Süleyman Seyfi Öğün
Ortadoğu giderek daha fazla kördüğüm hâline geliyor. İşin şaşırtıcı tarafı, bu kördüğüme, onunla pek de uyuşumlu olmayan bir beklentinin eşlik ediyor olmasıdır. Çok sayıda insanın beklentisi birgün bu kaosun sona ereceği doğrultusunda. Evvelâ bu düşünceyi zihnimizden silmek zorundayız. Bu da ancak Ortadoğu’yu küresel bir değerlendirmeye uygun görmeyi gerektiriyor.
Hesap hayli açık: Sermâye ile devlet ve ulusal yapılar arasındaki uçurum alabildiğine büyümüş durumda. Artık palyatif siyâsetlerle kapatılacak durumda değil. Önce bunu bir gözden geçirelim. II. Genel Savaş sonrasında bu üçlü arasında sağlanmış olan denge 1970’lerden başlayarak aşama aşama bozuldu. Dolar temelli sermâye insafsızca büyüdü. İşlemleri yerleşik kurumsal yapıları aştı. On seneler boyu ne ulus, ne de devlet, sermâyenin bu taşkınlıklarına direnemedi. Sınır tanımaz sermâye “büyüdü”; buna mukâbil, devletler küçüldü uluslar parçalanmaya zorlandı. Küreselleşme kavramı ve ideolojisi sermâyenin sınır tanımazlığını mutlaklaştıran ve âdeta bir kader gibi insanlığa empoze eden bir işlev gördü. Devleti dinozorlaştıran ekonomizm, teknolojizm; ulusu ise tartışmalı hâle getiren her türlü kültüralizm aşındırıcı etkileriyle tezâhür etti. Bu tezler çok da yanlış değildi. Gerek devlet, gerek ulus elbette târihsel olarak sorunluydu; ama onları sözüm ona ikâme ettiği varsayılan ve parlatılan yeni değerlerin insanlığa ödeteceği bedellerin ne kadar ağır olabileceği çok tartışmalıydı. Artık anlıyoruz ki, bu değerlerin de bir manâsı kalmadı. Son krizlerin ardından şâhit olduğumuz evrede devlet ve ulusal yapılar yeniden direnç kazanıyor ve sermâye ile ağır bir savaşa giriyor. Bu savaşın henüz başındayız. Kimin gâlip geleceğini yaşayan görecektir. Ama bu savaşın insanlığa büyük bir bedel ödeteceği artık çok berrak bir şekilde izlenebiliyor.
Sermâye ile devlet-ulus ikilisinin arasındaki savaşın hangi evresinde olduğumuz dikkâte değer bir diğer husustur. Üç kombinezona bakalım. İlk olarak 1989 , yâni Duvar’ın yıkılması ile 1991’de Irak’ın Kuveyt işgâli ve ardından yaşananlar arasında çok az bir zaman farkı var. Kombinasyonu başka türlü de kurabiliriz: 1979 İran Devrimi ile İran-Irak Savaşının başlaması arasındaki kronolojik yakınlık yeteri kadar düşündürücü değil mi? Üçüncü olarak Afganistan’ın önce Sovyetler Birliği; ardından da sözüm ona kurtarılmak üzere ABD tarafından işgâli bütün bunlarla tuhaf bir şekilde eşlenmiyor mu? Hâsılı 1979 İran Devrimi ile 11 Eylül 2001 arasında salınan bir târihi yaşıyoruz. Bu aşağı yukarı 20 senelik bir târih ve bugünü anlamak için gerekli ipuçlarını veriyor.
Pekiyi bu olgusal-kronolojik dizin ile yukarıda sözünü ettiğimiz krizi nasıl ilişkilendirebiliriz? Artık dünyâya hovardaca savrulan dolarların çevrimi çok zorlu bir evreye girdi. Devlet yapıları ağır borçlanmalar yaşıyor. Sanal karşılıkları olan -yâni olmayan- reel ekonomiler dönmekte zorlanıyor. İşsizlik ise alabildiğine ağırlaşıyor. Dünyâdaki disiplinsiz parasal varlıkların ve dağılmış üretim ağlarının yeniden bir düzene sokulması adına devlet yeniden devreye girmiş durumda. Devletin geri dönüşü, elbette çok tatsız bir süreç. Ama realite bu. Üretimi ve parayı çekmenin; yeniden merkezî bir disipline sokmanın en esaslı yolu ise savaştırmaktan başka bir şey değil. 1979-2001 arasındaki süreç bu alanların yeniden tanımlanmasıyla âlâkalı gözüküyor. En elverişli alanların, devletsiz veyâ az devletli alanlar olduğu âşikâr. Nitekim yırtılmalar da buralardan başladı. Bunun için en kırılgan alanlar Afganistan, Irak, Sûriye ve nihâyet Körfez seçildi. Körfez’in dâhil edilmesiyle birlikte bu bahsin kapandığını düşünüyorum. Artık bir sonraki etaba yakınlaşıyoruz. Bunun Türkiye ve İran’ı içine alan bir başka boyut olduğunu düşünüyorum. Yâni alevler bize iyiden iyiye yakınlaştı. Ama, Türkiye ve İran’ın kolay lokmalar olmadığı da ortada.
Putin Rusya’sı bu senaryoları çok erken gördü. Onun için Sûriye’ye dâhil oldu. Çin ise bu sürece önünde sonunda katılacak gözüküyor. Risk şurada: majör aktörler süreci birilerini “savaştırarak” ve “savaştırdıklarının yanında savaşarak” yürütmeyi sonuna kadar deneyecekler. Ama süreç bizzât majör aktörler için de çok tehlikeli. Ne kadar kontrol edilebilir? Bilmiyorum. Ama, eşiğinde bulunduğumuz ve merkezinde Türkiye ve İran’ın yer aldığı yeni dalgada atılan düğümlerle; tablo daha karanlık hâle gelebilecek; süreci yönetmek isteyenleri de sürece dâhil edebilecektir. Eğer öyle olursa şaşırmayalım…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019