatı ve çimento imalatı gibi farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. Fernas, petrol sondajı ile bilinen Batman'da kuruldu. Fernas'ın sahibi ve eski AKP milletvekili Nezir Nazıroğlu'nun kuzeni Muzaffer Nasıroğlu Mavi Hat Operasyonu sanıklarındandı. Muzaffer Nasıroğlu 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı ancak cezası 2013'te Yargıtay tarafından bozuldu. Muzaffer Nasıroğlu aynı zamanda Beyaz Enerji Operasyonu'ndan yolsuzluk ve rüşvet alıp vermekten suçlu bulunmuş, 15 Şubat-7 Mayıs 2005 arası hapis yatmıştı.
Sonuç olarak, projenin fizibilitesi ve kamu finansmanı kullanılması hakkında birçok soru işareti ortaya çıkıyor. Avrupa merkezli kalkınma bankaları boru hattı anlaşmalarını fonlamak için milyarca dolarlık bütçe ayırmış durumda. Şubat ayında maliyetinin 8,5 milyar dolar olarak hesaplandığı TANAP projesinin 2 milyar 150 milyon dolarlık dış finansmanının garantilendiği açıklandı. Proje için, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile Avrupa Yatırım Bankası'ndan yaklaşık 1,5 milyar dolarlık finansmanın onaylanması bekleniyor. TANAP'a, Dünya Bankası Grubu'nun üyesi olan Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası'ndan toplam 800 milyon dolar finansman anlaşması imzalandı.
Bankwatch, raporunda haklı olarak şu soruları soruyor:
- AB, Güney Gaz Koridoru projesini gözde proje haline getirdi, finansmanı için yüklü miktarlarda para ayırdı. Bu projenin başarılı olacağı konusunda temin edebilir mi?
- Aralarından bazılarının geçmişte birçok defa yolsuzluk ve organize suçlarla ilişki kurmakla suçlanmış olan bu şirketler projeyi gerçekleştirebilir mi?
- Avrupa Komisyonu tarafından Ortak Çıkar Projesi olarak ele alınan proje, hızlandırılmış ruhsat ve finansmandan faydalanıyor. Bu raporda sunulan şirketlerin sicillerine bakıldığında bu öncelikleri sağlamak akıllıca mı?
- AB bankaları hiçbir kör nokta kalmaksızın itinalı değerlendirme yapılması konusunda emin olabiliyorlar mı?
- Son soruyu da ben sorayım:
- Türkiye'nin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi kararıyla yeniden denetim sürecine döndürülmesi kararının çıktığı bir dönemde bu projeye milyarlar dökmek ne derece akılcı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022