Yüksel TAŞKIN
İktidar partisinin ileri gelenleri ve gözü kara yandaşlarının uzun zamandır adalet ölçülerini yitirdiklerini görüyoruz. Alevilere ait bir ibadethanenin bahçesine polis ateş açıyor ve Alevi bir yurttaş öldürülüyor. Başbakan aylarca, Gezicilerin bir caminin içerisinde bira içerek saygısızlık yaptıkları propagandasını kullandı. Bunun yalan olduğu anlaşıldığı hâlde geri adım atmadı.
Alevilerin ibadethanelerinde yapılan daha hafif bir saygısızlık mıydı? Buna neden aynı şekilde tepki gösterilmiyor? Bir ibadethaneye ve insan hayatına yapılan saldırıyı eleştirebilmek için adalet duygunuzu yitirmemiş olmanız gerekiyor. Adaleti, sizin çıkarınıza olan, hep size tanınması gereken bir hak olarak algılarsanız, sadece size yapılan haksızlığı görürsünüz.
Dindarlar ve laikler arasında yaşam tarzı üzerinden ortaya çıkan gerilimler, seçim kazanmak adına istismar edilmeye devam ediliyor. CHP, bu konuda yumuşama emareleri gösterir, laik kesimler geçmişteki bazı abartılı pratikleri sorgulama yoluna giderlerken, AKP’nin bu yarayı kaşımayı seçmesi, kısa vadeli seçim başarıları adına toplumsal barışı nasıl riske atabileceğini göstermiştir.
Bugünün Türkiye’sinde en açık biçimde yaşam tarzı istismarı yapan parti AKP’dir. AKP lideri, sürekli olarak, Alevilerin de içerisinde olduğu, yaklaşık yüzde 30’luk bir ağırlığa sahip modern hayat tarzı kümesini hedef seçiyor, onları incitiyor.
Erdoğan, özellikle Gezi gençliğini aklından çıkaramıyor. Yakın zamanda bu gençleri hedefleyen, “Bunlar lüks cafelerde otururlar, ellerinde akıllı telefonlarla tweet atarlar... Emin olun twitterda gündeme girmedikçe bir şey yazmazlar. Bunlar bir fakirin evine ayakkabılarını çıkarıp girmezler. Sofralarına diz kırıp oturmazlar. O dünyayı asla umursamazlar” sözleri, ruh hâlini ele veriyor.
Başbakan, farklı hayat tarzına sahip bir kümeyi bilinçli olarak ötekileştiriyor. Bu ötekileştirdiği kesimden bazıları da aynı nefret dilini kullanarak cevap veriyorlar ve tuzağa düşmüş oluyorlar. Seçim kazanma odaklı bu istismar siyasetinin sonucu, büyük kentlerde yaşam tarzı ve sınıfsallık üzerine kurulan bir gettolaşmanın derinleşmesidir. Maalesef bu sürecin açık kurbanları da, Türkiye ortalamasına göre daha yoksul bir konumda bulunan Alevilerdir.
AKP hükümeti, başından itibaren Alevilere meşru olmayan unsurlar olarak yaklaştı. Bu anlamda Osmanlı- Cumhuriyet dönemine damgasını vuran politikaları daha da derinleştirerek devam ettirdi. Hükümet, Alevilerin bazı temsilcilerinin de katılımıyla toplam yedi çalıştay düzenledi ama bunlardan hiçbir somut politika oluşturmadı. Alevilerin talepleri, AKP içerisindeki derin Sünni dirence çarptı.
Bir bütün olarak Aleviler ve özellikle gençler, AKP döneminde büyük bir yabancılaşma ve tedirginlik yaşadılar. Mevcut rejimin kendilerini meşru görmediği algısına, devlet kadrolarının kendilerine bilinçli olarak kapatıldığı inancı da eklendi. Hükümetin mezhepçi zihniyeti, Alevi gençliğini patlamaya hazır bir bomba hâline getirdi.
Üstelik Aleviler rencide edilmeye devam ediliyor. Geliyorum diyen yangına, gönüllere su serperek kim dur diyecek? Berkin Elvan’ın annesini bir mitingde yuhalatan, “Her ölenin hatırası için tören mi yapılacak. Öldü geçti!” diyebilen bir başbakanın bunu yapmayacağı anlaşılıyor.
Nefret etmeden muhalefet etmeyi öğrenebilirsek, bu kutuplaşma tuzağına düşmemeyi başarabiliriz. Kendi mahallemize çekilmeyi reddedelim. Israrla “diğer mahallelere” de el uzatalım. Her mahallede adalete inananların olduğuna dair inancımızı koruyalım.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017